Şu sıralar aklımda olan tek şey Tanrı’nın dünyadan başka bir dünyaya transfer kapısını açtığı yönünde.

İnanın ki yazacak onca şeyin arasında başka bir şey yazmaya elim varmadı.

Bunun da ötesinde genç isanların ölümünden başka hiçbirşey daha önemli gelmiyor bana.

17 yaşındaki Arın Güvenir’i de kaybettik;

O da motor kazası kurbanı, bir gece öncesi başka bir trafik kazasında bir ölüm daha vardı.

Nereye varacak bu ölümlerin sonu derken az sonra okuyacaklarınızı genç yaşta hayatlarını kaybeden Zeka ve Arın’ı dışarda tutarak yazıyorum.

NASIL KAZA YAPIYOR VE ÖLÜYORUZ?

Cumartesi gecesi arkadaşalarımla Girneden Lefkoşa geliyorum, gece saat 00:00’ı geçmiş; bir zamanların ölüm kavşağı olarak bilinen Ciklos virajını yeni geçtik, yokuş tırmanıyoruz ve sağ şeritteyim, sol şeritten bir araç yanıma hızla yanaştı ve yine sol şeritte gitmek olan aracla benim aramdan geçmeye çalıştı ikimizi.

Korna çalarak uyarmamıza rağmen tehlikeli geçişini yaptı.

Tahmini 100-120 km arasındaydı.

Oldukça söylendik arkasından ve kızdık.

Boğazda bulunan radarları geçtik ve Lefkoşa’ya gitmeye devam ederken Lefkoşa’dan Girne’ye doğru gelmekte olan ve yarış yapan iki motorlunun geçişini gördük.

O kadar bir hızlıydılar ki anlatamam.

2 dk’ka geçmedi ilerlediğimiz şeritin sağından beyaz bir taksi ile başka bir salon aracın yanımızdan son sürat geçmesine şahit olduk ki ap açık yarışıyorlardı.

Arabamız sallandı.

En nihayet Gönyeli çemberine yaklaşmıştık ki Cip marka bir araç yine oldukça süratli bir şekilde yanımızdan geçip gitti.

Süratli kelimesini teşbihte hata olmaz “160-200km” olarak değerlendiriyorum.

BAKINIZ 10 dakikalık yolculuğumuzda Dört  tane tehlike atlattık ve yarışan motorsiklet sürücüleri ve araç sahiplerine tanık olduk. 

Şimdi yarış yapan motorlar ve arabalar kaza yapsa ve ölseler kimin suçudur bu?

Peki ya kendileri ölürken başkalarını da öldürseler;  masum halde yolda gidenlerin ne suçu var?

Hadi biri bana bunu izah etsin.

Gazetelerde günlerdir haberleri çıkıyor kazalar sonucu gerçekleşen ölümlerin.

Kıyasıya hızlı motor ve araç kullanan  bu insanlar hiç mi gazete okumuyorlar, yoksa sıranın onlara geleceğini hiç düşünmüyorlar mı?

Her Dört olayda kaza meydana gelseydi ortama Pazar sabahı uyandığımızda 10-12 ölüm haberi okuyacaktık.

Peki bu saydığım insanların uzun yıllar yaşama şansı var mı?

Tabii ki hayır.

Peki biz ya da sevdiklerimiz bu terbiyesiz insanlar yüzünden ölmeyi hak ediyorlar mı?

Tabii ki hayır.

DEVLET KORKUSU YOK!

Eskiden ülkenin belli yerlerinde sıkça polis kontrolleri yapılırdı.

Artık bu kontroller yok.

Belli yerlerde radar var ancak sürücüler oraya gelince yavaşlayıp tekrar süratleniyor.

Dünyanın pek çok yerinde gizli radarlar konulur kameraları ve uçak niyetine motor ve araba süren sürücülerin bir bir ehliyetlerini toplar.

Kazaların engellenememesinin bir nedeni insanımızın umursuzluğu olduğu kadar Devletin kendini hissettirmemesidir.

Polis Devleti olalaım diyen yok ama kurallar biraz çalıştırılmalı ya da revize etmeli.

İnsanın içine ehliyetim alınabilir korkusu biraz yerleşmeli.

Yoksa kaza yapıp ölüp, öldürdükten sonra hapse atmışlar, toprağın altına koymuşlar kaç para.

Yazık hem de çok yazık..


DP KENAR KENAR AKP’YE YAKLAŞIYOR

Daha önce de yazmıştım, DP ile AKP arasındaki buzlar; Türkiye Başbakanı Erdoğan’ın Baba Denktaş’ı Ankara da ziyareti esnasında ve Serdar Denktaş’a “görüşelim” telkinin ardından erimeye başladı.

Demokrat Parti’nin bir zamanlar  siyaseten hoş bulmadığı AKP şimdilerde biraz cici görünüyor.

DP Genel Sekreteri Bengü Şonya’nın dün basına yaptığı “Erdoğan’a karşı bazı eylemcilerin kullandığı sözler rencide edicidir” yorumu kamuoyunda “DP Ankara’ya  yakınlaşıyor” yorumlarına neden oldu.

Sn Bengü Şonya’nın şu sıralar Türkiye’de oluşu acaba bazı görüşmelere mi dalalet yoksa?

CTP EN NİHAYET AÇIKLAMALARA BAŞLADI

Cuma günkü yazımda “Ana Muhalefet Neden Sessiz?” diye sorgulamış ve kamuoyunda CTP’ye yönelik hayal kırıklıkları olduğunu belirtmiştim.

Cumartesi gününden beridir CTP Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu bazı açıklamalar yapıyor ve Sn Erdoğan’ı eleştriyor.

Hatta bugün yaşanan arbedeleri kınamak ve protesto etmek amacıyla Polis Genel Müdürlüğü önünde eylem yapacak.

Hafta sonu bazı CTP Milletvekilleri beni aradı ve uzun uzun konuştuk.

Yazdıklarımda bana hem fikir olduğumu, daha birlik şeklinde hareket edilirse bu sıkıntıların aşılabileceğini söylediler.

Daha çok şeylerde söylediler de şimdilik bende kalsın..


Merhum Zeka’nın yakın arkadaşlarından Mustafa Varol’un ricası üzerine kendi yazdığı okur mektubunu yayınlıyorum

ZEKANIN RUHUNA VE BAŞARILARINA SAYGI

Zeka sportmen kişiliğinin yanında bu milletin yetiştirmiş olduğu devletirin ve bayrağını tüm dünyada en iyi şekilde temsil etmiş ahlaklı, kişiliği sağlam bir gençti.

Zeka'nın hiçbir konuda kendisini ıspatlamayaveya kabul ettirmeye ihtiyacı yoktu. Zeka tüm bunları başarmış başarılı bir insandı bu nedenden dolayı Zeka'nın ruhunu gereksiz şeylerle rahatsız etmesin hiç kimse.

Konuşacak olan ağzıyla değil aklıyla konuşsun lütfen.

Bu gencin nasıl vefat ettiğini değil bu ülke için hangi başarılara imza attığını konuşsun

Mustafa Varol

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31