Hep yazdık söyledik.

İki şeyin varsa, birini vermek yarısını vermek demektir, dedik.

Üç şeyin varsa da üçün birini vermektir.

Sayı arttıkça birini vermek kolaylaşır.

Kıbrıs…

Nereden bakarsan bak, ada…

Dön, dolaş yine aynı noktaya gelirsin.

Yüksek bir tepeye çıksan, diğer tarafları gözlersin.

Yoktur kaçacağın bir yer.

Diyelim korsanlar geldiler…

Sen de Buffavento Kalesi’nden onları gördün.

Kaç kaçabilirsen.

Onlar da, çıkarlar Kantara’ya…

Bakarlar ki sen Mesarya’dasın.

Düşerler peşine.

Bulurlar seni

Yakalarlar.

Keserler.

Nereye kaçabilirsin ki?

Kıta veya büyük toprak parçalarındaysan ve bir yerlerden gelen tehlikeyi görürsen kolay…

Ülkenin diğer ucuna kaçarsın.

Düşman kovalarsa biraz daha kaçarsın.

Kaçacak yer çok.

Ancak Kıbrıs’ta gidecek yerimiz yok.

Ki yüzyıllardır her gelene “ağam, paşam ” dedik.

Sonra istemeyerek vergi ödedik.

O da aldı vergiyi götürdü.

Daha sonra yine gelene “ağam, paşam” dedik.

Bu sefer biat ettik.

Hala ederiz…

Yerimiz küçük.

Eskiden, çok da eskiden değil.

İngiliz döneminde…

Karşı çıkanların gidecekleri Todos dağları vardı.

Mağaralar yaşam alanlarıydı.

Birini Aynikola’ya giderken göstermişlerdi.

“İşte burası” demişlerdi…

Adamlar orada yıllarca saklanmışlar.

Kimse bulamamış onları.

Vur kaçlarla İngilizleri bezdirmişlerdi…

Ki Köylü ihbar edince yakalanmışlar.

Başka da gidecek yer yoktu.

Unutmadan bir de Akama bölgesi var sığınabileceğimiz…

Gerisi düz ova…

Biz, yani ülkemizin yarısına tıkılanlar ne yazık sipsivri duran sıradağlara yaslandık.

Arkamız deniz, önümüz ova…

Hani sıcaktan bunalsak, bir tepecik arasak, eh idare edecek kadar yüksek…

Şimdi…

Korsanlar gelseler.

Biz de onları görsek, ne yaparız?

Trodos’a kaçamayız kapıda Türk askerleri bekler.

Denize kaçamayız boğuluruz…

Kısaca gidecek yerimiz sadece tepelikler.

O da yetersiz.

Ki korsanlar tepelerimizi eşeliyorlar.

Bu hızla oymaya devam ederlerse, yakında bitirecekler.

 Ne demiştik?

İki şeyin var, birini verirsen, gitti yüzde elli…

Üç şeyin varsa, gitti üçün biri…

Bizde yani tıkıldığımız kuzeyde tek dağ var.

Başka da yok.

Trabzonluyu yaptılar bakan.

Hem de çevremize bakacak bakan.

Dedi ki, “Türkiye’de çok yer var”…

Üstelik insanlar görmesinler diye taşocakları yerleşim yerlerine uzaktaymış.

Ancak buradakiler her gün görüp tepki gösteriyorlarmış.

Of…

Sıkıldım.

Ne onlar anlıyor, ne bizimdekiler.

Ki dağ biterse Trabzonlunun dağları çok, ülkesine dönecek…

Biz ise kalacağız düz ovada…

Bunu hiç düşünmezler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31