Geçen akşam CTP Parti Meclisi toplanıp, 23.Kurultay’da alınacak kurultay kararları ve uygulanacak seçim sistemi hakkında, tüzüğe uygun bazı kararlar aldı. Dünkü gazetelerden birinde, parti meclisinde, benim adaylıktan Ömer Kalyoncu lehine çekildiğim veya çekilmek istediğimle ilgili bir yazı çıktı. Oysa PM’de böyle bir şeyin, konusu bile geçmedi…

Söz konusu tevatırın sebebi, benim diğer aday arkadaşlar aleyhine, bugün oldu hiçbir şey söylememek bir yana, parti liderliği ile ilgili görüşlerimi de çekinmeden dile getirmiş olmam, herhalde… 4-5 adayın yarışacağı bir seçimde, iki turlu da olsa, küçük bir fark ve delegenin azınlığı ile kazanılabilecek bir başkanlığın, partinin liderlik sorununun sürmesine neden olacağını, değişik yerlerde söyledim! Kim kazanırsa kazansın, bu beş adaydan hiçbirinin, diğer dördünü dışlamak gibi bir lüksü olamayacağına ve partinin önünün açmak üzere birlikte çalışılacağına göre, partiye genel başkan adayı olacak kadar partiyi kucaklamak iddiasında bulunan bu beş insan, acaba seçilecek olanın, rahat bir çoğunluğu arkasına alıp, bir liderlik krizi ile boğuşmamasını, sağlayabilir miydi? İşin doğrusu, bunu da bilmek istiyordum.

Naçizane, ortaya proje koymuş tek aday olarak, önemli olan ilkeler miydi? Kişiler mi? Bunu da kendime sordum bütün bu süreçte… Aday arkadaşlarımla, partinin önünün rahatça açılması bakımından, böyle bir fikir jimnastiğine girmenin bir yararı var mı diye de kendi kendime sorduğumu, pek çok insan biliyor. Son ana kadar, bu iddia ve arayışı sürdürme niyetinde olduğumu da…

Ne var ki sonuçta, dün basının soru bombardımanına uğradım… Sorulan sorulara verilen cevaplar da elbette ki her soru sahibinin, kendi yorumuna uğramak gibi bir özellik taşıyor. Bu bakımdan, çekildiğimden, Cuma akşamüstü çekileceğime kadar, bir dizi haberin muhatabı oldum.

Bunları kamuoyu önünde yazmak istemezdim ama partinin yararına dönük bu gayretimin, suistimal edildiği endişem, dün doruğa çıktı, ne yazık ki! Dün bazı gazetelere ve köşe yazarlarına, CTP’nin önünün açılması ile ilgili “Somut Adımlar Programı”mı gönderdim. İsteyen değerlendirir… Bizimki gibi partileri yönetmek, sanıldığı kadar kolay değildir. Bisiklet sürmeye benzer… Durduğunuz anda düşersiniz… Çünkü, dünya ve hayat, durmuyor… BU gibi partilerde “yenilenme” kronolojiye göre değil, düşünceye göre yapılır. Düşünce de sistematik olarak, yazılıp ortaya konulmalıdır. Neyi değiştireceksin? Niçin değiştireceksin? Nasıl değiştireceksin? Sorularının somut yanıtını vermeden, sol bir partide aday olmanın mantığı yoktur! Halep ordaysa, arşın da buradadır…

Ne yazık ki yukarıdaki düşünceler ve tavır doğrultusunda, aday olacağımı açıkladığım günden beri, hakkımda “o çekilecek, boş verin” söylemini, bir propaganda unsuru olarak seçenler var… Bu bir tür psikolojik savaş herhalde! Dün sabahtan itibaren, basının sorularına yanıt verirken, gene düşünce aktarmaya çalıştım ancak, akşamüzeri bir de baktım ki düşüncelerim değil, Cuma akşamüzeri çekilip çekilmeyeceğim konuşuluyor. Düşünceler haber değil demek ki! Mesele, sansasyon…

Bu çerçevede, zaten iki gün kaldı ama kendi kalemimden ilan edeyim ki CTP-BG’nin 23. Kurultayı’nda, Genel Başkan adayıyım… Beş değil de dört aday olsa ne değişecek?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31