Her gün basından takip ediyoruz.

“Kili kilo uyuşturucu.”

“İç çamaşırına binlerce hap sığdırmış”.

“Ben içiciyim. Satıcı değil.”

“15 gün cezaevinde kalacak.”

“320 gram eroine 3 yıl hapis.”

“Uyuşturucu operasyonu giderek büyüyor.”

“Suçlarda patlama.”

“14 yaşında Bonzai’ye bulaştı.”

“1 kilo Hint kenevirine 4 yıl hapis.”

“Bonzai güneyden.”

“Çocuklar yakalanırken, asıl babalar dışarıda geziyor”

Evet. Çocuklar yakalanıyor. Yakalanıyor da yakalandığınca kalıyor.

Esas yakalanması gerekenlerden haber yok.

En kötüsü nedir?

En kötüsü, çocuklarımızı koruyamamak.

Tam hız gidiyoruz. Gidiyoruz da nereye gidiyoruz?

Günler, haftalar, yıllar geçiyor. Geçiyor da biz ayak uydurabiliyor muyuz? Bu ülkede yaşayan insanların korkuları var.

Elbette bu korkuları besleyen gerekçeleri de var. Her alanda hızla artan bir kirlenme yaşanıyor. Siyaseti bir köşeye bıraktım.

Zaten hayatı sırf siyasetten öte görenlerden değilim.

Hükümet, Bakanlık, Kabine benim önceliklerim arasında değil.

Altı yaşında bir çocuğun sigaradan bahsetmesi benim için daha önemli. Evet, altı yaşında bir çocuk. İlkokul birinci sınıf. Oğlum.

Okul çıkışı ve istikamet Alayköy.

Biten günün ardından bir yerlere yetişmenin telaşını yaşayan insanlarla paylaşılan trafik çilesi içinde, altı yaşındaki oğlumun dudaklarından şu cümle döküldü.

Baba, sigara zararlı mı? Bizim okulda büyük çocuklar tuvaletlere giderek gerçek sigara içiyorlar”. Bunu genellemek istemem ama sigara içme yaşı ilkokullara kadar indi mi? Diye sorgulamadan da geçemiyorum. Günlük konulara takılarak aslında geleceğimizi kaybediyoruz.

Geçtiğimiz Pazar günü STAR KIBRIS önemli bir habere yer verdi.

Haberi yapan Suna Erden.

Hemen her gün basında yer alan uyuşturucu ve bu konu ile ilgili tutuklanan, gözaltına alınan insanların hikâyeleri. 14 yaşında bir çocuk.

Uyuşturucu madde kullandığı için gözaltına alınmış. İlk söylediği şu “Çevremdeki herkes içiyor. Aralarında 12 yaşında olan da var”. Durum vahim.

Hem de çok vahim. “Arkadaşlarım içtiği için ben de merak ettim. Çevremdeki birçok arkadaşım bu maddeyi içiyor”. Bu madde denerek anlatılmak istenen “Bonzai”.

Bu noktada sorgulanması gereken konu bu çocuklar nasıl olurda bu uyuşturucu maddelere bu kadar kolay ulaşır. Nerden, kimden, nasıl satın alıyorlar?

Bu çocukları gözaltına alıp, deşifre etmekle, günlerce gündem yapmakla bu iş çözülecek mi?

Tabi ki hayır.

Bunlarla sadece bir yere kadar gidilebilir.

Konu ile ilgili olarak konuştuğum bir polis memuru bu tür uyuşturucuların güney Kıbrıs’ta rahat bir şekilde satıldığını ve elde edilmesinin de zor olmadığını anlatmıştı.

Sınır kapılarımızın güvenliğini de tartışmaya gerek yok.

Ama sonuca bakalım.

Uyuşturucu kullanma yaşı tahminimizden daha aşağılarda.

Ortaokul seviyesinde.

Bu çocukları maddi kazanç için kullananların, onların yerine gözaltına alındığını ne zaman göreceğiz?

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31