Denktaş: “Ülke turizmini pazarlamada en büyük sorun çevre kirliliği” dedi ya…

Bir koşu dışarı çıktım…

Çevreye bakmalıydım.

Çevre dediğin çember gibi bir şey olmalı.

Yuvarlak.

Çepeçevre var bir de.

Hem önden, hem arkadan olanları kapsar.

Yanları da saymalı.

Çevre başka anlamlar da taşır.

Mesela torpilin var mı diye sorarlar.

Çevrendir bir bakıma torpili ayarlayan.

Çevren varsa hükümetteki işi tamamdır, meselesi…

Eskiden biz torpili bilmiyorduk.

Torpil dediğin bomba gibi bir şeydi…

Pazarlık da yoktu bu memlekete.

Bakkala git, Yağcıoğlu Helva’sından al, fiyatını, öderken öğren.

İçinde kuşku olmadan çık, git.

Kazık diye bir kelimeyi de bilmezdik.

Kazık atmak neydi, kazık atana ne derlerdi, haberimiz yoktu.

Saflık derecesinde, insanlar, birbirlerine güvenmesini öğrenmişlerdi.

Ki 1974 sonrasında bu saflıktan çıkana kadar az kazık yememiştik.

Az oyuna getirilmemiştik.

Denktaş’ın değindiği çevre kirliliği ciddi bir olay...

Çıkıyorsun mesela evin çevresine.

Bakıyorsun, çöpler yığılmış.

Belediye o gün biraz geç gelse…

Sonra çevre diye biraz çevrede tura çıkarsın.

Denize direk akan lağımları görürsün.

Dağlardaki yanık alanları, sobada ısınmak için kesilmekten kelleşmiş bölgeleri.

Çevredir o da.

Ve o bölgelerin içine kirlilik girdi mi, oluyor size çevre kirliliği…

Ancak turizmi geliştirmek için çevre kirliliğinden başlasak başaracak mıyız diye düşününce ortaya başka şeyler çıkıyor.

Örneğin.

Turistsiniz.

Gezmeye gideceksiniz…

Hangimiz askeri yasak bölgesi bol olan yerleri tercih ederiz?

Turist değdin fotoğraf çekmeli.

Tut ki birkaç ağaç gördü.

Ağaçlık bölgede bir fotoğraf çekti.

Yüzde sekseni askeri yasak ülkede, askeri yasak bölgede fotoğraf çektiniz diye içer tıkılma ihtimaliniz, yüzde seksendir.

Unutmadan…

Çevre kirliliğine gelmeden önce ülkeye gelmek önemli…

Tek kapısı olan bu adanın bir bölgesine kim bir sürü zahmete katlanıp gelsin?

Ve ne için?

Denktaş konuşmasında havaalanında girişte görülen bölgeyi, yıllarca tozu alınmamış kapalı odaya benzettiyse…

Her halde diline, “kapatılmış mandıra” gelmiştir de babasını düşünerek söyleyememiş olabilir.

Denktaş: “Ülke turizmini pazarlamada en büyük sorun çevre kirliliği” dedi ya…

Bir koşu dışarı çıktım…

Kirlilik oradaydı ama artık bize ait çevremiz yoktu…

Gitmiş…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31