Annenizin anneler gününü kutlarken, ona olan sevginizin tek başına yetmediğini ne zaman anlayacaksınız? Üretime katkı koyan ve emeği değer gören birisi olarak, en önemlisi bir mal gibi algılanmadan, sarılıp sarmalanıp, kılığına kıyafetine sözlerine düşüncelerine müdahale edilip yargılanan, aşağılanan ve değersizleştirilen bir birey olarak, ona neler yaptığınızı hiç düşündünüz mü?

***

Annelik: Biz kadınları tanımlamanın en geleneksel ve en tehlikeli biçimi…

En tehlikeli dedim, çünkü aslında annelik tanımı üzerinden dışlanan ve yok sayılan onlarca kadına uygulanan ekstra ayrımcılıkların itirafının başladığı nokta da tam burası.

Bir bakarsınız anne olduğunuz için kutsalsınızdır; ama bir de bakarsınız ki aynı siz, sırf anne olduğunuz için pek çok şeyden de men edilmişsiniz…

Bu yaman çelişki sayesinde; aynı anda anne olduğunuz için sizi göklere çıkaranlar, başka bir konuda fikrinizin, varlığınızın hatta emeğinizin sıfırla çarpılmasını rahatlıkla sağlayabiliyorlar.

Mesela, anne olduğunuz için kutsal olduğunuzu ilan edip anneler günü için üzerinizden para kazanmayı görev bilen aynı patronlar; sırf annesiniz diye sizi işe alırken iki defa düşünüyor. O kutsal addedilmiş annelik görevinizin, onun sömürü ve kâr anlayışına ters düşmesinden dolayı size uygulanan ayrımcılığı ayyuka çıkarıyor ama kutsal anne olduğunuzu defalarca size vurgulayanlar hep beraber buna seyirci kalmakla yetinmeyip bir de onay veriyorlar…

Sırf annesiniz diye hayattan koparılmak ve yaşamlarımızda eşit bireyler olarak yaşamanız engelleniyor. Ve ne gariptir ki bu engelleme esnasında kızacak olursanız, kutsallık atanmış göreviniz, yani anneliğiniz ile açıklanıyor bu durum.
Yani sizi,  kendi duygularımızla can evinizden vuruyorlar.

O kadar alıştık ki bu buna yadırgamıyoruz bile…

***

Anneler günü diye kutladığınız o çok özel günde, dönüp kendinize bakmak yerine, yine alacağınız tebrikler, çiçekler ve hediyeler uğruna; o mükemmel besleyen, seven, bakım yapan anne görevlerinizi üzerlerinize giyinip, en güzel yemekleri de pişirip beklemeye devam ettiniz. Ve hiç sorgulamadınız:

Peki ya annelerin, sadece kadın oldukları için uzak tutuldukları alanlara, insan oldukları hatırlanarak geri girmeleri için ne yapıldı? Ayyuka çıkmış kadına yapılan ayrımcılıkların ortadan kalkması için ne yapıldı? Ne yapıldı o kutsal anneler olarak çocuklarınızı daha güzel bir geleceğe, daha mutlu ve sağlıklı bir şekilde hazırlayabilmeniz için hayatınızı zorlaştırmak ve sizi bizi, hepimizi dışlamak, aşağılamaz, ezmekten başka?

Koskoca bir hiç!

Kıbrıs’ın Kuzey’i de anneler ve çocukları için, hem de özellikle anneler ve kız çocukları için hiç güvenilir bir yer değil. O halde:

Bu tehditkâr dünyada yaşamak zorunda olan kadınlar için ve onların çocukları için bu yıl ne yaptığınızı sorguladınız mı hiç? 
Yurdumuzun bu ayrımcı, bu tehdit eden ve bu cinsiyetçi benciliğin içerisinde düştüğü durumdan sıyrılabilmesi için ne yapmak gerektirdiğini en azından araştırdınız mı?

Anneler gününde yılın annesini seçme yarışına girmek yerine, 2013 yılını anne yılı ilan edip, en azından kadınlara yönelik ayrımcılığın ortadan kaldırılması için çalışmaların doğrudan başlanacağını ve 2013 bitmeden bu çalışmaların eksiksiz tamamlanacağını niye ilan edemiyorsunuz?

***

Eskiden de anneler sokaklarda yürüyemezlerdi. Şimdi artık hiç yürüyemiyorlar!

Ne mümkün yürümek: Kaldırımımız mı var? Aydınlık sokaklarımız mı var? Güvenli yollarımız mı var? Taciz edilmeden yürüyebileceğimizi taahhüt ettiğiniz alanlarımız mı var?

Bu zihniyet sürdükçe

Bu geri kafalı,

İşe yaramaz;

Geleneksel;

Bir günlüğüne bir sürü martavalların atıldığı, ertesi güne tümünün unutulduğu zihniyet sürdükçe ve bizler de buna alet oldukça, iddia ediyorum anneler günü bir riyadan ibarettir.

Kadını, anneyi mutfağa hapseden, anne olduğu için senede bir gün kutsal sayıp, ertesi gün bırakınız kutsalı, değersiz ve işe yaramaz, düşüncesi dinlenmeye bile değmez, emeği değersiz bir varlık olarak muhatap olmak hangi dürüstlük ve içtenlikte var?

İşte tüm bu nedenlerden dolayı, ne annemin, ne kendimin, ne en yakınlarımın, ne de evladımın anneler günü kutlu değil.
Göz boyanmış günler ile dayatılmış düşünceler ile kadınlığımın ve anneliğimin üzerine söz söylemeye hatta ne de kutlamaya hiç kimsenin hakkı yoktur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31