Ciğerle başladılar, sıcak süt ve yoğurtla kıvama geldiler...

Artık imzayı da lahmacunla mı atarlar bilinmez!

Eroğlu’ndan hükümet kurma görevini alan CTP-BG, dün DP-UG’ye ziyaret gerçekleştirdi...

DP-UG, ziyaret sırasında CTP-BG heyetine, sıcak süt ve yoğurt ikram etti...

Serdar Denktaş, bu ikramın neden yapıldığı sorusuna, Talat’ın hükümet kurma süreciyle ilgili “DP, CTP’nin ciğerini söker” şeklindeki açıklamasına atıfta bulunarak, CTP- BG ile görüşmeye gittiklerinde kendilerine ciğer ikram edildiğini açıkladı…

Denktaş, sıcak süt ve yoğurt ikram etmelerinin, CTP- BG’nin kendilerine ciğer ikram etmesine karşı mizahi bir yanıt olduğunu söyledi...

Sıcak sütle yoğurt ikramını ilk başta, “ağzımız sütten yandı, yoğurdu üfleyerek yeriz” deyimi ile bağdaştırarak, bu dönemde daha dikkatli olacakları şeklinde bir mesaj olarak algılamıştım ama meğer öyle değilmiş...

Gelelim esas konuya...

CTP-BG Genel BaşkanıYorgancıoğlu, DP-UG ile “Kıbrıs Sorunu” dışında temel prensiplerde anlaştıklarını söyledi...

İşte iki partinin anlaştıkları konular;

“Demokratik bir anayasa meydana getirilmesi…”

“Seçim ve halkoylaması yasası ile siyasi partiler yasasının değiştirilmesi…”

“Cumhuriyet meclisi iç tüzüğünün değiştirilmesi…”

“Kamuda daha verimli bir yapı oluşturulması…”

“Yatırımların önünün açılması…”

“Kırsal kesim arsaları gibi kaynakların daha adil dağıtılması…”

Ve “ülkedeki bankacılık sisteminin güçlendirilmesi için nasıl bir yol izlenebileceği...”

***

Peki, bu anayasa değişikliğinde geçici 10. Madde ne olacak?

Ve buna bağlı olarak, polisin sivile bağlanması…

Ya da gündemin birinci maddesine oturan “milletvekilliği yemini”…

“Demokratik” anayasa dediklerinin içerisinde bunlar var mı?

Yani “demokratik” sözcüğünden, GKK’nın başına artık bir Kıbrıslının geçebileceği anlamını çıkartabilir miyiz?

Bunlar belirsiz ve bir o kadar da iki partinin anlaşması güç meseleler…

Peki, tüm bunları geçtim, DP’nin ve Serdar Denktaş’ın olmazsa olmazı olan “Ercan ihalesinin iptali” konusu ne oldu?

Yoksa Serdar Denktaş bu söylediğinden de mi çark etti!

Eğer öyleyse, Serdar Bey’in hızına değil “Asena”, “Asenalar” gelse bile yetişemez… 

***

Partizanlığı önleme açısından yapılacak diğer değişiklikler olumlu olsa da, bu ülkenin temel sorunlarına parmak basmaz...

Yani o meşhur “statükoyu” değiştirmez…

Daha radikal kararlara imza atılması gerekiyor…

Mesela “siyasi partiler yasası”…

Bir partiden, başka bir partiye transfer olmamak için illa engelleyici bir yasa mı olması gerekiyor?

Bu kadar mı karakterine güvenmeyen milletvekilleri var…

Demek istediğim, önceliğimiz bunlar olmamalı…

Bankacılık sisteminin güçlendirilmesi de, “hangi ekonomik bağımsızlıkla” sorusunu akıllara getiriyor...

Faizlerin düzenlenmesi dense, en azıdan vatandaş için daha yararlı olurdu kanısındayım...

Kıbrıs Sorununun “Tüm sorunların anası” olduğunu herkes olmasa da, çoğu kabul eder ya da inkar edemez...

Ateşkes koşularında devam eden bu yapıda, Kıbrıs Sorunu çözülmeden normalleşemeyeceğimiz gerçeğinden CTP’de kopmuşsa vay halimize derim...

Son hükümet deneyiminin izleri silinmeden bir şans daha verilen CTP, eğer ilk adımı Kıbrıs konusundan ödün vererek atıyorsa, önümüzdeki günlerde yaşayacaklarımız bizlere sürpriz olmamalıdır... 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31