Dün aynı sitede oturduğum bir arkadaş,”Haberin var mı (U… bey) şu anda Kıbrıs’ta”,  dedi…

-Hayırdır gezmeye mi kumara mı gitmiş?

Keşke söyleseydi de gelirken bir şeyler sipariş etseydim, dedim…

-Hayır, dedi, “o, biliyorsun bu sitenin kuruluşunda da vardı. Orada sanırım (M….)  otelde ilave binalar yapılıyormuş orayı yapmak için gitti, yani çalışıyor.

İçimden, “ İş yapsınlar yalanıyla Anadolu’dan yüz binlerce insan taşıdılar, hala taşıyorlar… Üstelik Kıbrıs’ın çalışabilir gerçek sahipleri de oradayken…

Yani Kıbrıs’ta bu işi yapacak kimseyi bulamadılar  ve  ta bilmem nerelerden başka adamları alıp, çalışsın diye oraya götürüyorlar…Hayret” diye geçirdim…

Bu işe çok canım sıkılmıştı ama yine de konuyu uzatmadım, “iyi, iyi “ deyip bitirdim.…

İrsen Küçük…

“Bağımsız” bir ülkenin “normal” koşullarda seçilmiş “başbakanı”…

Birkaç gün önce Kıbrıslı iş adamlarına, susan mikrofona püfleye püfleye KKTC’nin anası gibi nasıl da füze gibi kalkındığını, cari açığının kapandığını ve yakında gelişmiş ülkelerin hizasında yerini alacağını anlatmış…

Bu konuşmasının bir yerinde sanayimizden de bahsetmişti…

İş adamları ise onu dinlerlerken etraflarına,  “bize mi söylüyor” diye bakınmışlardı …

Ertesi gün de harcamalar devletten, ye, iç, gez, bedava Antalya’ya giderek, 5. Uluslararası Akdeniz Girişimcilik ve İş Fırsatları Zirvesi’ne katıldı…

Orada yetkililerle görüşürken gözleri birden ampulü bulmuş Edison gibi parlayarak, “buldum” der gibi fırladı yerinden…

Ne bulduğunu merak edenlere de açıkladı düşüncesini…

Zorda olan KKTC ekonomisi kalkındırmak için eni bir fikri varmış..

İzolasyonlar altında inliyormuşuz…Limanlarımız kapalı, ticaretimiz körmüş…

Bu yüzden hazır Antalya’ya gelmişken orada bulunan turistleri birkaç günlüğüne Kıbrıs’ın kuzeyine kaçırıp boş otelleri doldurarak para kazanacakmışız…

Fikri düşüncesi…

Bu olsa olsa cin fikridir.

Oysa ki doğru politikalarla bugün biz değil Antalya’dan birkaç günlüğüne mal kaçırırı gibi turist istemek, gelen fazla turistleri ne yapalım diye düşünür olacaktık.

Çünkü bu kadar bozmamıza rağmen doğal yapımızla, tarihimiz, denizimiz kumumuz ve kültürümüzle turist çekebilmek için hala elimizde yeterli malzememiz var.

Üstelik de AB ülkesiyiz.

Bu kadar imkana rağmen sorun ne ki başka ülkelerin şimdi de turistine muhtaç edilmeye çalışılıyoruz ?

Sorun şu.

Biz ne olduğumuzu bilmiyoruz.

Kendi işimizi kendimizin yapması gerektiği bilincinde değiliz.

Ve en önemlisi bu ülkenin, taşımalarla yürümeyeceğini, gerçek yerinin Kıbrıs Cumhuriyeti olduğunu bize unutturdular.

Bundan dolayıdır ki, koca İstanbul’da bile iş bulamayanlar iş için ha bire buraya gelirlerken, buranın başbakanları, gözleri ampulü bulmuş Edison gibi parlayarak, “buldum” diye havalara zıplıyorlar.

 

Günün Karikatürü:

Telefon dinleme...

1.20120317143335.jpg

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31