“Çevre çocuklarımızın bize emanetidir.” Çevre kültürünün bu sloganının en fazla bilincinde olan kimlerdir? Çocuklardır…  

   Dikkat ediniz… Toplum önünde konuşma fırsatı bulduklarında, 23 Nisan’da yönetici koltuklarına oturtulduklarında, kendilerine mikrofon uzatıldığında, kameralar kırmızı ışığını yakarak çekime geçtiğinde çocuklarımız en fazla çevre üstüne konuşmakta ve yakınmaktadırlar. Nereden kaynaklanır onların bu duyarlılığı?.. Emanetlerinin ihanete uğradığının bilincine varmalarından. Çocuklarımız, bu açık ihanetin rahatsızlığı içindedirler.

   Çocuklarımızın gruplar halinde çevre temizliğine çıktıklarını gördüğümde emanetlerine ihanet eden büyüklerine verdikleri ders karşısında başımı utançla önüme eğerim. Çevre temizliği seferberliğindeki çocuklarımız “emanetimi koruyamayan büyüklerimin pisliğini temizlemeye çıktım” mesajını veriyorlar. Büyüklerinin ısrarla yarattığı kirliliği çocuklarımızın temizlemesi ne kadar ayıp!..

   Sarmalında olduğumuz çok ciddi çevre sorunlarının irdelemesine geçmeden önce çevre – çocuk ilintisine değinmemin nedeni açıktır. “Her şeyi çocuklarımızın sağlıklı ve mutlu geleceği için yapıyoruz” şeklindeki o çok yerleşik ahkâmımıza karşın, aslında bunun tam tersini yaptığımızın ve hatta çevresel anlamda onların kuyusunu kazmakta olduğumuzun altını çizmek istiyorum. Bu ülkenin çevresini o kadar korkunç bir şekilde bozduk ki, çocuklarımızın sembolik çevre seferberlikleri bu rezillikle başa çıkamaz…

    *       *       * 

   Çarşamba günü gazetemizin manşetine oturan haber dehşet vericiydi. Haspolat’tan Gazimağusa’ya kadar ulaşan lâğım suları nedeniyle özellikle çocuklarda ateşli kusma ve ishal olayları arttı… Uzmanlar Gazimağusa Devlet Hastanesi yanındaki dere yatağının lâğım sularıyla örtüldüğüne işaret ederek bunun sağlık açısından ciddi tehdit içerdiğini belirttiler… Tifo ve kolera gibi ölümcül salgınlarla karşı karşıyayız…

   Haspolat Arıtma Tesisi’nden taşarak dere yataklarına ulaşan, Mesarya’yı baştan başa aştıktan sonra Gazimağusa’ya kadar varan ve şimdi de denize yönelen hastalıklı atıklar topluma çok korkunç bir yaz vaat ediyor. Denize girmek de yakında büyük risk taşıyacak.  

   İşte çocuklarımızın emaneti olan çevreyi bu duruma getirdik. Alabildiğine kirletilmiş ve bozulmuş çevreyi ölüm kusan bir makineli tüfeğin namlusu gibi çocuklarımızın üzerine yönelttik. Çocuklarımıza olan sorumluluğumuz ve sevgimiz bu kadar!.. 

   Lâfla, lâfazanlıkla peynir gemisi yürümez. Bu ülkede her şeyi çocuklarımızın sağlığı, mutluluğu ve geleceği için yaparız ha!.. Dünyayı da güldüreceğiz kendimize, aynaya bakalım da böylesine cafcaflı söylemlere yumulmayalım!..  

    *        *        *

   Trilyonluk harcamalarla arıtma tesisleri, kanalizasyon şebekeleri kurduk. Ama bunları ne kullanabiliyor, ne de yönetebiliyoruz. Çarşafımız ayağımıza dolandı.

   Arıtma tesisleri atıkları tarımsal ve hatta içme amaçlı suya dönüştürme iddiasıyla kuruldu… Kanalizasyon şebekeleri lâğım sularını toplumsal yaşamla hiç buluşturmadan sağlıklı dönüşümün gerçekleştirileceği arıtma tesislerine ulaştırma amacıyla döşendi… Ama  beceriksizliklerimiz ve duyarsızlıklarımız yüzünden şu başımıza gelenlere bakınız: Resmen ülke çapında kanalizasyon pisliklerinin içinde yüzüyoruz…

   Bu skandal, Lefkoşa Türk Belediyesi’nin içine girdiği krizle bağlantılıdır. Çünkü lâğım suyu sellerinin esas kaynağı olan Haspolat Arıtma Tesisi bu belediyenin denetiminde ve sorumluluğundadır. Sorumluluk ve denetim yerine getirilmiyor. Haspolat Arıtma Tesisi’ne yapılan bilinçsiz yüklemeler bu mekanizmayı en sonunda işlevsiz bıraktı. Tesisi sabote eden sorumsuzlukların neler olduğunu Gazimağusa Belediye Başkanı Oktay Kayalp açıkladı. Hazin bir çöküntünün içinde debelenmekte olan Lefkoşa Türk Belediyesi, sorumluluk alanına giren bu konudaki çaresizliğiyle şu önemli gerçeği vurgulamaktadır: Bir belediye bölgesinin ürettiği sorunlardan bileşik kaplar misali, ülkenin her yanı etkilenir. Genel ülke meselesi olan belediye sorunları ciddiye alınmalı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31