Bir ordayız bir burada işte yine döndük kimlik konusuna.

Vatana, millete, halka, topluma, memlekete, kısacası Kıbrıs’ın kuzeyine hizmet(!) anlamında bir uygulama daha yapılıyor.

Öncelikle nüfusumuz ne kadar?

Bilen var mı?

Aslında En yetkili ağızlardan “Çok kalabalığız” diye bir cevap gelmişti.

Peki, KKTC devleti nüfusunu bilmediği insanlara ne verebiliyor.

Bir devletin en başta gelen sağlık ve eğitim gibi hizmetleri, bu ülke yönetimi ve imkânları yeterince, layıkıyla vermeye müsait mi?

Yeniden gündeme gelen ve belli bir şablonun ortaya çıktığı farklı bir kimlik düşüncesi daha önceki dönemlerin bir ürünü.

Fakat Türkiye’deki seçim sürecinde, KKTC’de suya sabuna pek dokunulmadı.

Bu sürecin ne getireceği beklendi.

Konuyla ilgili olarak Ankara hükümetinin kararlılığı ve elbette ki Türkiye Başbakanı Sayın Erdoğan’ın 20 Temmuzdaki KKTC ziyareti sırasında konunun çözümünü istemesi hükümeti alelacele, görüş almadan, kendi başına buyruk bir karar alma aşamasına getirdi.

Konu her yönüyle düşünüldü mü?

Bana göre hayır.

Net bir bilgi verebilen var mı?

En yetkili isimlerin bile bir söylediği bir söylediğini tutmuyor.

Ortada tam bir kargaşa, tam bir bilgi kirliliği, tam bir bilinmezlik var.

İlgili bakanlıktan yapılan son açıklamalar da beyaz ve yeşil kimlik kartı ile af düşüncesinin kayıt dışılığın önlenmesi olduğu yönünde.

Kayıt dışılığı önlemek için burada çalışan insanların gerekli dairelere kaydının olup olmadığının, vergisini ödeyip ödemediğinin araştırılması çıkan sonuca göre gerekli işlemlerin yapılması yeterli olmaz mıydı?

Zaten çalışma izni ile ilgili sorunu olmayan, yasa ve kanunlara göre yerine getirilmesi gereken şartları eksiksiz olan insanlar, hastanelerden, okullardan faydalanıyor.

Bunda zaten bir sıkıntı yok.

Bu noktada akıllara doğal olarak şu geliyor.

Bu kimlikler verilerek tam vatandaşlık verilmesinin ilk adımları mı atılacak?

Bu kimliklerin devlete, ülke insanına, ülke imkânlarına fayda sağlaması mı amaç edinildi yoksa bu karardan faydalanacak insanların elde edeceği kazanç mı düşünüldü.

Bana göre amaç, seslendirdiğim ikinci seçenektir.

Hiçbir ülkede böyle bir tartışma yoktur.

Hiçbir ülkede dış etkenlere bağlı olarak bu kadar hızlı ve çaresiz bir nüfus artışı yoktur.

Allah aşkına kimse bu düşünceleri farklı noktalara çekmesin.

Amacım ayırımcılık yapmak değildir.

Ama ortada tüm çıplaklığıyla duran bir gerçek var.

Bu ülke şartları bugünkü nüfus yapısını kaldırmıyor.

Ve bu konu bu şekilde çözülmez.

Kimlik verilmesi yanında yeni bir AF olayı da gündemde ve tartışılıyor.

Konu savcılıkta.

Böylesine önemli bir konuda Bakanlar Kurulu hiçbir kesimle istişare etme gereği duymadan ben yaparım olur mantığıyla hareket ederek sadece bugünü değil, yıllar sonrasını da ilgilendiren bir dizi karar aldı.

Amaç bu konunun sonlandırılması ve bir daha gündeme gelmeyecek şekilde istikrarlı, ortak düşünceyle üretilmiş bir çözüm formülünün bulunması olmalıdır.

Türkiye’nin kuzey Kıbrıs’a karşı değişen bakış açısı bu kararlarla devam ettiriliyor.

Ankara, KKTC hükümetini pas geçmiştir. KKTC hükümeti de tüm ülkeyi pas geçmiş ve geçmeye de devam ediyor.

Kimse Meclis tatilde iken, ortam bu gerginlikte ve gün geçtikçe çoğalan tepkiler arterken, memleketin bunca sorunu varken bu adımların ekonomideki kayıt dışılığı önleme adına atıldığını söylemesin.

Kimsenin de buna inanmasını beklemesin.

KKTC’de yaşanan siyasi kriz ve güvensizlik ortamı biriken sorunların çözümü için başka merkezlerin adres olarak seçilmesini kaçınılmaz kılıyor.

KKTC devletinin, Cumhurbaşkanı, Meclisi, Hükümeti, Bakanları varken sorunlar Ankara’ya aktarılıyor.

Polis şiddeti olayı ve ileriye götürülmesi halinde kimlik olayı da Uluslar arası mahkemelere taşınacak.

Kıbrıs’ın her iki tarafında da huzursuzluk hâkim.

Güneyde yaşanan hükümet krizi kuzeyde de bir farkla aynen yaşanıyor.

Bu fark toplumsal tepki.

Toplumun tepkisi güneyde hükümeti sonlandıran bir etki yaptı.

Kıbrıs kuzeyinde ise toplumsal tepki siyasi yapıya etki edebilecek en son unsur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31