Bu benzetmeyi daha öncede yapmıştım...

Göç yasası ile ilgili mecliste yaşananları gördükçe aklıma başka türlü bir yorum yapmak gelmiyor...

Çünkü yıllarımızı ve geleceğimizi çalan siyasi partiler ile onları yöneten siyasilerin topluma karşı tavrı “tecavüzcü Coşkun” ve Nuri Alço gibi!..

Yeşil Çam’ın bu unutulmaz iki karakterini birbirinden ayıran en net özelliği amaca giden yolu farklı bir şekilde yürümeleridir...

Ve sonuçta aynı yerde buluşmalarıdır...

***

Tecavüzcü Coşkun kurbanına direk saldıran ve ona zorla tecavüz eden bir karakter...

Yani aklı ince işlere çalışmıyor...

İçinden o anda nasıl geliyorsa öyle davranıyor...

Ve bunu karşısındaki kişi veya kişilere belli ediyor...

Tıpkı UBP gibi!..

UBP’de aynı Coşkun gibi ince işlerle uğraşmıyor...

KIB-TEK ve Telekomünikasyon Dairesini özelleştireceğim, Ankara’ya bağımlı olan bu yapıyı devam ettireceğim, TC’den gelen suyun ve gelme ihtimali olan enerjinin dağıtımını özele vereceğim diyen bir parti...

Kısacası Ekonomik Paketi uygulayacağım, hatta bu paket partimizin ekonomik programıdır diyor... 

Yani açık bir şekilde niyetini ortaya koyuyor...

Ve günün sonunda zorla toplumun ırzına geçiyor...

***

CTP ise UBP’ye göre daha değişik bir yol izliyor...

Yani Nuri Alço tarzında davranıyor...

Alço kurbanlarına önce kardeş gibi yaklaşıyor, sonra içeceklerinin içine ilaç atıp onlara tecavüz ediyor...

Dolayısıyla da kurbanları çok güvendikleri Alço tarafından tuzağa düşürülmüş oluyorlar...

Hayal kırıklığına bakar mısınız!..

Bir kardeş, bir baba, bir dost, bir yoldaş gibi gördüğünüz insan tarafından kandırılıyor ve onun kötü emellerine alet oluyorsunuz!..

Tıpkı CTP gibi!..

Özelleştirme yok, özerkleştirme var, Ekonomik paket revize edilecek, kendi evimizin efendisi olacağız, göç yasasını kaldıracağız ve bunun gibi sözler...

Ha bir de hesap sorma meselesi var!..

O ayrı bir hikaye...

Ancak günün sonunda o da tıpkı UBP gibi toplum iradesinin ırzına geçiyor...

Ve hayal kırıklığı yaratıyor...

CTP’nin, UBP ile arasındaki tek fark toplumu kandırarak amacına ulaşması...

***

Bu benzetmeler elbette ki bazılarını oldukça rahatsız edecektir...

Hatta bu partilere üye olmayan bazı kişiler çıkıp “sen tecavüzün nede demek olduğunu biliyor musun da bu kadar basit bir şekilde örnekleye biliyorsun” diyecektir...

Ancak bu kişilerin farkında olmadıkları şey tecavüzün sadece cinsel bir şiddet, bir sapkınlık olmadığıdır...

Bu toplumun yıllardan beridir iradesine tecavüz ediliyor...

Tabii ki bu tecavüz de Ankara’nın gözetiminde ve denetiminde oluyor...

Şimdi ben kalkıp bu duruma karşı “siz yanlış yapıyorsunuz arkadaş” demem...

Neyse onu söyler, onu yazarım!..

O nedenle herkes maruz kaldığı bu duruma isyan etmeli...

Ben isyan ediyorum, sen istersen zevk almaya devam et!..

Ve bu düzenin bekçilerine bir destek de sen ver!..

Yine git onları seç ve sonra da “bizim kaderimiz” bu de!..

Ya da maaşını alabilmek için sessiz kalarak bu onursuz yaşama razı ol!..

Hatta toprağını, nüfusunu, iradeni ve kültürünü işgal eden Ankara’ya bir şükran da sen çek...

Ne de olsa burada yaşananlar Yeşil Çam filmine benziyorsa, bu filmin senaristi ve yönetmeni de belli...

Şükran çek ki belki sen de güzel bir rol kaparsın...

Tıpkı CTP, UBP ve DP’nin şükran çekip Coşkun ile Nuri Alço rollerini kaptıkları gibi!..  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31