Arkadaşlar, “Uluslar Arası Masterler Futbol Turnuvası var, sen de gel” dediler…

Birkaç gün düşündüm.

Önce kendi kendime, “Ne işim var” dedim.

Sonra bu kadar çok Kıbrıslı bir arada olacak…

Türkiye’den İzmir Masterler Karması, Romanya ve Moldova’dan takımlar katılacak…

Hiç gitmediğim Karadeniz’e sahili olan Romanya’yı göreceğim…

Ayrıca siyasilerin bir türlü başaramadığı veya başarmak istemediği halkların yakınlaşmasını bir avuç futbol ve sporseverin nasıl başarabildiğini görecektim.

Fazla düşünmeye gerek yoktu…

“Tamam” dedim.

Uçak veya otobüsle gitme alternatiflerim vardı.

Otobüs çok zor geldi.

En az 10 saat sürerdi…

Ve yorgunluktu.

Oysa uçakla kolaydı…

Bükreş’e, oradan yaklaşık 3,5 saat sürecek 250 kilometrelik otobüs yolculuğu ile Costanta yani Köstence’ye gidecektim.

İşlerimi ayarladım, günü gelince yola çıktım.

Havaalanında şen şakrak Kıbrıslı Masterler grubu ile buluştum.

Daha o anda neşe başlamıştı.

İstanbul Bükreş arası 55 dakika sürdü.

Bükreş’te hava kapalıydı…

Ve yağmur tatlı tatlı yağıyordu.

Soğuk yoktu ama yine de hırka bulundurulması gereken bir havaydı.

Bizleri karşılayacak otobüs, alanda bekliyordu.

Bindik.

Yola çıktık.

Bir saat gitmeden, “Mola” dediler.

Durduk.

Biz nereye gelmiştik?

İstanbul’dan Lüleburgaz’a giderken arkadaşlar “bira alalım” demişlerdi.

Yol boyunca ve gece 10’dan sonra Türkiye’de içki satışı yasak diye bulamamıştık…

Avrupa’nın göbeğinde, hem de otoyol kenarındaki benzincide her türlü içkiyi bulabilirsin…

Onu gördük.

Otoyolda, şehre girerken, şehir içinde başka bir şey daha gördük…

Trafik levhalarında ne yazıyorsa sürücüler ona aynen uyuyorlardı…

Şimdi yeri değil ama ertesi gün ve bir ertesi gün daha…

Bizi gezdiren otobüs şoförü ana yola çıkarken yol boş ve müsait olduğu halde sola dönülmez işareti var diye her zaman sağa dönüp 2-3 kilometre gidip sonra sola giriyordu…

Sorduğumuzda da sadece “olur mu hiç” der gibi baktı.

Gelelim yolculuğa ve gördüklerime…

Uçakta iken, alçalırken ve yerde iken Romanya’da dağ göremedim.

Her taraf dümdüzdü.

Tüm araziler ekilmişti…

Her yerde akan nehirler, öbek öbek ormanlık alanlar vardı…

Ve tüm alana seyrek seyrek yayılmış düzenli yerleşim alanları mevcuttu .

Farklı bir yere gelmiştik.

Burası bir zamanlar SSCB’de bir ülkeydi…

Komünist sitem geçerliydi…

Şimdi ise kapitalist AB üyesi...

Devamı var   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31