Uzunca zamandır bir yerlerde birşeylerin pişirildiğini defalarca kez yazdım bu sütünlardan; aldığım yorumların birçoğunda umutsuzluk ya da olumsuz değerlendirmeler vardı. Ancak bu iddiamı savunmaktan vazgeçmedim zira hiçbirşeyin sonuçsuz kalamayacağını ve nasıl ve ne şekilde olduğunu bilemesekte Kıbrıs konusunda artık sona gelindiğini tahmin ettik çoğu zaman. Geçtiğimiz günlerde yine bu köşeden Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Kıbrıs’a geleceğini ve bunun Cenevre zirvesinden hemen sonra olmasının tesadüfi olamayacağını belirtmiştim. Davutoğlu geldi bombayı patlattı ve gitti. Geçtiğimiz Perşembe günkü yazımı bulun okuyun; Cenevre zirvesinden birşeyler çıkacak felaket tellalığı yapmasın kimse diye yazmıştım. Öyle de oldu.

 

DAVUTOĞLU GELDİ VE İŞARETİ VERDİ

Evet Davutoğlu çok önemli şeyler söyledi Cumartesi günkü ziyaretinde. 2012 başında bir refaranduma gitmeye hazır olun derken, Temmuz 2012 de Birleşik Kıbrıs Dönem Başkanlığını üstlenecektir belkide demeyi ihmal etmedi. Türkiye Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun şu açıklamasını aynen yayınlıyorum burda ***“Yılsonuna kadar Kıbrıs sorununa çözüm bulunması, 2012 başında referanduma gidilmesi ve AB dönem başkanlığını Birleşik Kıbrıs’ın üstlenmesi hedefini dile getiriyorum” hemen ardından Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun daha somut ve belirgin söylemine bir bakın “Cenevre zirvesinin ardından sorunun yıl sonuna dek yoğunlaştırılmış müzakerelerle çözümleneceği inancındayım”..

Beyler bu iki paragraf aslında herşeyin özeti. Tabii kolay bir çözüm mü olur zor bir çözüm mü bunu bekleyim göreceğiz. Ama birçok şey aceleye getiriliyor endişesini taşısamda 40 yeterince uzun bir süre oldu diyorum sonra kendime.. Fotoğrafı da doğru okuyabildiğime seviniyorum aslında öte yandan..

 

MAL-MÜLK SORUNU NE OLACAK?

Yine günlerdir aklımı kurcalayan bir başka soru var. Malk- Mülk sorunu ne olacak. Yıllar önce Dönemin Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu ile bir söyleşi yapmıştım. Hiç unutmuyorum şu sözlerini “sanıyormusun ki sorun asker ya da Türkiye’nin burdaki varlığıdır. Asıl sorun Kuzeyde Rum Mallarına koçan dağıtılmasıdır. Keza Güneydeki Türk malları. Bunları çözmektir asıl mesele”. Evet şimdi ne olacak? On binlerce dönüm tarla, arsa var ki üzerinde yüzbinlerce euro değerinde evler ve iş yerleri var. Bunların tazmini nasıl olacak. Birçok dedikodu aldı başını gidiyor, en belirgin dedikodu ise “Rum mallarında oturanların, ya da Rum mallarına ev yapanların bir miktar uzun taksitlerle tazminat ödemeye mahkum edilecek olması”.. Bu ne kadar doğrudur bilemeyiz ama bir süre önce Ankara’da yapılan gizli zirvedeki görüşme metinlerini yine ben sizlere bu sütunlardan yazmış ve yayınlamıştım. “9 Kasım 2010 tarihinde arşivlerde belgeler mevcuttur…

Zar zor mal edinen ve hayattaki başka yatırımı olmayan insanlardan tutun da, hiçbir şekilde bu tür tazminatı ödeyemeyecek insanlarımıza kadar; birçok kesim bu tür tazminat ödeme yükünün altından kalkamaz. Davutoğlu güzel müjdeli bir haber verdi Cumhurbaşkanı Eroğlu da bunu kesin bir dille destekledi ama ÇÖZÜM NASIL OLACAK? Sorusu şimdilik havada kaldı.


 

CTP MUHALEFET ETMEKTEN KAÇIYOR MU?

TDP Genel Başkanı Mehmet Çakıcı ile DP Genel Başkanı Serdar Denktaşın başlattığı ve 12 kadar Sivil Toplum örgütünün de desteklediği Kara Bayraklı eylem CTP Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu’ndan veto aldı. Güvenilir kayneklardan aldığım bilgiye göre; Kara Bayraklı eylemin hemen ertesi günü TDP Genel Başkanı Mehmet Çakıcı kurmayları ile birlikte CTP’ye bir ziyaret gerçekleştirdi ve Hükümeti devirme yönündeki eylemsel harekete katılmaları için Yorgancıoğlu’na “eyleme sende katıl” teklifi yaptı. Başkan Yorgancıoğlu ise hayli ilginç bir cevap vererek TDP Başkanı Çakıcı’yı şaşırtmış “BİZİM BAŞINI ÇEKMEDİĞİMİZ VE ADINI KOYMADIĞIMIZ EYLEMDE BİZ YOKUZ”.. Evet böylesine şaşırtıcı bir cevap. Çakıcı da Yorgancıoğlu’na “Daha önce sizin başlattığınız eylemlere de sonradan biz destek verdik, ne farkeder ki önemli olan birlikte hareket etmek” demiş; demiş demesine ama Yorgancıoğlu ikna olmamış. Her partinin kendi kararıdır saygı duymak lazım ancak Özkan bey bilmeli ki son zamanlarda kamuoyunda “CTP MUHALEFET ETMEKTEN KAÇIYOR” söylentileri hakim oldu. Benden söylemesi…


 

BASINA AMBARGO YAPANLAR BOL BOL MESAJ YAYINLAMIŞ

Bizim toplumun genetiğinde var; eleştirecek ama eleştilmeyecek, poh pohlan acak ama kızılmayacak… Böyle bir milletiz biz. Komşumuzu yerden yere vururken kendimize bakmayan bir toplum. 11 Temmuz Basın Günü bugün; bu arada tüm meslektaşlarımıza güzel ve tehditsiz çalışmalar dilerken, dün ajanslara düşen onlarca siyasinin basın günü kutlamalarını gördüm; en çok basına müdahele eden kesimler birçoğu. Aleyhlerine bir şey yazdınız mı hakaretin en alası üstünüzdedir. Tabii terslemezseniz alır başlarını giderler. Ben tersliyorum, en azından bunu yapıyorum. Haksızsam özür dilemesini de biliyorum ama baskıya hayır. Hep tartışılır basın özgürlüğü var mı diye? Evet bu ülkede basın özgürlüğü var ama gazeteciyi sevmeyen de bir yapı var; gerçekleri yazıp çizdiği için. Hele son zamanlarda gazeteciye yöneltilen tabancaları ve şiddeti de hesaba katarsak Medya şu sıralar kötü bir dönem yaşıyor..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31