Daha ziyade Rum siyasetçiler tarafından açıklanan veya Rum  basınında yer alan mal mülk konusundaki görüşmelerle ilgili bilgiler, doğru veya yanlış Türk halkının da bilgisine geldikçe, KKTC’de adeta vatan elden gidiyor havası bazı çevrelerce pompalanmaya başladı. Taa üniversite yıllarından tanıdığım Mustafa Akıncı’ya, Kıbrıs Türk Lideri olarak görüşmelerde haklarımızı sonuna kadar koruyacağına güvenim tamdır. Akıncı’nın da ifade ettiği gibi, Kıbrıs Sorunu, bu soruna taraf iki toplumu da tatmin edecek bir anlaşmayla son bulacaktır. Sadece bir tarafı tatmin eden bir anlaşma anlaşma olamaz. Ancak ne kadar iyi niyetli olursanız, o kadar da dikkatli olmanız gerekir. Kıbrıs Sorunu gibi bir sorunda taraflar tıpkı poker oynar gibidirler. Elindeki kozları karşı tarafa sezdirmeden oynamanız gerekir. Hata yaptığınız anda da karşı taraf size acımaz. Bundan dolayı dikkatli olunması gerekir.

                                           ***

Dikkatli olunması gerekir derken, Rum Basın ve siyasilerden öğrendiğim kadarı ile mal mülk konusunda kafamda bulanıklık yaratan bazı soruları gündeme getirmek istiyorum. Hem görüşmecileri, hem de mal mülk komisyonuna atanan kişileri uyarmış olurum. Mal Komisyonuna Akıncı tarafından atananları ben uzun kulaktan duydum. Bana göre içlerinde biraz biri dışında tecrübeli biri yok. Halbuki Rum tarafında katılığı ile tanınan, Talat ve Hristofyas döneminde de Mal Mülk Çalışma Grubunda çalışan Erato Kozaku Markulli var. Bizimkilerin yalanlamasına rağmen de, Markulli Hristofyas tarafından atandığını ve bir yıldır çalıştıklarını söylüyor. Yani sahasında oldukça bilgili. Bizim komisyonda sahada pratik yapan, geçmiş dönemdeki komisyonda olduğu gibi, Serden Hoca gibi tecrübeli bir emlâkçı yoktur. Bana göre eskiden beri Akıncı’nın yaptığı isme ve ünvana göre atamalardaki yanlışlıklar devam ediyordur.

                                            ***

Mal mülk konusunda önce eş değercilerden başlandığı için ben de o konuda kafama takılanları sorgulayayım. Örneğin Baf’ta 100 dönüm arazi ve bir ev bırakan Güney Göçmeni, Kuzeye geçtiği zaman İskâna müracaat ederek eşdeğerine karşılık 1 milyon puanı feragatname imzalayarak aldı. Bu puanların 500 binini kullanarak 50 dönüm arazi ve bir ev aldı. Aldığı arazi yıllar içerisinde arsa niteliği kazandığı için, parsellere ayırıp diyelim ki beş inşaatçıya sattı. Onlar da bu parseller içerisine muhtelif inşaatlar yaparak sattılar. Bu arada adam kalan 500 bin puanının bir kısmını tüzel veya özel kişiye sattı, geri kalanlarını da evlâtlarına verdi. Böylece bu kişi Güney’deki eş değer malına karşılık diyelim ki 25 kişilik bir hissedar grubu yarattı. Muhtemelen o malı taleb edecek olan Rum yaşıyorsa 1 kişidir. Ölmüşse de tereke idare memuru olarak yine Türk muhatabının karşısına 1 kişi olarak çıkacaktır. Malın ilk sahibi Rumla anlaşılamayacağı için konu Komisyona gidecektir. O zaman Türkün Güneyde bıraktığı 100 dönüm arazi şimdi mülk konusunda konuşulan şekilde sistemde veya takasta kullanılmak istenirse, komisyonda 25 özel veya tüzel kişi  veya onların terekeleri ile muhatap olunacaktır. Böylece takas için komisyona gidilirse Türklere ancak satış cazip gelecektir. Artan arz ve Kuzeyde Rumlara iade edilecek Maraş gibi yerler yüzünden Güneyde mal fiyatları düşecektir. Bundan da ziyadesi ile takasta kullanılacak Türk malları etkilenecektir. Bu arada İskân Dairesinin iki defa yandığını veya yakıldığını göz önüne aldığımızda da, örnekte yaratılan 25 eşdeğercinin kayıtlarının bulunamama riski de vardır. Bu durumda sadece Güney göçmeni adamın çocuklarının mal komisyonuna baş vurma hakkı olacaktır. Bu söylentiler yayılırken dikkat çekilmesi gereken bir husus daha vardır. Bugüne kadar şübe bankaları eş değer dışında alınan tapuları, örneğin tahsisten, Rum mallarını ipotek olarak kabul etmiyorlardı. KKTC Hükümetlerinin baskısı ile yerel bankalar her türlü Rum malını kullandırdıkları krediye karşı ipotek olarak alıyorlardı. Mal konusundaki gelişmeler üzerine yerel bankalar eşdeğer ipotek karşılığı dışındaki tahsisli Rum malları sahiplerine kullandırdıkları kredileri geri talep ederlerse ne olacacaktır? Bu durumda, hele hele Rum malları üzerinde bir de 3 yıllık moratoryum  uygulanırsa, KKTC ekonomisi batar. Bunlar da beni rahatsız eden fikir jimnastiği. Umarım başta Akıncı olmak üzere, görüşmeci heyet, halkı ve piyasayı rahatlatacak  açıklamaları yaparlar.  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31