“Anastasiadis NATO’cu ve ABD’ci, Derviş deseniz ona zaten sorulmaz…

Onun içindir ki bu sene Kıbrıs’ta bir çözüm olma ihtimali var…”

Öyle diyorlar…

50 yılını hatırlarım, bu meselenin.

Yaşım yedi idi ilk fasariyaları yaşadığımda.

Çatır çutur silah atılırdı sağdan soldan.

1963’ün sonuydu canlı olayların başlangıcı.

1964’te ise büyük çatışma oldu.

Ondan öncelerini bilemem…

EOKA kuruldu.

Kurulmasının sebebini önce İngiliz’den kurtulmak, sonra da adayı Yunanistan’a bağlamaktı.

TMT de onun karşılığı olarak kuruldu…

Bahaneleri ise Kıbrıslıtürkleri katliamdan kurtarmak ve adayı olacaksa Türkiye’ye vermek.

Kimse İngiliz’den ABD’den söz etmezdi.

Her neyse.

Benden önce kuruldu bu iki örgüt.

Babalarımız işin içindeydiler.

İnsanların karakterleri değişmişti.

Ev hayatları artık eskisi gibi olamazdı.

Aile yaşamları deseniz, o da neydi…

Yatmaya gelirdi insanlar ama her an kalkıp gidecek gibi, neredeyse potinlerle yatarlardı bir dönem.

Daha sonraları yaşam düzelme gösterse de hep dalgalıydı seyri.

Bir türlü düzlüğe çıkamadı…

Hatta bugün bile bulutlu bir havada sürüyor seyri…

Bakmayın, “1974 sonrası barış sağlandı” diyenlere.

Onlar kafaları karıştırıyorlar.

Amaç savaş etmemek mi yoksa savaşın düşünülmediği barış ortamında yaşam sürmek mi?

Bugün barış sağlandı diyenler halen ateşkes anlaşmasının hüküm sürdüğünü unutturmaya çalışanlardır.

“Anastasiadis NATO’cu ve ABD’ci, Derviş deseniz ona zaten sorulmaz…”

Derler ve bu yılın sonuna doğru çözüm olabileceğini söylüyorlar.

Söyleyenlerse gördüğüm kadarı ile çözüm istemeyenler.

Ki onlar ülkeyi 50 yıl öncesi TMT’nin istediği taksime götürmek için çalışıyorlar.

Zaten etrafıma baktığımda gördüğüm kaos ile çözümün kolay olmayacağı gayet açık.

Hiçbir çaba yok.

Çabadan geçtim daha karmaşa olsun diye tüm çabaları.

Geçen fark ettim.

Sırf üniversiteye yeni yol yapılsın diye bir sürü ekim alanımızı asfalta dolduruyorlar.

Bunu yaparlarken Kıbrıslılar için yapmadıklarını onlar da biliyorlar.

Doldurmuşlar 06, 01 plakalı kamyonları…

Dağları delip, taşımızı toprağımızı tarlaya taşıttırıyorlar.

Üstüne de beton dökecekler.

Sonra yapılan harcamaları bizim borç hanemize yazacaklar.

Sonuçta, “çözüm bu yıl olacak” diyenlere bir daha bakıyorum…

Ve görüyorum ki tüm çabaları, çözüm diye diye 50 yıldan sonra bile geriye dönüşü olmayacak değişimleri çözümsüzlük için hazırlıyorlar.

İyi mi?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31