The Independent gazetesinin Orta Doğu “yazarı – muhabiri- gazetecisi ve uzmanı” Robert Fisk, O’nun için, “… 89 yaşında hala savaşçı” diye yorum yapar…

O gerçek bir barış savaşçısıdır…

Belki de dünyanın en tutucu kültüründe, İsrail’de, tutucuların hep “hain” kabul ettiği; yaşadığı sürece, öldükten sonra da öyle kabul edeceği biridir ama asla düşüncelerinden taviz vermez O!

Israrla ve inatlı Filistinlilerle barışa inanır, savunur…

Israrla ve inatla, Hamas ile barışı ister.

Ve ısrarla, inatla, 1967 sınırlarına dönülmesinin dahi kabulünden yanadır.

Haliyle, “O bir haindir…”

Oysa O, yani yürekli – efsanevi “barış kavgacısı” Uri Avnery, “ben çözüm istiyorum, barış istiyorum” diyen herkesin örnek alması gereken bir uzlaşı insanıdır.

Avnery, 10 Eylül 1923’te Almanya’da doğdu…

Adolf Hitler’in gücünün arttığı günlerde, ailesiyle birlikte 1933’te Filistin’e göç etti.

14 yaşında ailesine yardımcı olmak maksadıyla okulu bıraktı ama sonrasında çok büyük bir yazı insanı olmayı başardı.

Bizim TMT veya EOKA gibi diyebileceğimiz, aşırı milliyetçi, Siyonist “Irgun” adlı örgüte çok genç yaşta katıldı ama yine çok genç yaşta “ne mal olduğunu” anlamayı başarıp ayrıldı.

Elbette ülkesi için savaştı. Örneğin 1948 Arap – İsrail savaşında takım komutanlığı falan yaptı. Çarpıştığı birliğin marşının sözlerini yazacak kadar da bağlıydı yaptığı işe.

Ama, “o günlerde savaşmış olmak, o günlerde Irgun üyesi olmak”; “bugünlerde” barışı istememek değildi…

O günün şartları ile bugünün şartları aynı değildi “kesinlikle”… (TMT ve EOKA’cılaradır buradaki mesajım)…

Israrla hep barışı savundu. Savunmaya devam ediyor.

Israrla yazdı… Dergilerde, gazetelerde… Ve kitaplarında… Hala yazıyor.

1975’te çok radikal kabul edilen İsrail – Filistin Barışı Konseyi’ni kurdu.

Bu grup kurulduktan çok kısa süre sonra dövüldü. Bir kaç kez bıçaklandı.

1982 yılının Temmuz ayında Beyrut’a çok çok özel bir ziyarete gitti.

Beyrut kuşatma altındaydı… Tarihte ilk defa bir İsrailli, efsanevi Filistin lideri ama İsrail devletinin “katil terörist” dediği Yaser Arafat ile buluşuyordu. Satranç oynarken çekilmiş ünlü bir de fotoğrafları var.

Evet, Uri Avnery, Arafat ile sohbet eden ilk İsrailli’dir…

Bırakın ülkesinin “derin” makamlarını; öz annesi, bu hareketinden sonra kendisini reddetti.

Anne Hilda Ostermann, vasiyetinde, “hasta annesine bakmak yerine, katil Yaser Arafat ile görüşmeye giden oğlum Uri’ye tek bir kuruş bırakmıyorum” diye yazdı.

Uri Avnery, karısı Rachel ile birlikte, asla barış kavgasından vazgeçmedi.

Ülkesinde O’na inanan, O’nu seven çok… Milletvekilliği de yaptı çeşitli dönemler… Hatta “en sevilen 200 İsrailli” arasında yer aldı…

Müthiş bir laik…

Ortodoks etkinin İsrail- Filistin barışına zararından emin biri…

Adil ve kalıcı bir barış istiyor. Bunu istediği için de, örneğin İsrailli yerleşiklerin haklarını savunan aşırı milliyetçi Baruch Marzel adlı aktivist, çeşitli defalar İsrail ordusuna “öldürün bu adamı” diye çağrılar yapıyor.

Avnery hayatta. 89 yaşında… Bembeyaz saçları ve sakalları ile bir barış abidesi.

Tüm baskılara rağmen, doğru bildiklerini ortaya koyuyor ve tek çözümün “barış” olduğunu vurgulamaya devam ediyor.

Bunları yazmak nereden mi aklıma geldi?

“Arif Hasan Tahsin Desem”i kaybettiğimiz gün düşündüm bunları…

Arif Hoca’yı; önce annemin – babamın aynı dönemlerden öğretmen - mücahit arkadaşı olarak tanıdım.

Sonra, sendikacı, gazeteci ve yazar… Aynı gazetede yıllarca komşuluk ettik… Aynı sayfalarda yazılar yazdık…

O ve bir kaç kişiyi her gördüğümde, her sohbetimizde, her yazılarını okuduğumda hep Uri Avnery gelirdi zaten aklıma…

Arif Hoca; Uri Avnery’mizdi…

İsrailliler ve Filistinliler çok şanslı… 89 yaşında ve hâlâ dimdik. İnanmasa da “Tanrı O’na uzun ömür versin”…

Biz şanssız… Artık Arif Hoca yok… Avnery’lerin ve Avnery gibilerin barış tutkusuna inananların çoğalması dileğiyle.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31