Çağlar “alternatif program hazırlamadığından dolayı”

Hayırlısı ile girdik 2012’ye. Umut etmek ve dilemek önemlidir. Allah’tan neyi dilerseniz onu gönderir. 

Hani şu aşırı modern yapı Evren diyor. Evren’den neyi çağırırsanız size onu gönderir diyorlar ya; O işin doğrusu Allah. 

Hani umut etmek, dilemek ve tenmenni etmek; temiz duygularla. Bu kadar dini girişin ardından somut dünyaya dönecek olursak, yılların , tarihlerin, takvimlerin hep farazi olduğunu aslında değişmesi gereken takvim yapraklarının değil, insanın olduğunu çoğu zaman unuturuz.

Takvim yaprakları değişir hergün ama değişmesi gereken bizleriz, bunu hepimiz iyi biliyoruz. Hafta sonu CTP-BG Güzelyurt Milletvekili Prof.Dr.Mehmet Çağlar ile yaptığım sohbette önemli konulara değinme fırsatı bulduk.

Mehmet Çağlar akademik kişiliğiyle her partide olması gereken insanlardan biri.  

Cumhurbaşkanılığı özel temsilcisine oldukça kızgındı.Çağlar”Kudret Özersay’ın açıklamasını gördün değil mi?” 

“…dibe vurmadan yukarı itemezsin kendini, elde kalan devletin bütüncül dönüşümü ancak bunla mümkün, biraz cesaret ve kendine güven gerek…SİZİ BİLMEM AMA BU VEKİLLER BENİ TEMSİL ETMİYOR…Mevcut siyasi aktörlerle bütüncül bir dönüşüm mümkün değil, 2002’de Türkiye’de siyasette yaşanan devrim benzeri bir momentum elzem…”  diyor, olacak iş değil bu açıklama” dedi. 

Çağlar, halkın oyları ile seçilen ve halkın iradesini yansıtan Meclisin, yine halkın oyları ile seçilen Cumhurbaşkanı Eroğlu’na görüşmecilik görevi verdiğini, Sayın Cumhurbaşkanının da kendine özel temsilci atadığını, dolayısı ile bir özel görüşmecinin Meclisin mandası ile bu görevi yürüttüğünü hatırlatarak özel  temsilci Sayın Özersay’ın sözlerinin haddini ve demokratik teamülleri aştığını vurgulamıştır. 

Halkın iradesini tanımayan ve kendisini temsil etmediğini söyleyen Sayın Özersay’ın ya Cumhurbaşkanı Eroğlu tarafından görevden alınması gerektiğini ya da Sayın Özersay’ın kendisinin istifa etmesi gerektiğini vurguladı.  

Evet, Özersay’ın bu açıklaması hem mecliste hem de kamuoyunda ciddi yankı oluşturdu. 

Her ne kadar bazı gruplar destek verse de Özersay’a yanlış bir açıklama olduğunu ifade etmeliyim. 

İçimizdeki duygular farklı olabilir ama bağlı olduğumuz ve çalıştığımız kurumların kaygısını taşımalıyız. 

Rum tarafından beslenen küçük gruplar ve derneklerde bu cümleleri kullanıyor. Bu nedenle dikkatli olmalı Sn Özersay. Özersay’ı tanımasam bu sözlerini İrsen Küçük Hükümetine salladı diye düşüneceğim doğrusu..

“CTP ALTERNATİF PROGRAMLARINI HAZIRLAYAMADI”

Çağlar’a CTP-BG’nin halk adına halk için gerekli muhalefeti bu dönemde hakkıyla gösterip gösteremediğini sordum.  

UBP’nin uygulamış olduğu politikaların halkın ihtiyaçlarına cevap vermekten oldukça uzak olduğunu, özellikle son 1 yıldır uygulanan ekonomik ve sektörel programların sistemsizliği ortadan kaldıramayacağını ve halkın giderek daha da zor durumlara sürüklenebileceğini söyledi ve bana göre bir altın vuruş yaptı; “ buna karşın CTP-BG alternatif programları hazırlayabilecek en donanımlı muhalefet partisi olarak geç kalmıştır. 

Bu yüzden halkın siyasete ve siyasetçilere güvenlerinin giderek azaldığını ve bu açılardan etkin bir muhalefet yapılamadığını görüyorum” dedi. 

“PARTİ YAPISAL ANLAMDA YENİDEN DİZAYN EDİLMELİ”

CTP-BG’nin 2011 şubat ayında politik tezlerini hazırlamış olmasına rağmen toplumsal, sosyal ve ekonomik programlarını hazırlamada geç kaldığını , Ocak ayındaki toplanacak olan parti çalıştayında program hazırlanmasına bir ivme kazandırmanın gerekliliğine değinen Mehmet Çağlar, Programın yanı sıra en ivedi bir zamanda tüzük kurultayına da gidilerek partinin yapısal anlamda yeniden dizayn edilmesinin de önem ve aciliyatına vurgu yaptı.

CTP içinden zaman zaman uyarılar, ya da kırmızı sinyaller çıkıyor. Mehmet çağlar gibi on the record konuşanların yanı sıra off the record konuşanlarda var; tüm bunlar bize birşeylerin CTP’de yolunda gitmediği izlenimini veriyor…. 

BEYDAĞLI “ELEKTRİĞE YENİK DÜŞÜYORUZ”

Turizm sektöründeki her işletmecinin şu sıralar en büyük derdi otelin doluluğu değil uygulanan elektrik zammı. 
 

Yüzde 36’lara varan bu zam, otellerin iyi bir doluluk yaşamasına karşın birçok işletmenin kazanç anlamında başa baş gitmesine neden oluyor. 

Geçtiğimiz günlerde İşadamı Hasan Uzun ile birlikte Deniz Kızı otelin genç direktörü Niyazi Beydağlı’nın misafiri olduk ve bir kahvesini içtik. 

Niyazi Beydağlı, Yıllarca KITOB başkanlığı yapmış amcası Turhan Beydağlı gibi turizmin içinde büyümüş biri. 

Turizm Bakanı Ünal Üstel’in bakan oluşunun ardından artan turist sayısına ve pazarlara değindik. 

Beydağlı, ağırlıklı İngiltere pazarından turist almalarına rağmen son zamanlarda Türkiye pazarının ağırlık kazandığını ve kış aylarına rağmen doluluğun % 30-% 40 arasında olduğunu ifade etti.  

Bu rakamları eski yıllarda ancak yaz aylarında görürdü otelciler. Ama işin bir aması var işte..

GELEN TURLAR ELEKTRİK ZAMMININ KURBANI

Niyazi Beydağlı’ya  son zamanlarda artan charter seferleri ve buna bağlı olarak gelen turları sorduğumda yüzünün asıldığını gözlemledim. 

“ Evet turların gelmesi bizim için önemli ama verdiğimiz fiyatlar yaşanan son zamların ardından havada kaldı ve zarar etme noktasına geldik. Otelinizin dolu olması illa ki kar ettiğiniz anlamına gelmiyor. 

Elektrik zammının ardından aylık elektrik ödemelerimiz 2500 tl’ye çıktı. Bu çok ciddi bir rakam. Pazar payının artması tabii bizi sevindiriyor. 

Bakan Üstel’in katkıları büyük ama girdilerimizi ucuzlatamadığımız sürece, tutunmamız zorlaşıyor” dedi. 

Tabii KTHY’nin olmayışının da özellikle İngiltere pazarından gelen turist sayısını azalttığını ve bunun önemli bir dezavantaj olduğunu konuştuk sohbet boyunca..

Turizm sektörünün içinde bir Kıbrıslı Türk Turizmcinin genel itibarıyla durumunu yansıtmaya çalıştım; ki yerli işletmecisi olan otellerin birçoğunun casinosu yok. Demekki neymiş; turizmcilere elektrik ucuzlatılmalıymış… 


GÜLER’E HAKSIZLIK YAPLDI

Değinmek farz oldu. Geçtiğimiz hafta Meclis Genel kurulunda yaşanan gerginlikte fatura Meclis Özel Kalem Müdürü Gökhan Güler’e kesilmeye çalışıldı. 

Genel Kurulda yaşanan arbedede gazeteciler haliyle genel kurula girdiler ve çekim yaptılar; diğer görevlilerle birlikte Güler’de bu duruma müdahale etmiş olabilir ama birşeyi hep unutuyoruz; dünyanın hangi ülkesinde gazeteci Meclis genel kuruluna girip fotoğraf çekebilir izinsiz? 

Pek ala o günkü olayda meslektaşlarımız oldukları yerden de görüntü alabilirdi. KKTC genel kurulu dediğiniz orta çapta büyüklükteki bir toplantı salonundan başka nedir Allah aşkına?.. 

Basının haber alma özgürlüğü vardır ama kuralları çiğneyerek değil. Güler’in Mecliste gazetecilere yardım eden sayılı insanlardan biri olduğunu unutmasın kimse.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31