CTP-BG 5 Haziran 2011’de kurultay yapacak.

Ve ilk kez 4 adaylı bir seçim olacak.

Ve yine ilk kez, kendi sorununu kendi ailesi içinde çözen CTP artık yok!

O CTP gitti, başka bir CTP geldi sanki…

Ve belki de ilk kez 5 Haziran’dan sonraki kurultaydan sonra CTP’de bazıları yol ayırımına gelecek ve tarihte olmayanlar yaşanacak.

CTP’de yaşanan liderlik kavgası, parti tabanında büyük rahatsızlık yaratıyor.

Ve aşağıdaki bir CTP’li okurun mektubu, yaşananların ve yaşanacakların habercisi gibi;

“CTP 23. Olağan Genel Kurultayı 5 Haziran’da gerçekleştiriliyor.

Şimdilik 4 adayın başkanlık için yarıştığı seçimde aslında kimin kazanacağı pek de önemli değil.

Bu yazının konusu da bu değil.

Cumhuriyetçi Türk Partisi bu memleketin en köklü, en değerli, en demokratik, en çağdaş ve ilerici partilerinden biridir.

CTP bu günlere gelene kadar çok çileler çekmiş, uzun ve zor yollardan geçmiştir. CTP’nin şimdiki yöneticileri ve kendilerini partinin sahibi sananlar bugünleri unutmuş gibi davranmaktadırlar.

CTP’nin son seçimi kaybedip, hükümetten çekilmesiyle birlikte parti içinde birçok dedikodu mekanizması gelişmiş ve tartışmalar hiçbir CTP’linin onaylayamayacağı boyutlara gelmiştir.

Son gerçekleşen kurultayda partinin ileri gelenleri şimdiki başkan Ferdi Sabit Soyer’den aday olmamasını ve partinin önünü açmasını istemişlerdir. Soyer herkesi şaşırtacak bir şekilde daha zamanı gelmeden adaylığını açıklamış ve yarışa katılmıştı. Son iki yılda da başkanlığı yürütmüştür. Bu dönem içerisinde aynı hikayeyle binlerce kez karşı karşıya gelmiş, partinin “önünün açılması” için başkanlıktan çekilmesi gündeme gelmiştir.

Partinin önünün açılması ne demektir?

Tüm bu baskılardan dolayı partinin olağandışı kurultay gerçekleştirmesi kararını veren Soyer, sonradan sürpriz bir şekilde bu kararından vazgeçmiş ve bugüne kadar beklemeyi tercih etmiştir.

Soyer, gerçekleşecek olan kurultayda aynı baskılara maruz kalmış ve “partinin önünü” açması için aday olmaması yönündeki baskılara “hodri meydan” yanıtını vererek aday olmamıştır.

CTP, bölünmüş ve gruplaşmış bir MYK, Parti Meclisi ve ilçe yönetimleriyle partinin önünü nasıl açacak doğrusu çok merak ediyorum.

Partinin “ileri gelenleri” birbirlerinin kuyusunu kazmakla, yalan yanlış bilgi kirliliği ile, dedikodularla ve parti içindeki toplantıları anında dışarıya sızdırmakla partiyi paramparça ettiklerinin farkında değiller diye düşünüyorum. Partinin önünün açılması parti başkanının değişmesi ile olmaz.

Her partide sorunlar olabilir, bu sorunlar da aile içinde çözülür. Ama partinin başkanı ile ilgili MYK üyeleri, sekreterleri, ilçe başkanları veya milletvekilleri dışarıda dedikodu yapıyorsa, bu, parti değerlerini sıfırla çarpmakla eşdeğerdir.

CTP içinde bir de ‘’düğmeye basma’’ operasyonu var. Birileri sürekli birtakım düğmelere basarak (her ne demekse) kendi başkanlarına ve kendi 30 yıllık yoldaşlarına karşı operasyonlar düzenlemektedir.

Ferdi Sabit Soyer ekibini kurarken çok büyük hatalar yapmıştır. En yakınındaki ekip arkadaşları onu sırtından bıçaklamış ve yalnız bırakmıştır. CTP’nin toparlanamamasının nedeni budur.

Bu saatten sonra nasıl toparlanacağı da belirsizdir. Başkan adayları bu konuda tek kelime etmiyor. Değişim değişim diye nutuklar sallıyor ama bu lafların altı çok boş.

CTP’yi kim toparlayacak?

Son güne kadar asla aday değilim diyen kişiler mi, parti tabanını tanımayan kişiler mi, yoksa yine kendi yoldaşları tarafından son dakika yarı yolda bırakılanlar mı?

CTP kimsenin malı değildir. CTP’yi kendi malı sanan ve vıdı vıdı dedikodu yapmaktan başka işe yaramayan üst düzey yöneticilerine tek bir çağrım var.

‘’Silkelenin ve kendinize gelin beyefendiler’’

(Bir CTP’li)

 

CAS’ın 150 çalışanı perişan olacak!

Batırılan KTHY’den sonra sorunlarla boğuşan CAS’ta alınan karar çalışanlar için tam bir felaket olacak.

CAS’ın çalışma esasları konusunda bir karar üreten hükümet 1 Haziran 2011 tarihinden itibaren çalışanların tümünün ayda 15 gün çalışıp, 15 günlük ödenmesine karar verdi.

Bu konuda CAS’ın üst düzey yönetimine bir talimat veren hükümetin alınan kararı uygulaması için çalışmaların en kosa zamanda bitirilmesini istedi.

1 Haziran’dan itibaren ayda 15 gün dönüşümlü olarak çalışacak olan CAS personeli 700 TL aylık alacak.

Bakalım bu konuda CAS çalışanlarına söz veren Bakan Saner ne diyecek ve kendisini nasıl savunacak?

 

Sigortalar alarmda!

Mağusa Sigortalar Dairesi’nde bir görevlinin görevini suistimal ederek Mustafa Paşa adlı vatandaşın sigorta yatırımlarını zamanında yatırmadığı yönündeki yazımızdan sonra bakanlık Sosyal Sigortalar Dairesi Mağusa şubesinde alarm vererek konuyu mercek altına aldı.

Dünkü yazımızı kısmen doğrulayan bakanlık yetkilileri, 8 aylık yatırımın aylık olarak yatırılmadığını ve şikayet söz konusu olunca topluca yatırıldığını ve ilgili kişi hakkında soruşturma başlatılacağını ifade ettiler.

Duyarlılıklarından dolayı başta Bakan Ünverdi olmak üzere, Müsteşar Nilgün Şefik ile Sigortalar Dairesi Müdürü Elçin Tekakpınar’a teşekkür ederiz…

 

 

MESAJ KUTUSU

 

Sayın Ersan SANER, CAS çalışanları büyük bir infial yaşıyor. Kötü haber dün şirkete bomba gibi düştü ve büyük bir panik yaşanmaya başladı. Telefonlara da cevap vermediğinizi iddia ediyorlar. Onlara bu köşeden de cevap verebilirsiniz.

Sayın Günay ÖZAN, biliyoruz yıllık izne çıktınız ama şu konuyla bir ilgilenin bakalım. Yenierenköy’de bir polis subayının eşinin üzerine açtığı markete nöbet günlerinde mal taşıdığı ve bunların da faturasız mallar olduğu söyleniyor. Tatilinizi bozduğumuz için özür dileriz.

Sayın Cafer GÜRCAFER, mecliste temsil edilen 4 siyasi partiyi ziyaret ederek sorunlarınızı aktardınız. Ancak sadece bir tanesini ihmal ettiniz. Turgay bey fena içerlemiş, nedenini öğrenmek istiyor. Yoksa eski bir hesaplaşma mı?

Sayı Mete TÜMERKAN, basını darp olaylarında bütün meslek örgütleri tepkilerini ortaya koyarken sadece Gazeteciler Cemiyeti’nin sessiz kalması camianın kafasını karıştırdı. Ayrıca aylar öncesinden yapmanız gereken genel kurul ne zaman yapılacak merak konusu!

Sayın Mehmet DARBAZ, Ali Serdar adlı partiliniz dün barut fıçısı gibiydi. İşini halletmesi için kendisini Başbakanlık’ta bir memura havale etmişsiniz ve o da yüzüne telefon kapamış. Umarız kendisini yatıştırabilirsiniz…

Sayın Mehmet ÇAĞLAR, Ferdi beyin adayı olduğunuz yönünde parti kulislerinde müthiş konuşmalar yapılmaya başlandı. Bu size yarar mı getir yoksa zarar mı işte onu kestiremiyoruz. Ama partinizin için için kaynadığından da emin olunuz.

Sayın Kemal DÜRÜST, Varyant Ahmet olayı sanırız bir kez daha gündem gelecek gibi görülüyor. Bu arada bazı basın organları ile görüştüğü ve sizin adınızın da sıkça geçtiği söyleniyor. Hayırdın inşallah onunla ne işiniz olabilir ki?

Sayın İrsen KÜÇÜK, İngiltere dönüşünde iki gün İstanbul’da tepeden tırnağa kontrol olacağınız ve adaya daha enerjik döneceğinizi öğrendik. Sıcak Haziran ayı için buna çok ihtiyacınız olacak.

Sayın Dağhan FELLAHOĞLU, eğitime verdiğiniz katkılar memnuniyetle karşılanıyor. Ancak şu öğrencilere bedava hat dağıtma konusunda çok tepki aldınız. Umarız bir daha tetkarlanmaz değil mi?

Sayın Ümit BAHŞİ, şu meşhur kaset olayının KKTC’de de olabileceğini nereden çıkardın. Bu yazıdan sonra sanırız birkaç siyasimizin uykusu kaçmış, depresyona girmiştir. Üzme bakalım bizim mazbut siyasilerimizi…

Sayın Reşat AKAR, mesleğin duayenlerinden olarak basın mensuplarının darp edilmesi konusunda biraz sessiz kalmadınız mı? Unutmamak gerek ki genç meslektaşlar ustalarının izinden giderler…

Sayın Sümer AYGIN, Kordonboyu’nu kirleten lağım sularının denize akıtılacağını basından öğrendik. Peki ya ne anladık bu işten o zaman biz? Bu işte bir terslik yok mu sizce de?

Sayın Osman KORAHAN, hizmet alımları konusundaki açıklamalarınızdan sonra tek bir kişinin sözleşmesinin iptal edildiği, diğerlerinin ise dere tepe dümdüz gittiği söyleniyor. Madem ki bu ülke yasaları kale alınmıyor, gelin siz de vazgeçin böyle icraatlardan.

Sayın Buran ATAKAN, dünkü bir gazetenin manşetinden sonra Avukatlarınıza talimat verdiğiniz yasal işlemlere hiç gecikmeden başladığınız duyduk. Gazanız mübarek olsun diyoruz…

Sayın Esat-Güven VAROĞLU, muhterem babanızı kaybettiğinizi üzülerek öğrendik. Merhuma Tanrı’dan rahmet, size ve yasıl aileye sabır ve başsağlığı dileriz. Allah geride kalanlara sağlıklı uzun ömürler versin…

Sayın Özdemir GÜL, KIBET’teki ilk görev gününüzde özellikle büyük baş havyanlar epey ilginizi çekmiş diyorlar. Şu işi bir öğrenince emeklilik döneminde beraber bir çiftlik kurup köy hayatı yaşayalım.

Sayın Erdinç GÜNDÜZ, sizin ev, ev olmaktan çıkmış dizi evi haline gelmiş. Dizi severlere izaz ikram servisiniz de var mı? Her Perşembe akşamı Fatmagül’ü birlikte izlemeye ne dersiniz? Çerezler benden…

Sayın Hilmi KIRGIN, Girne’de hizmete açtığınız restoranınız hayırlı ve uğurlu olsun. Ne arsa gıda sektöründe var değil mi? Hayırlı işler bol kazançlar dileriz.

 

Mantar

"Heey dostum iyi haberlerini aldım, evlenmişsin!"
"Evet bu 4’ncü oldu"
"Önceki üçüne ne oldu peki?"
"Üçü de öldü.."
"Yapma ya.. Çok üzüldüm.. Nasıl oldu peki?"
"İlk karım yediği mantarlardan zehirlenerek öldü"
"Bu korkunç bir şey.. Peki ya ikincisi?"
"O da mantar zehirlenmesinden öldü"
"Tanrım ne kaderin varmış senin... Ya üçüncüsü? Yoksa o da mı..."
"Hayır hayır.. O boynu kırılarak öldü"
"Anlıyorum.. Kazaydı yani.."
"Hayır... mantarları yemedi.... "

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31