“Cuk’cuyum” dedi.

“Cuk’cu mu, dediler.

“Evet” dedi, yürüdü.

Herkeste merak başladı.

Bu “Cuk” ne ki?

Peşinden gittiler, bulamadılar.

Adam çoktan sıvışmıştı.

Ertesi gün aynı saatte yine o adam.

Koştular.

-Cuk ne, dediler.

-Söylemem, dedi.

Söylemedi ama “uygulama gösteririm “Cuk’culuk” ne” dedi…

Derken “Cuk” merakı dünyayı sardı.

Devreye ABD girdi.

Adamı kaçırdılar.

-Söyle, dediler “yoksa stratejik bir silah mı?”

“Okyanusa götürün beni” dedi.

Savaş gemisine koydular, okyanus ortasına götürdüler.

Söyle veya yap, dediler.

Adam eline küçük bir çakıl taşı aldı, denize attı.

Çakıl taşı denize çarpınca, “Cuk” diye ses çıkarttı.

“İşte” dedi “benim işim bu.”

“Cuk’culuk.”

İzzet İzcan tarihle yüzleşirsek, birbirimizden özür dilersek ancak barış olur, dedi.

Sevinilmez mi buna…

Alt tarafı bir kapı bu…

Kapıyı geçeceksin, diğer tarafa gideceksin…

Çat kapı, “ben geldim” diyeceksin.

Karşına ilk çıkana, “özür dilerim” diyeceksin.

Bitti.

Sonra karşıdan birisi çat diye kapıyı bu yana geçecek.

Karşısına ilk gelene, ”Özür dilerim” diyecek.

Bir daha bitti.

Bitti işte.

Barış geldi.

Sonra ben Baf’taki baba evine, Yorgo Digomo’daki dede evine gelecek.

O geldiğinde dedesi giderken bıraktığı eşyasını orada bulacak.

Biraz zaman geçmiş.

Tarihe mal olmuş eşyaların ön yüzleri biraz eskimiş olacak ama yine de “başlangıç olarak iyi” diyecek, o gece yatıp uyuyacak.

Kapısı açık uyuyacak.

Penceresi de.

Sonra sabah kalkacak bakacak ki, bahçedeki ekşi ağacı ekşi dolu.

“Napayım bu kadar ekşiyi” diyecek.

Götürüp bandabuliyada satacak.

Üç beş kuruş kazanacak.

Sevinecek.

Barış güzelmiş, diyecek.

Baf’a giden bana gelirsek.

Daha ilk geceden koşup limanda tur atacağım.

Tur atarken Pelikan lokantasında durup 1950’li yılların bakirliğini düşüneceğim.

“Olsun” diyeceğim.

“Sipga burada yok.

Ağzına sigarayla kameralara poz vermedi ama başka arkadaşlar balığa çıkma hazırlığındalar.

Nasılsa sabah olacak, balık gelecek, ben de alıp pişireceğim” diyeceğim.

Mutlu yüz ifadesi ile yarım kalan yaşamıma devam etmek üzere eve yürüyeceğim.

Ramadan şoför yok ama yenilerden bir şoför ille olmalı.

Derken…

TC açıklama yapacak.

Tüm TC’lilerin ellerindeki malların parasını ödemeye hazırım.

Gel çık işin içinden…

Cuk mu?

Cuk oturdu işte…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31