KIBRIS TV’de her Pazartesi ve Çarşamba saat 15.15’te “her yerde haber var” diye bir program yayınlıyoruz...

Bu programda, sevgili Sezgin Madencioğlu’nun büyük katkıları ile köy köy, mahalle mahalle dolaşıp, köylümüzün, çiftçimizin, vatandaşımızın her türlü derdini dinliyoruz; çevre kirliliğini görüntülüyoruz, tarihi eserlerimizi dolaşıyoruz...

Önümüze ne çıkarsa, gözümüz ne görürse, kulağımız ne duyarsa görüntüleyip yayına çeviriyoruz...

Vatandaş, siyasi gazeteciliğe alışık olduğu için, yani yorum yapılmasından hoşlandığından, her gazeteye “şu partinin destekçisi” diye bakmayı çok sever...

Zaman zaman gazeteciler için de “şu partidendir” dendiği olur...

Elbette her gazetecinin oy verdiği bir partisi olacaktır...

Geçenlerde bir köyümüzde çekim yapıyoruz... Muzip, şakacı ve dobracı arkadaşımız çoktur; “sattın CTP’yi be İncirli” diye bağırdı biri...

Olur böyle vakalar... Güldüm, gülümsedim, kavga edecek halim yok ya...

CTP’yi sattım?

Neden?

Çünkü “Kıbrıs sorununun çözüm umudu olmaktan uzaklaştı” temelinde eleştiriyordum; eleştiriyorum da...

Vatandaş ısrar da ediyor... “CTP’ye da Talat’a da seçim kaybettirdiniz!”... 

Söyleşi yapacağız, O, şakalarını veya hakaretlerini ya da saldırısını sürdürüyor...

Genelde sakinim. Kızmam. Sinirlenmem bu gibi durumlarda ama ısrar edince; CTP döneminden bir kaç bakan bir kaç üst düzey adam ismi verdim... En az on dakika bana neredeyse küfredecek kadar işi abartan arkadaş, “doğrudur be gavollem, doğrudur” deyip uzaklaştı...

Sadece dört ya da beş kişinin ismini saydım... Başka bir tek kelime etmedim... Beş isim yetti... 

Kim oldukları hiç önemli değildir.

Ama şu bir gerçektir ki; Kıbrıs’ta çözümün umudu olup da ne yazık ki şu anda Başbakanlık Denetleme Kurulu ve Maliye Teftiş Kurulu tarafından sekiz adet dosyada da açıkça ifşa edilen bazı işlere imza atan bazı kişiler, CTP’yi gerçek anlamda satanlardır.

Şu çok iyi bilinmeli; CTP, yani Cumhuriyetçi Türk Partisi sadece alelade bir politik örgütlenme değildir... 

CTP’liler, 1950’lerde bu ülkede rahatsızlık yaratmaya başlayan milliyetçi harekete karşı başkaldırma cesareti gösteren bir avuç onurlu insanın temellerini attığı çok onurlu bir hareketin mensupları, onların çocukları ve torunlarıdır... Kıbrıs sevdalısı yğrek insanlarıdır... Yoksul, köylü, işçilerdir.

Bugünkü kurultaya giderken, tüm delegelerin bu onurlu hareketin geçmişine yüreklerinden selam göndermelerini dilerim...

CTP yeniden çözümün umudu olacaksa; ne mutlu bize... Yok eğer, “UBP’nin alternatifi” olacaksa; eksik olsun... 
   
(Bu yazı, 5 Haziran 2011 tarihili KIBRIS gazetesinde yayınlandı... Güncelliği ortada... CTP ve Talat, sadece çözüme odaklanmalıydı – Rumları ya da Rum yöneticileri suçlayıp, biz kendi içimizi düzeltelim iddiasının boş olduğu bilinmeliydi... Bu görüşümde hala ısrarlıyım. Çözüm fırsatı, bir daha o derecede güçlü olarak elimize gelir mi de şüpheliyim...)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31