Tv’de dizi izlemeyi, boşuna vakit harcama olarak görmeme karşın, “Muhteşem Yüzyıl”ı kaçırmamağa çalışırım.
   
Az önce de bir bölümü bitti.
   
Hürrem Sultan doğum yapıp “Devlet-i Aliyye”e bir şehzade doğurdu ya, Valide Sultan şenlik emretti, bu arada altınlar “saçıldı.”
   
Bilmem neden, bu altın saçma işi bana “cevizcinin çuvalı”nı anımsattı.
(Anti parantez olarak arada söyleyeyim. 3 – 5 yıl önce Ukrayna’nın başkenti Kiev’de KIBATEK olarak düzenlediğimiz ve o zaman Dışişleri Bakanı olan Sayın Abdullah Gül’ün de katıldığı sempozyumda bir Ukraynalı tarihçi, Hürrem Sultan’ı Ukrayna’nın yetiştirdiği en büyük insanlardan biri olarak anlatmıştı.) 

Toz Duman İçinde Fermanın Lafı Mı Olurmuş

28 Ocak mitinginde açılan birkaç pankartın yarattığı fırtına sonrasında “toz duman ferman okutturmamağa” devam ediyor.
   
Gün geçtikçe Türk medyasında konunun “bam teli”ne basanlar çıkmıyor değil, ama hem politik arenada, hem medyada bir şeyleri “kaşıyanlar” da eksik olmuyor.
   
Ve bu toz duman içinde, değişik kanallardan çıkan sağduyu ve sağgörü çığlıkları, ne yazık ki muhatap bulamadan boşlukta yitip gidiyor.
   
Özellikle KKTC siyasal arenasında hâlâ daha küçük hesaplarla uğraşılmasını ve küçük politik çıkar hesaplarının yapılmasını anlamak mümkün değildir.
   
Oysa 28 Ocak mitinginin bile adı, “Varoluş” olarak konmuştu. Bu ad verilirken her halde toplumun “yok oluş”un eşiğinde olduğu varsayılmıştır.
   
Peki ama bu ortamda bile siyasal bağlamda ortak bir hareket yapılamıyorsa ne zaman yapılacak?

Bu Ülkenin Temel Sorunu:

Cevizcinin çuvalından harcayıp popülizmi sistem yapan;
Cevizci ses çıkarmayıp  rahatça dağıtım yaptığında “ben yaptım” diye böbürlenen;
Cevizci çuvalın ağzını sıktığında “kötü cevizci” edebiyatına sarılan
siyaset kurumunun ta kendisidir.
   
Bu benim içten inancımdır ve bu inancımın doğru olduğuna da inanıyorum.

Peki ama cevizcinin bunda hiç mi sorumluluğu yok?
   
Yok olur mu? Bal gibi var. Ama o bambaşka bir sorundur ve siyaset kurumumuzun sorumluluğunu azaltmaz. 

Son Olarak

Başa dönelim.

“Muhteşem Yüzyıl”daki “altın saçma” işi, nedense bana bizdeki “cevizcin çuvalını” anımsattı.
Ve şu soruyu sordum kendi kendime:

Bugüne kadar cevizcinin çuvalından popülizm yapanlar, cevizci, artık çuvalın ağzını bağladığına göre bundan sonra ne yapacaklar?

Bilen varsa anlatsın da biz de bilelim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31