Son günlerde ülkemizin sadece Türkiye Cumhuriyeti tarafından değil, aynı zamanda İslam Ülkeleri tarafından da destek görmesi Rum tarafının iyiden iyiye rahatsız etmiş gibi görünüyor. Aslında müzakerelerdeki karalılığımız ve K.K.T.C’nin mevcut pozisyonunda daha fazla kalmasına müsaade etmeyeceğimiz şekildeki tavrımızın da payı var.   Propagandalarına devam eden Rum tarafı bu çeşitli iddialar ortaya atıyor. Hava güvenliğinden dem vuran Rum tarafının maksadı ulaşımı zedelemektir. Ülkemize gelen ve gelmek isteyenlerin gözünü korkutmaktır. Pek şaşırtıcı değil çünkü Rum tarafı K.K.T.C’de herhangi bir gelişme de, bu tavrını takınmaktan geri kalmıyor.Üklemiz zincirlerini kırıyor ve Rum tarafı bundan korkuyor belli.

 Dünya standartlarındaki sağlık hizmetinin her şeye rağmen ülkemizde sunulması ve eğitim alanında aynı derecede ki başarımız, potansiyel yabancı yatırımcılar için garanti niteliğini taşımaktadır. Fakat ülkemizde sadece sağlık ve eğitim sektörü baz alınarak yabancı yatırımcılar yönlendirilmemelidir. Turizmden tarıma değerlendirmeler yapılarak ülke ekonomisine katkıda bulunacak her fırsat göz önünde bulundurulmalıdır. İslam İşbirliği Teşkilatı ile düzenlenen konferanstan da edindiğim bilgilere göre, ülkemizde pek çok proje hayata geçirilmek için sırada bekliyor. Proje sahipleri yatırımcı bulamamaktan, kredi alamamaktan ve uzun bürokratik işlemlerden şikâyetçi. Ülkemizde eğitimli iş gücü, hazır projeler ve potansiyeli yüksek yatırım imkanları olduğu göz önünde bulundurulursa, K.K.T.C’de bunları değerlendirmek için yapılacak tek bir hamle kalıyor. Doğru projeler ve yatırımcıları bir araya getirmek. Konferansta stantlar oluşturularak bu sağlanmaya çalışıldı. Fakat tanıtım ve pazarlama için daha da ileri gitmek gerek. Eğitimli fakat işsiz konusunda uzman arkadaşlarımızın bir ekip oluşturarak bu konularla ilgili en kısa zamanda çalışmalar başlatmalıyız.

Ülkemizde yabancı yatırımcılara yönelik uygulamalarda YAGA’nın da fikri alınarak iyileştirmeler ve yenilikler yapılmalıdır. Şuan hazırda bulunan projelerimizi yabancı yatırımcılara tanıtarak, yerel ve yabancı arasındaki bağı kurmayı da unutmamalıyız. Yabancı yatırımcıların yatırımlarında yerel iş gücü ve yerel firmalardan faydalanmalarını sağlamakta bu bağı kuvvetlendirecektir. Hatta yeni istihdam alanları ilk etapta oluşacaktır. Zaman kaybetmeden ülkemizde hali hazırda projeleri olan insanlardan yararlanmalı ve topluma yansıtılmaya çalışılan ” satılıyoruz” zihniyetini engellemek gerek. Çünkü hala ülkemizde değişimi ve gelişimi engellemek için bildik senaryolar sahnelenmeye çalışılıyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31