Çok değil az önce Mağusa öyle ikircikli bir sevdayı elinden alıp eli fazlasıyla boşluk haliyle sevdalık ve hiç denize fırlattı.

Bir müddet Akdeniz su üstünde tuttu. —ki Akdeniz, sabahları üstüne çarşaf geçirir, herhalde sabaha karşı birazcık serin oluyor örtünüyor sabaha karşı sabahleyin çarşaf üstünde uyu bulunur Akdeniz-  Tuttukça baktı ki Akdeniz suyun sıcaklığı artıyor elinde baktı ki eli kanıyor serinliği havlusunda Akdeniz’in kaldırıp çarşafını üstünden dürüp buruşturup savurdu. –oldukça sinir ve tedirgindi o sabah Akdeniz ilk kere denize girilmemesi yasak yazısı yazı tahtasında- Külleri Akdeniz’in kumunun oldu. Kumu kamunundur Akdeniz’in lakin kimse sahiplenmedi.

Öyle Mağusa’nın ense tarafında sersem bir ağırlıkla upuzun bir kimseciklerin sevdalığı evsiz ve dolayısıyla barksız öyleee durur.
   
Dönüp dolaşıp mağusayı dudak tarafından öpmem bundan. Mağusa topukları elinden alınmış bir kadındır, eli silah tutan herkesin askere çağrılarak topuklarından vurulduğu güzelliği gazi mağusadır. Mağusa güzel kadındır. Bazı dillerde famagusta...

Haa. Sevdacık mı..?
Denize girdikçe ıslanarak daha da herkesin oluyor
Akdeniz’in hüviyetsiz memleketinde...

Yoo kimse bilmiyor küllerinden kalanının ne olduğunu. Kimse. O mağusayla bizim aramızda. Bir Mağusa biliyor bir ben biliyorum. Bir de hani bir gün ıssız bir adaya düşersen bizi yanına almayı unutmadan tümcesi................................

                           
Ağustos 2004/Mağusa
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31