İsviçre’nin Davos Kasabasının adını ilk defa Turgut Özal’ın TC Başbakanı olduğu dönemde duymuştuk. Dünya Ekonomik Formu’nun toplandığı yer olan Davos’a TC Başbakanı Özal her yıl ekonomi kurmayları ile birlikte katılırdı. BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi Eide’nin gayretleri ile ilk defa KKTC Cumhurbaşkanı, Kıbrıs Türk Toplumu Lideri olarak Davos’a davet edildi. Yine Eide’nin gayretleri ile yapılacak bir seminerde Anastasiadis ve Akıncı dünya liderlerine 5’er dakikalık hitap etme fırsatını bulacaklar. Sorulacak sorularla, herhalde iki lider kendilerini daha iyi anlatma imkânına kavuşacaklardır. Aslında iki liderin Kıbrıs  Sorunu ile ilgili görüşmelerinde ilerleme kaydettiklerini ve 2016 yılında bir çözümün mümkün olabileceği açıklamalarından sonra Davos’ta bulunmaları çok büyük bir şanstır. Çünkü Kıbrıs sorunu ile doğrudan ilgili üç garantör  ülke ile birlikte, Kıbrıs Sorununa çözüm bağlamında etki edebilecek bir çok dünya ülkesinin lideri de Davos’ta olacaklardır. Rum dostlarımız sürekli olarak garantiler ve Türk askerinin Kıbrıs’tan tamamen çekilmesini olmazsa olmazları olarak ilân etmişlerdir. Bu konuları garantör ülkelerle birlikte, iki toplum lideri olarak hep birlikte beşli bir konferansta ele alıp sonuçlandırmak şansı da Davos’ta vardır. Ancak Rum dostlarımız beşli bir konferansın uluslar arası bir konferans niteliği taşıdığını ve sadece devletler arası yapılacağını öne sürerek, KKTC’nin statüsünün yükseltilmesi anlamına geleceği için beşli konferansı reddediyorlar. Aslında ilk başlarda Rum lider Anastasiadis, Davos’ta Akıncı ile görüşmeyi de kabul etmemişti. Çünkü ona göre kendisi Davos’a devlet başkanı, Akıncı’nin ise lider olarak davet edilmişti. Ancak Eide’nin çabaları sonucu BM Genel Sekreterinin daveti üzerine üçlü görüşmeyi kabul etti. Rum dostlarımızı ben anlamakta zorlanıyorum. Anastasiadis güya Akıncı ile ara bölgede liderler olarak görüşür. Halbuki Akıncı o toplantılara arabasının üzerinde KKTC Cumhurbaşkanlığı forsu ve KKTC bayrağı ile katılıyor. Gerek yerel Rum ve Türk kanallar, gerekse de uluslar arası kanallar da bu gerçeği hem Kıbrıs halklarına hem de dünya halklarına canlı olarak gösteriyorlar. O zaman KKTC’nin statüsü yükseltilmiş olmuyor da, Davos’ta görüşülünce mi olacak? Bu arada sözde solcu, 1963 Kanlı Noel’inin eli kanlı Kumsal Baskınının çeteci Rum komutanı Lisaridis de Lefkoşa’dan Anastasiadis’e seslenerek,”Aman ha, KKTC’nin statüsünü yükseltecek görüşmeler yapma” diyerek akıl veriyor. Bre gafiller, eğer Kıbrıs Sorununu çözecekseniz, ille de Kıbrıslı Türkler de, adı ne olursa olsun yapılacak görüşmelerde yer alacaklardır. Bu yıl Davos’ta yapılan Dünya Ekonomik Formu toplantısına Türk lider Akıncı’nın da katılması, Kıbrıs Sorunun çözümü bağlamında çok büyük bir şanstı. Madem ki iki lider arasında Kıbrıs’ta yapılan görüşmelerde oldukça ilerlemeler vardı, bu ilerlemeler Davos’ta BM dahil tüm ilgili ülkelerin katılacağı bir konferansla perçinlenebilirdi. Ne yazık ki Rum dostlarımızın korkuları ve evhamları yüzünden bu şans korkarım heba edilecektir. Rum eski Dışişleri Bakanı Rolandis’in çok doğru tesbiti gibi, “Rumlar daha iyisini ararken, iyi bir fırsatı daha kaybedeceklerdir.” 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31