AKP’nin baskılarına ve şiddetine karşı bizde Kıbrıs’tan isyan ediyoruz…

Özellikle son yaşanan olaylardan sonra, sesimizi daha bir gür çıkmaya başladık…

Fakat kendimizi fazlasıyla kaptırdığımız bu olayda, atladığımız bir durum var sanki…

Diktatör Erdoğan’ı ve baskıcı AKP’yi istifaya davet ediyoruz…

Bu Türkiye Halkı’nın belki kurtuluşu olacak ama ya bizim?

Ne yazık ki Kıbrıslıların 74’ten sonra değişmeyen bir kaderi var…

Kim gelirse gelsin, kendi ideolojisini ve uygulamalarını ilk bizim üstümüzde test ediyorlar…

Her ortamda bizleri pazarlık konusu yapıyorlar…

AKP gitti diyelim, peki ya sonrası…

Benim şuanda tek düşündüğüm bu…

Kemal Kılıçtaroğlu’nun Maraş açıklaması hala akıllarda…

Böyle bir geri kafalı zihniyetin tekrar TC’nin başına gelmesi demek, askeri vesayetin hortlaması anlamına geliyor…

AKP zaten bunların içindeki en tehlikeli parti, tam bir yobaz zihniyeti taşıyorlar…

Geriye kim kaldı, MHP mi?

Direk 82.il olmak istiyorsak MHP’den iyisini bulamayız…

BDP’yi bu partilerin dışında tutuyorum…

Gerek partinin kendi görüşü, gerekse Sırrı Süreyya Önder, Ertuğrul Kürkçü ve Hasip Kaplan gibi Milletvekillerinin açıklamaları biz en yakın durumda olanlar…

Ama ne yazık ki Türkiye’deki toplumun genelinin BDP’ye bakışı, bizdeki toplumun genelinin meclis dışındaki partilere ve örgütlere bakışı ile aynı…

Türkiye’de önemli bir gerçek varsa, o da muhalefetin çok zayıf olduğudur…

Tıpkı bizde olduğu gibi…

AKP’yi çoğunluk artık istemiyor, CHP’ye kimse güvenmiyor, MHP’den herkes korkuyor, BDP’yi ise çoğunluk önemsemiyor…

Ama en önemlisi AKP gittikten sonra Türkiye Halkı mutlak kazanacaktır ancak yerine gelecek olanla biz yine kaybedenleri oynayacağız…

Türkiye dün ANAP’ı, DYP’si, DSP’si, Refah’ı, MHP’si ile de bizi adam yerine koymuyordu…

Şimdi AKP’si ile de koymuyor…

Yarın gelecek olan CHP’si ile de koymayacak…

Evet, Türkiye’deki dostlarımıza sonuna kadar destek veriyoruz ve vereceğizde…

Ama bu mücadeleyi verirken onlara, “zamanı geldiğinde sizde bize destek vermelisiniz “ mesajını iletmeliyiz…

3 günde TC medyasının ne mal olduğunu anladılar…

VE şimdi bu medyanın 30 yıldır Kürt sorununu nasıl aktardığını sorguluyorlar…

Bu bizim için büyük bir fırsat…

Çünkü aynı medya 40 yıldır Kıbrıs Sorununu da tek yanlı aktarıyordu…

Türkiye Halkı’nın bu konuyu da sorgulamasını sağlamalıyız…

Oturduğumuz yerden AKP’nin gitmesiyle Kıbrıs’ta her şeyin düzeleceğini sanıyorsak, değişmeyen kaderimizi yaşamaktan kurtulamayız…

Toplumlar kendi kaderlerini duruşları ile kendileri belirlerler…

Şuanda biz bunu TC’ye devretmiş durumdayız…

Ankara’nın başına gelen her iktidarın masasında koz olarak duruyor…

Bunu geri almak ve özgür olabilmek için çok ama çok çalışmalıyız…

Erdoğan’ı yalayarak ve AKP’ye oy atarak değil…

Askerin darbe yapması çağrısında bulunarak hiç değil…

Kuzeyde var olan vesayet rejimini kabul ederek, buna karşı mücadele vermeliyiz…

Bizim ülkemizi sevmek için UBP ve DP’ye, barışa gitmek içinde CTP ve TDP’ye ihtiyacımız yok…

Toplum olarak birlik olalım ve ne istediğimizi bilelim yeter…

Bunu başardığımız zaman göreceksiniz ki, bu saydığım 4 parti de bizim, yani toplumun çizgisine geleceklerdir…

Dünyanın hiçbir yerinde halka rağmen bir şey yapılmaz…

Ama önce gerçekten halk olmamız gerekiyor…   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5