İçinde bizim de bulunduğumuz az gelişmiş ülkelerin insanlarına batı uygarlığı ve demokrasisi örnek gösterilir. Şimdi gelin de Fransa’da parlamento eliyle şu yapılanı kendinize örnek alınız bakalım!..
  
500’ü aşkın üyesi olan bir mecliste 50 tane milletvekili toplandı ve azınlık oylarıyla Türkiye ile Fransa ilişkileri bağlamında tamiri zor bir falsoyu geçirdi. Kaldı ki o 50 üyenin 6 tanesi de, geçirilmek istenen falsoya ret oyu verdi. Yani geriye kalır 44 tane işgüzar ve popülist Fransız milletvekili…
 
44 tane milletvekili başkanları Nicolas Sarkozy’den aldıkları işar üzerine sırf ülkedeki Ermeni oylarını çantada kekliğe dönüştürebilme adına, demokrasiyi de, hukuku da, parlamenter ahlakı da rencide eden bir kararı geçirdiler. Demokrasi adına bir utanç olan o kararın saçma içeriğine göre, Ermeni soykırım iddialarının reddi Fransa’da suç sayılacakmış!..
Lütfen karara bakın ve hizaya gelin!!..
    *       *       *
  
Demokrasinin temelinde düşünce ve ifade özgürlüğü vardır. Düşünce ve ifade özgürlüğünü suç sayan feodal bir mantığın demokrasiyle ne ilişiği olabilir? Meclisinde böylesi bir kararı üretebilen batı demokrasisine bizim saygımız ve güvenimiz mi kalır?... Düşüncenin ve ifade özgürlüğünün yasaklanması Ortaçağ’a özgü bir barbarlık.
  
Bu işgüzarlığın altında yatan korku, Ermeni soykırım iddialarının uzman tarihçiler tarafından çürütülüp tarihin çöplüğüne atılacağıdır. Ermeni diasporası bu korkusunu kendilerinden oy bekleyen işgüzar ve popülist Fransız siyasetçilerine empoze ettiler, onlar da bu etki altında malum sakat kararı geçirdiler…
  
Türk edebiyatının Kürt kökenli büyük yazarı Yaşar Kemal Fransa’nın en büyük nişanı olan Legion d’honneur ile onurlandırıldı. Gerek Sarkozy, gerekse şu Fransa’nın  ayıbı olan kararı geçiren Fransız milletvekilleri demek ki Yaşar Kemal’in eserlerini okumamışlar ve ona haybeden en büyük nişanlarını vermişlerdir!..
  
Çünkü okumuş olsalardı büyük yazar Yaşar Kemal’in romanlarının satır aralarında Doğu Anadolu’daki Ermeni meselesine dair nice gerçekle yüzleşeceklerdi. Ermeni Komitacıların kâh Fransız ve kâh Rus üniforması altında masum Kürt insanlarını nasıl kesip biçtiklerini, Kürtlerin de onlara nasıl yeri geldikçe misillemede bulunduğunu öğreneceklerdi.
     *       *       *
  
1915’ler ortamında, Rusya ile girişilen büyük savaşın içinde Osmanlı ordusunu sırtından vuran Ermeni komitacıların o hıyanet serüveninde Fransa’nın da parmağı vardır. Saçma sapan siyasal girişimlerde bu çirkin parmağı gizleme ve işlenen günahların tüm sorumluluğunu Osmanlı’ya yıkma hırsı söz konusu. Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra Osmanlı rejimi tarihe karışmıştır ama Doğu Anadolu’daki günahlarda büyük payı olan Fransız rejimi hâla sürgit ayaktadır.
  
Herkes Türkiye Cumhuriyeti’nin şu erdemine baksın ki “ne olmuşsa Osmanlı Rejimi’nde olmuştur, varınız tarihe gömülen Osmanlı ile hesaplaşınız, bana ne sizin saçmalıklarınızdan” demiyor. Modern Türkiye Cumhuriyeti, ulusal tarihin yadsınmaz bir süreç olduğu bilinciyle 1923 öncesi ulusal meselelerin aklamasında da sorumluluk gösteriyor. Ama karşısındakiler de, işte o ciddi aklama hareketini durdurabilmek için “soykırım olmadı” demeyi suç sayan saçma yasalar üretiyorlar.
 
Ve bunu yapanlar kimler?.. Yakın tarihte Cezayir’de bir buçuk milyon Cezayirli yurtseveri katleden emperyalist ve faşist Fransız lejyonerlerin çocukları!... TC Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan Nikolas Sarkozy’ye babasının de o lejyonerlerden biri olduğunu anımsatması, altı önemle çizilmesi gereken bir ironidir. Anlayana sivrisinek saz!...
  
Olayla bağlantılı bir başka ironi de, demokrasi ayıbı yasanın sunucusunun Cezayir kökenli Marsilya milletvekili Valerie Boyer’in olması. Hanımefendi Cezayir’de katledilen atalarının anısıyla uğraşacağına bakınız nelerle uğraşıyor!. Oy uğruna her şey mubah!...

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31