Memleket o kadar bozuldu, o kadar ilişkiler çirkefleşti ki, siyasetle ilgili her hangi bir haber ve yorum yazdığınız anda; arkasında bir çıkar ilişkisi aranıyor…

Örneğin, “yargı size ikinci tur mesajı veriyor, neden geciktiriyorsunuz? Bu ülkenin çok sağlam bir iktidar partisine, güçlü bir hükümete ihtiyacı var!” diye yorum yapıyorsunuz; “Vaaaay Ahmet Kaşif’çi seni!” oluyorsunuz…

UBP’nin genel başkanının kim olacağı konusunda hiç fikir ortaya koymadım… “İsim” yazmadım…

Ama “eğer gerekirse, her iki aday da (Kaşif ve Küçük) çekilsin; ortak bir aday bulunsun” dedim…

“Genç bir başkan lazım” yorumunu da yaptım… Ki bunda ısrarlıyım… 70’li yaşlar başbakanlık için uygun değil.

Akabinde, “Vay zaten Hüseyin’in (Özgürgün) arkadaşıdır” dediler… Genç aday derkenden!

E doğru… Hüseyin Özgürgün, hayatta en çok gurur duyduğum arkadaşlarımdan biridir…

UBP Genel Başkanı’yken de şimdi da aynı gururu duyarım ama atletken, futbolcuyken, sporcuyken, öğrenciyken, genel müdürken de duyardım… Sade vatandaş olarak da… O ayrı bir mesele… Bunları yazmaktan da çekinmem…

UBP delegesi olsam ve aday olsa; öte tarafta babam aday olsa ben tereddütsüz Hüseyin’ciyim ama bu apayrı bir kişisel ahbaplık meselesidir… Kaldı ki UBP delegesi de değilim… Her hangi bir partiyle bağım yok… Açıkça da söyleyeyim; sandığa gidildiğinde, bu ülkede değiştirilecek bir şey olduğu inancım da sıfır!

Konuya dönersek; şu anda Küçük yerinde Hüseyin Özgürgün olsaydı da ben yine aynı yorumu yapardım ve “yargı size ikinci tur mesajı veriyor, neden geciktiriyorsunuz? Bu ülkenin çok sağlam bir iktidar partisine, güçlü bir hükümete ihtiyacı var!” derdim.

Anlatabildim mi?

Ve Küçük yerinde Özgürgün olsaydı; ben yine; “neden bu gecikme? Neden ikinci tur hemen şimdi olmuyor?” diye sorardım.

Doğru bildiğimi yazmak görevimdir…

Doğru bildiğim de şudur ki; UBP Tüzüğü’nün 28’inci maddesi pırıl pırıl açıktır; nettir, ortadadır… İtiraz eden Ahmet Kaşif haklıdır… İkinci tur kaçınılmazdır… Kaza Mahkemesi de bu karara varmıştır.

İstinaf farklı bir karara varırsa, benim düşüncem değişmez ama o karara da saygısızlık edip; “adaletsizdir” demem… Ki bu da ayrı bir yazı konusu!

Kısacası, kurultay süreci ve sonrası fiyaskodur.

Bu fiyaskonun mimarı İrsen Küçük’tür.

UBP bu fiyaskodan zarar görmüştür.

Hükümet zayıftır.

Ülke perişandır.

İşaret ortadadır; bunca gecikmeye gerek yoktur…

En kısa sürede; ikinci tur yapılmalıdır…

Haaa; Ahmet Kaşif yarıştan çekilmeye mi karar verdi?

O da beni ilgilendirmez…

İrsen Küçük genel başkan ve başbakan olur… Ama bence bu durumda; memleketin içine düşürüldüğü durumun sorumluluğu gereği de erken seçim derhal yaşama geçer. Kaçınılmaz olur.

Ve UBP’den CTP’ye zıplayalım.

CTP, iktidarı döneminde Kıbrıs sorununun çözümü başta olmak üzere; kişisel bir takım hatalar ve mafyatik tavırlar nedeniyle tarafımdan çok eleştirildi…

Ama, şu anda Mağusa, Girne, Değirmenlik, Dikmen gibi yerlere baktığımda; eleştirilecek elbette çok şey var ancak başarı da ortadadır… Bunları yazarken; “Şuncu, buncu, şunun taraftarı, bunun adamı” olmama gerek yoktur… bilmem anlatabildim mi?

Kaldı ki; gerçek demokrasilerde kişiler siyasilerin adamı olmaz… Siyasiler, kişilerin hizmetçisidir…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31