Mağusa…

1972 yılında olması lazım…

Savaş çıkmamıştı henüz.

Savaşa gittiğimizin de farkında değildik.

Her taraf süt limandı…

O yıl liselerarası atletizm yarışmaları vardı.

Baf Kurtuluş Lisesi olarak gelmiştik.

Mağusa bize uzaktı.

Baf nerede, Mağusa neredeydi.

Gittik, gittik, vardır surlar kentine.

Surlar büyüktü.

Yüksekti.

Çok yer kaplıyordu.

Surlara çıktık.

Arkadaşlarla beraber fotoğraf çektirdik.

Facebook’ta yayınlayamadık.

Yoktu öyle şeyler.

Fotoğraflar siyah beyazdı ve haftalar sonra görebiliyorduk ne çektiğimizi…

Kim bilir bir daha ne zaman gelecektik bu uzak yere, diye dönüşte konuşuyorduk.

Denize sıfır şehirde o gelişimizde denize uzak bakmıştık.

Oysa Baf denizin içindeydi.

Adımını at, deniz.

Uzağa bak, deniz,

Yakına bak, deniz.

Deniz kokusu içimizdeydi.

Fırtına günlerinde dalgaların gürültüsünden uyuyamazdık.

Sonra yıllar geçti.

Baf uzak Mağusa içimizde şimdi.

Surlar, kiliseler, tarihi binalar şehrinde yaşamaya mahkûm edildik.

Neticede burası da Baf gibi denize sıfırdı.

Burası da Kıbrıs’tı…

Alışırdık.

Ama…

Denizden çıkmayan bizler Mağusa’ya geldikten sonra denizden uzaklaştık.

Çünkü denize gidecek yol yok.

Deniz hemen oradaydı biliyoruz.

Denizin sesi kulağımızda…

Hatta kokusu burnumuzda…

Ama deniz yok.

Moda binalar önünü kesti.

Kötü yapılaşma kıyıyı engelledi.

Ve Maraş.

Kapattılar kapalı Maraş’ı.

Orayı asker kontrolüne aldı.

Palm Beach bölgesinde bir nefeslik deniz olsa da yan taraftaki apartmanlar ve subaylarla komutanın evi…

Biraz yan tarafta limanın demirleri.

Sonra gemiler…

Ambarlar…

Biraz daha gidersen Gülseren’deki “Askeri yasak bölge” tabelaları ile denize sıfır subay evi...

Yani kısacası.

Denize sıfır bu kaleler kentinde denize uzağız.

Ne yapmalı?

Eskiden yapılan binaları yıkmak olmaz.

Yeni başlayan binalara dur demek de olmaz.

Ama bundan sonra yapılacak binalara yükseklik kısıtlaması koymalı.

Ve…

Ve en mühim mesele…

Plajı ile ünlü kapalı denilen Maraş’ın bugün sahiplerine verilmese bile en azından halka açılması.

Hemen oradan denizin sesi geliyor oysa.

Bir adım ötede deniz var.

Askeri yasak tabelaları görmemize bile engel.

Ne duruyoruz?

Bu memleket bizimse...

Bu sahil de bizim olmalı.

Deniz sadece subay, subay eşleri ve onların misafirlerinin olmamalı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31