Devletin hiçbir konuda politikası olmadığını aylardır yazar dururuz.

Eğitimde yok, sağlıkta yok, turizmde yok, uyuşturucu da yok, yok da yok!

Devletin her biriminin bir tamam olup da, işlerliğini yitirip politika üretememesi artık gelenek haline geldi.

Çünkü bunları ne sorgulayan var, ne de kafa patlatan!

Ama gönül isterdi ki, madem ki bu yıl ülkede ‘Çevre Yılı’ ilan edildi, en azından gözle görülür bir şeyler yapılsın, en azından gözle görülen yerlerde seferberlikler başlatılsın…

Maalesef nafile!

Bu ülkenin turizm tanıtımında resimlerde kullanılan sadece birkaç yeri var…

Birisi Girne kalesi ise, diğeri Salamis harabeleri, bir başkası da Karpaz’daki o eşsiz güzellikteki Altınkumdur…

Daha da doğrusu bir zamanlar güzeldi demekte yarar var…

Turizm Çevre ve Kültür Bakanı’nı yıllardır tanırım, yeni Çevre Dairesi müdürünü ise toplum olarak yeni tanıdık.

Her ikisinin de iyi niyetinden, ülkelerine hizmet vermek için uğraş verdiklerinden de kuşkum yok…

Ama böyle giderlerse olacak!

Ülkenin nadir el değmemiş, bakir yerlerinden olan Altınkum’a görev süresi içinde gittiler mi bilmem.

Böyle bir şey basında da gözüme çarpmadı…

Ama ben onların yerine olsam, hemen bugün, hem de tatil günü olduğu için alır çocuğu buraya giderim…

Belki onlar 5 yıldızlı konfora alışık olabilirler ama madem ki bu ülkenin üst makamlarında oturmaktadırlar ve madem ki bizim de onların iyi niyetinden hiç kuşkumuz yok, bunu en azından görevlerinin kendilerine verdiği sorumluluk nedeniyle yapmak zorundadırlar.

Kimse kusura bakmasın;

Bu ülkede devlet eliyle çevre cinayeti işlenmektedir!

Hem bir zamanlar eşsiz güzellikteki sahillerimiz pislikten geçilmemekte, hem de pislik nedeniyle doğanın bize büyük hediyesi olan nadide kaplumbağalar heba olmaktadır.

İşte bu iddianın belgesi yine bu sayfada resimlerle belgelidir…

Şimdi bu zatlar bu resimlere bakıp, kendi kendilerine sorsunlar;

Oturdukları o makamlara hakkını veriyorlar mı diye…

Eğer doğanın bize bahşettiği ender hayvanlar, pislikten, çöpten ve çuvallardan dolayı kıyılarımızda hayatlarını kaybediyorlarsa, bunda kendilerinin de payı var mıdır?

Madem ki bu ülkede çevre yılı ilan edilmiştir, çevreye siz değil de Türkiye’nin ya da Rum kesiminin mi çevre yetkilileri sahip çıkacaktır?

Bu sorunun cevabını merakla bekliyoruz…

1.20110820095149.jpg2.20110820095201.jpg 

 
Posta Dairesi: Bizim hatamız yok!

Dünkü ‘Posta Skandalı’ başlıklı yazımız kamuoyunda büyük tepki toplarken, devletin kurumlarını da birbirine düşürdü.

Devlet Basımevi’nden bir yetkili konunun tamamen kendileri dışında geliştiğini ve kendilerine filmlerin hazır geldiğini söylerken, Posta Dairesi Müdürü Doğan Emiroğulları dün bizzat arayarak, yanlış basılan damga pulların ne posta dairesiyle ne de ilgili bakanlıkta ilgili olmadığını söyledi.7

Mesaj Kutusu:

Sayın Ünal ÜSTEL, bugün çevre dairesi müdürünüz ile birlikte Altunkum sahiline denize girmeye çağırıyoruz sizi. Ağlayacağınıza dair iddiaya gireriz. Eğer giderseniz bize de seslenin, bir tavla maçı yapalım sizinle.
 
Sayın İrsen KÜÇÜK, nihayet birkaç günlüğüne olsa da tatil kararı almışsınız. Bizce de iyi olur, çünkü ay başında sizi zorlu günler bekliyor. İyi bir moral dopingine ihtiyacınız olacak.
 
Sayın Sefanur SEĞMEN, hemşirelerin fazla mesaileri konusunda sizin de hastanenin adı fazlasıyla geçiyor. Başhemşire olarak büyük sorumluluğunuz var, bunu bir uyarı olarak da alabilirsiniz.
 
Sayın Günay ÖZAN, dün RHA 2863, RHA 2495, RHA 2992 plakalı polis araçlarının sürücüleri ve yanında oturan polislerin emniyet kemeri takılı değildi. Şimdi merakla bekliyoruz onlara da ceza kesilecek mi?
 
Sayın Nazım ÇAVUŞOĞLU, biz sizi Ankara’da mesaide bilirdik ama siz Bodrum’da tatilde yakaladık. Sizin personele söyleyin de bizi yanıltmaya kalkmasınlar, kraldan fazla kralcı kesilmesinler.
 
Sayın Gülin KÜÇÜK, hoşgörülü ve mütevazi kişiliğiniz parti içinde özellikle kadınlar ve gençler arısında memnuniyet yaratıyor. Her kesime ana şefkati ile yaklaşmanız bizim de hoşumuza gitti.
 
Sayın Şerife ÜNVERDİ, herkes tatilde siz de sigortalıların maaşlarını nasıl ödeyeceğim derdindesiniz. Değir mi üç günlük dünyada bu kadar strese ve sıkıntıya girmek. Bir Karadeniz gezisi sizin içinde iyi olacaktır.
 
Sayın Halil İbrahim AKÇA, bir acente sahibi aradı ve turist sayısındaki artışın mimarının tamamen elçilik olduğunu söyledi. Verilen teşviklerin bunda büyük payı olduğu söyleniyor. Para parayı çekiyor değil mi?
 
Sayın Hasan GÜNGÖR, yorucu bir tempodan sonra siz de Alanya’da tatile başlamışsınız bile. Kleopatra plajına uğramadan etmeyin sakın. Orada denize giren bir başka güzel oluyormuş.
 
Sayın Ali Çetin AMCAOĞLU, tazmin edilmeyen fiğ mağdurlarının sabırları taşmak üzere. En azından ne zaman ödeneceklerini bari söyleyin, ona göre hesap kitap yapsınlar…
 
Sayın Yusuf ALKIM, partinize öyle bir kızmışsınız ki önce bir dernek sonra yeni bir parti kurup bir de günlük gazete çıkaracağınızı duyduk. Siz yine de öfkeyle kalkanın zararla oturacağı sözünü unutmayın olur mu? Canan’a bizden selam…
 
Sayın Raziye KOCAİSMAİL, kanser hastaları yararına düzenleyeceğiniz gecede yerli sanatçıların para istemesi epey canınıza sıkmışa benziyor. Ama onlar da Türkiyeli sanatçılara ateş püskürüyorlar ve haklı da yanları var…
 
Sayın Ahmet KAPTAN, bir okurumuz sormuş, şimdi geçici personel alımına bu kadar şiddetle karşı çıkarken, CTP döneminde niçin pissi kedi olmuştunuz diye… Bunun geçerli bir yanıtı vardır değil mi?

Sayın Ali TEKMAN, çok yakında bir gazetede günlük yazılara ve bir kanalda programlara başlayacağınızı öğrendik, çok da sevindik. Zira biraz daha has tutacaktınız değil mi?
 
Sayın Hüseyin Ekrem ERGİL, siz de önümüzdeki ay başında Alaçatı’da yapacağınız tatili iple çekiyormuşsunuz. Aman dikkat edin büyülenip dönmek istemeyebilirsiniz. Ayrıca Yengen Kumru ile kavun içinde dondurma yemeden sakın gelmeyin. Lavanta sabunlarını da bir yere not ediniz.
 
Sayın Umut YÜCEBAŞ, Londra’da yayın yapan Radyo 90’ı çok yakında KKTC’ye getireceğinizi öğrendik. Ancak uyarmakta yarar var radyo işinde bizim ülkede çok para yok. Cebinizdekini de kaybetmeyin sakın…

Sayın Mehmet ERLANT, et sektöründen sonra marketçiliğe de soyunmanız hele de bu devirde büyük cesaret doğrusu. Ama marketiniz hayli başarılı ve güzel iş yapacağınızdan kuşkumuz yok. Hayırlı işler dileriz…
 
Sayın Özdal KEREM, bir takım meslektaşlarınızla çok özel ve gizli toplantılar yaptığınızı söylüyorlar. Hepsi de maşallah yemeli ve içmeliymiş. Bizim insanımızın yemeden kafası çalışmıyor değil mi? Fonlar konusunda zafer sizin oldu, tebrik ederiz…
 
Sayın Serdar CANALTAY, önceki hafta İstanbul’da Anadolu Kavağı’nda Kıbrıslı birini görünce hayretler içinde kalmışsınız. Demek ki İstiklal Caddesi dışındaki yerleri de keşfedenler var değil mi?
 
Sayın Zeliş UFUK, dairede tokat olayıyla ilgili yoğun bir destek mesajınız var. Var da destek vermeyen kadın örgütlerini anlamak mümkün değil. Erkekler kadar bile size sahip çıkamadılar…


Günün Fıkrası:

Dikkat

Adam karısı ile kaldırımda yürürlerken karşı yönden gelen bir fıstıkla karşılaşmışlar, kız geçer geçmez "Kadınları anlayamıyorum" demiş karısı, "Gümüş gerdanlık, iki bilezik, telkari küpeler takmış, tırnaklarına cutex oje sürmüş, kulak arkalarına Chanel 5 sıkmış,Yves Saint Laurent çantası var.." "Hepsine nasıl dikkat ettin yahu?" demiş adam..
"Sen dikkat etmedin mi sanki" demiş, karısı..
"Yoo.." demiş adam, "Sadece uzun bacakları, küçücük poposu var, göğüsleri dolgun ve yüzüğü yoktu!"

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31