Dünya değişti de ondandır canım!

Sadece Kıbrıs değişmedi ki; aynı şeyler tüm dünyada da oldu!  

Hatta göç adaların kaderidir!...  

1974 sonrasının başarısızlığı gün gibi ortadadır...  

Askeri zaferi; ekonomik, sosyal, siyasi ve hukuki zafere dönüştürme başarısızlığı gün gibi ortadadır... 

Bu yüzden yazının girişine üç cümleyi ekledim...  

Başarısızlığın en birinci mazeretleridir bu üç cümle... 

Dünya değişti diyorlar...  

İyi de, lingiriden play stationlara geçmek değil ki bu değişim!  

Ya da gara beyaz televizyonlardan şimdiki ultra slim televizyonlara!  

Bir dünyaya bakın; bir Türkiye’ye ve bir de “iflas etmek üzere” dediğiniz Güney Kıbrıs’a...  

“Ambargolar ve izolasyonlar”... Dördüncü mazeret budur...  

“Tüm yardımlar Rumlara gitti”... Beşinci mazeret de budur!  

Oysa, askerde öğrendiğimiz en doğru “söz” neydi; “Hiç bir mazeret başarının yerini tutamaz!”... 

Tüm mazeretleriniz de yalan üstelik! 

Tüm mazeretleriniz, ya sizin ya da babanızın hatasını örtmek amacıyla uydurduğunuz “sahte” ve “manipülatif” yalanlardır... Yalanın sahtesi olur mu? Bizim yalanlarımız bile sahte!  

“Devlet kurduk yaşatacağız” diye nara atmak, karın doyurmuyor! Bunu da söylemiş olayım...  

Ve konuya müsaadenizle gireyim...  

Rumlar giderken bizlere nakit para dahil olmak üzere, büyük zenginlikler bıraktı mı? 

Kurulu 200’den fazla fabrika... Ekili on binlerce dönüm narenciye?  

Evet bıraktı!  

Ne yaptık?  

Tükettik... Dedim ya mazeret hazır! Dokunun siyasilerimizin tümüne; onlarca “haklı” mazeret sıralarlar... Ama başarı sıfır!  

Evet kumarı, alkolü hatta gannavuriyi seven bir toplumduk... Artırdık... 

Betsiz hayat kuşsuz kafese döndü!  

Evet, asabi toplumduk... Ama anti depresan kullanımında zirveye çıktık.  

Evet, hovarda milletiz ama erkekli kadınlı, aile kurumuna saygıyı yitirdik.  

Ama, asla eğitimde başarısız değildik. Şimdi dökülüyoruz...  

Asla, cinayet, hırsızlık, tecavüz gibi ahlak ötesi suçlarımız yoktu; şimdi rekortmenler liginde şampiyonluk statülerini almaktayız!  

Kanserde liderliği kovalıyoruz...  

Ganimteçiydik... Kaçakçı olduk... İnsan kaçakçılığı, kadın ticareti yapıyoruz...  

Rüşvetçiyiz...

Kumarcı, hırsız, katil gibi sıfatları taşıyanlarımızın sayısı yüksek.  

Dünyanın belki de en pis “batı” ülkesiyiz...  

Övünmek gibi olmasın, Avrupa’da gitmediğim ülke yok gibidir; bizden daha pis çevresi olanına rastlamadım. 

Tarım, sanayi, hayvancılık ilkel; ya da bitti... 

Üç beş tüccar, bir kaç otelci, bir kaç üniversite... Başka?  

Hade 10 tane de restoran... 

Peki başka?   

Kumarcı, kerhaneci, ganimetçi, rüşvetçi, hırsız, katil...  

Haaa bir de nüfusunuzu bilseniz diyecektim!  

Var mı nüfusu bilen?  

Şunu eklemeden bitirmeyeyim...  

Aslında toplum bu yazdıklarımın farkındadır... Bu yüzden törenlere katılım sayısı son beş altı yıldır bir elin parmaklarını geçmiyor... Bilmem anlatabildim mi?  

Bir şeyler yapmak zorundasınız!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31