Kimsesizlerin kimsesi olmak devletin temel yükümlülüğüdür. Ülkemizde sık sık gündeme gelmekte olan ve vicdanları sızlatan sosyal trajediler, devletimizin bu yükümlülüğü yerine getirmekte ne denli başarılı olabildiğini sorgulamalara açık hale getirmektedir.
  
Acı gerçek şu ki, sosyal devlet kriterlerinden gittikçe uzaklaştığımızı gösteren yığınla belirti var.
  
Devletin kadrolu görevlisi oldukları halde sosyal sorunların çözümlenmesinde gösterilen acizlikleri şiddetle eleştirmekten çekinmeyenlere tanık oluyoruz.
  
Bu neyin göstergesidir? Demek ki o görevliler devlette köşe başlarını tutanlara meramlarını anlatamıyorlar ve en sonunda tepkilerini kamuoyu önünde seslendirmek zorunda kalıyorlar. Ve bakanlarıyla kamuoyu önünde polemiğe girişiyorlar!..
  
Devletin denetiminde olması gereken çocuk yurdundan kaçan ve başlarına gelen talihsizlikler nedeniyle kamuoyumuzu kaç gündür meşgul eden o iki kız çocuğu olayı, akla başka soruları da getirmektedir. “Daha önce de benzeri olaylar olup toplumdan gizlendi mi?” kuşkusu, o soruların içinde en dehşetengiz olanıdır.
     *       *       *
  
Düşünebiliyor musunuz; devlet korunmaya muhtaç çocukları himayesine alıyor ama, iler tutar yeri olmayan bir sistem içinde onları yine de kaderlerine teslim ediyor. Pes!..
  
Dava dosyası önüne geldiğinde bayan yargıç da bu durumdan fena halde tedirgin oluyor…Tahkikat memurlarına sadece sanıklarla meşgul olmamasını, devletin ihmal ettiği sorumlulukları da araştırmasını emrediyor…
  
Ya devlet denetiminde olmayan alanlar içinde herkesin bilgisi dışında yaşanmakta olan olaylar… O iki kızın trajedisi bir devlet kurumunun sorumluluğunda oldukları için ortaya çıktı. Bir de ülkedeki sorumsuzluk ve tam denetimsizlik alanları var…
  
Aslında devlet otoritesinin, çocuk yurtlarının sınırları dışındaki o alanlara da ulaşması gerekir. İstismarcılıkların hallaç pamuğu gibi savurdukları, sadece kız çocukları değildir. Erkek çocuklar da nice riskin altındadırlar…
  
Toplumda en fazla istismara açık durumdakiler, güçsüz olan çocuklar ve yaşlılardır. Altı önemle çizilmesi gereken bir gerçektir ki, güçsüz çocuklara gösterilen ilginin yüzde biri bile bu toplumda yaşlılara gösterilmiyor. Ununu elemiş, eleğini asmış gözüyle bakılan nice yaşlı insan, çeşitli şekillerde toplumun dışına itilmektedir. Bu insanlar, huzura ve korunmaya en fazla muhtaç oldukları evrelerinde, huzursuz ve korumasız ortamlarda çile çekmeye mahkûm oluyorlar.
    *       *       *
  
Aralarında büyük yaş farkı olan çiftlerin miras durumlarını düzenleyen yasalara ihtiyaç duyulması, yaşlılara yönelik istismarcılığın su yüzüne çıkan güncel tezahürüdür. Yalnızlık içinde ve bakıma muhtaç durumdaki yaşlıların çevresinde sorumluluk yüklenenlerin bu işi nikâha kadar götürmeleri o kadar yoğunlaşmıştır ki, devlet bu anomaliye karşı yasal çıkış yolları aramak durumunda kaldı en sonunda… Çünkü o dengesiz ve amaçlı nikâhların sonucu bir süre sonra yaşama veda edecek olan yaşlının mirasının da, emeklilik haklarının da genç eşe geçmesidir. Yasal kılıf altında yapılan bu istismarcılığın sayısız örneğine son yıllarda ülkemizde adım başına rastlanır oldu.
  
Devletin buradaki sosyal sorumluluğu yaşlı insanın huzurlu ve korumalı bir ortamda son yıllarını geçirmesini sağlamaktır. O ortamın ideal kurumları da çağdaş huzurevleridir.
  
Gelin görün ki, devlet kendi resmi huzur evi konusunda iyi bir sınav veremedi. Lapta’daki virane huzurevinin boşaltılmasından sonra yerine hâlâ yenisi inşa edilemedi. Yaşlılar Lapta’da binlerce sterline kiralanan bir otelin elverişsiz ortamında barındırılmaya çalışılıyor.
  
Oysa otel kirası olarak harcanan onca parayla şimdiye kadar çağdaş bir huzurevi projesinde çok ileri aşamalara gelinebilirdi.  

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5