Uzun yoldan gelmiş gibi girdi içeri…

Ne de olmasa burası İstanbul…

Burada yolun uzunluğun değil trafiğin durumunu soracaksın.

Ne keyif kalır ne yaşama arzusu.

Ne var ne yok sohbetinden sonra kahveler geldi.

Birer sade kahve içtik.

Onunki  “Saaade” benimki “Sade”…

Biz yazdığı, İstanbul şivesi ile konuşanlar üzerinde külâhlı gibi okurlar.

Örneğin cami…

Onlarda caaaami…

Her neyse.

Öylesine gelmiş.

-Durumlar?

-İyi…

-Başka?

-Arabayı boyaya verdim. Bir arkadaşım, “Çocuklar kullanıyor ama şu anda garajda, al kullan” dedi. Onunla geldim. Müzik dinlemek için radyoyu açtım… Hep yabancı kanallar.

“Bulayım” dedim frekansları karıştırırken tatlı bir ud sesi duydum, “iyi” dedim.

İki tımbırtıdan sonra fonda dualar başladı. Anladım dinci bir radyoydu bu.

Başka yere çevirdim o da dinci çıktı. Döndüm ilk kanala.

Duaların arkasından ağlamalar başladı. Bir müddet sürdü ağlaşma ve dualar…

Pat diye sustu hepsi, araya davudi sesli adam girdi…

Arapça okur gibi reklama başladı, ” Umre’ye gitmek isteyenler (….) adresi, telefonu arasınlar.

Umre’yi anlattı. Öyle bir anlattı ki…

Gidenler tüm günahlarından affedilecekler.

Sonra yine ağlamalar, dualar ve dini müzik çalan ud sesi.

Pat yeniden durdu ve araya yine reklam girdi.

Bu seferki düğün salonu reklamıydı…

İslâm’a uygun düğün ve nişan yapılır…

İsteyenler, (…..)numara ve adres başvursunlar.

Bitince yine dualar, ağlamalar.

Arkasından çörek otunun faydalarını anlatmaya başladı davudi Arabî sesli adam.

Ona göre çörek otunu Peygamber de önermiş…

Ölüm hariç her derde devaymış.

Kalbiniz mi ağrıyor, çörek otu…

Kanser misiniz, birebir…

Ayağınız mı kırıldı, koşun çöreğe…

Çörek otunun fiyatı piyasada 100 liraymış.

Hemen arayanlara indirim.

Hatta 3 alana 4.bedava…

Meğer çörek otunun kapsülü de varmış.

Reklam bittince yine dualar ağlamalar ve peşinden bu sefer kitap reklamı…

Kargo parasını ver 513 sayfalık dini kitap bedava…

Bu kitabı eline geçiren bilumum rahatsızlıklarından kurtulacakmış.

Ayrıca borcu olanın borcu kolay ödenecek, çocuğu olmayanın çocuğu olacak…

“Yeter be, dini kullanarak reklam yapıyorlar” dedim ve kapattım.

Zaten yolculuk da bitmişti.

Arabadan indim…

Gözlerime inanamadım.

 -Ne gördün?

-Bu mahalledekilerin çoğu o radyoya inanacak insanlardan.

Nerden anladın?

-Kıyafetlerinden.

Konuşma uzadı gitti…

-Sıkma canını alışırsın, bize de alıştırmaya çalıştıkları bunlar, dedim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31