Geçtiğimiz hafta LTB Başkanı ve BES arasında yaşanan sorunda, Fellahoğlu'nun haklı olduğunu yazmıştım...

Ve BES'in yaptığı "iş yavaşlatma" eylemini eleştirmiştim...

Vay sen misin bunları yazan!..

Ne CTP sempatizanlığımız kaldı, ne de Fellahoğlu aşkımız...

Hatta değerli bir dostum, "ne oldu be Ali, Kadri seni belediyeye danışman olarak alıyor galiba" diye yorumda bulundu...

Sanırım beni başka "gazeteciler" ile karıştırmış olacak ki, böyle bir yorumda bulunmuş olmalı...

Hani yıllarca belediyenin kapısından içeriye girmeden maaş çekenlerden bahsediyorum...

Neyse, zaten bu değerli dostun beni şaka yoluyla kızdırmak istediğini bildiğim için konunun üstünde pek fazla durmadım...

***

Elbette ki benim doğrum herkesin doğrusu olamaz...

Tıpkı başkalarının doğruları benim doğrularım olmadığı gibi...

Benim için önemli olan kişinin partisi veya rengi değildir...

Tıpkı Fellahoğlu konusunda olduğu gibi...

Üstelik geçtiğimiz haftaki yazımın içerisinde Fellahoğlu ve ekibinin geçen zaman içerisinde verdikleri sözleri yerine getiremediğini yazdım...

Yani bana göre başarısızlardır...

Evet, LTB'de olumlu gelişmeler vardır...

Ama bu gelişmeler karşısında "yetmez ama başarılı" demek yanlış olur...

Tıpkı Türkiye'deki bazı kesimlerin anayasa değişikliğine, "yetmez ama evet" demeleri gibi...

Bu yazdıklarımın hepsini geçtiğimiz haftaki yazımda belirtmiştim...

Ancak dediğim gibi bazı arkadaşlarımız bu yazının içinden sadece Fellahoğlu ile BES'in arasındaki problemle ilgili yazdıklarımı alıp çıkarmışlar...

Ve bana bu yönde eleştiriler yapıyorlar...

Yapsınlar tabii, bu en doğal hakları...

Sonuçta herkesin her konuda bir fikri vardır...

Ben bir sendikanın "iş yavaşlatma" yapıp, sonra da bunun adına "eylem" demesinin yanlış olduğunu vurguluyorum...

Herhangi bir iş yerine ve/veya kurumda örgütlü bir sendika ile bu iş yeri ve/veya kurumun yetkilileri arasında sorunlar konuşularak çözülemiyorsa, sendikanın eylem kararı alması yanlış değildir...

Ama daha doğru olan sendikanın "grev" kararı almasıdır...

Ve açıkca tepkisini ortaya koymasıdır...

Kaldı ki, bana göre ortada LTB başkanına karşı eylem yapacak bir durum da yoktu...

Çünkü "belediyelerin bütçesinin onaylanması" konusunda sıkıntı hükümetteydi...

"Toplu iş sözleşmesi" konusunda ise Fellahoğlu, "yasaların el verdiği şekilde imzalamaya hazırım" demişti...

"Sosyal hakların yatırılması" konusunda ise BES başkanı ile LTB başkanı birlikte çalışma bakanını ziyaret edip taksitlendirme talebinde bulunmuştu...

Tüm bu gelişmelerin hemen ertesinde BES'in "iş yavaşlatmaya" gitmesi bana pek de doğru bir hareket olarak gelmemişti...

Nitekim LTB ile BES arasında "toplu iş sözleşmesi" imzalandı...

Hem de CTP'ye rağmen!..

Hemen arkasından da çalışma bakanlığından "taksitlendirme olabilir" cevabı geldi...

Yani geçmişin yaraları yavaş yavaş sarılmaya başlanabilecek...

Herkes derin bir nefes aldı ve işler yoluna girdi diye düşünmeye başlarken BES yine eylem sinyali verdi...

Sebep 13. maaşlar ile geriye dönük alacakları 1 maaş...

Evet, bu maaşları almak onların sonuna kadar hakları...

Ve de bu konuda verdikleri mücadele desteklenmelidir...

Ancak sorunun Kadri Fellahoğlu'ndan değil, CTP'den kaynaklandığını hala daha görememeleri beni rahatsız ediyor...

CTP bilerek ve isteyerek Fellahoğlu'nun başarısız olmasını istiyor...

Böylece içeride başlayan "kıyım" Fellahoğlu ile devam etmiş olacak...

Bakınız, "toplu iş sözleşmesi" imzalandığı anda hem partisinden, hem de Talat'dan kendisine sert tepkiler geldi...

Süreç bizlere bu "dümenlerin" nasıl döndüğünü gösterecektir...

Not: bu arada bir Lefkoşalı olarak LTB çalışanlarının iş yavaşlatmadığı günler ile yavaşlattığı günler arasında çok bir fark göremedim. Sanırım bunun sebebi sokaktaki çalışanların yetersiz sayıda olmasından kaynaklanıyor. Yani içerideki fazlalığın biraz dışarı boşaltılması gerekiyor. Kadrolanan çalışanların çoğunun sokaktaki emekçiler olduğunu düşünürsek, sanırım biraz daha neye itiraz ettiğimizi anlamış oluruz...    

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31