Bizim Başbakan görevi eline aldıktan sonra ilk iş olarak halkın karşı çıktığı TOMA’yı adaya gelmeden durdurdu.

Alkışladık.

Çünkü Kıbrıslıtürkler ne silah görmek isterler, ne de silah tutan bir el.

Kendilerine sineklere sıkılır gibi ilaçlı su püskürtülmesini de istemezler, gaz bombası atılmasını da.

Bıktılar çünkü…

Kıbrıslıtürkler silahı sevmedikleri gibi boyunlarına tasma bağlanılmasını da istemezler.

Bunun içindir ki 1974 öncesi çok sıkıntı yaşadılar.

Aç kaldılar, biat etmediler.

Öldürüldüler, öldürdüler, teslim olmadılar.

Bir bakıma boyunlarına boyunduruk taktırmadılar.

Halkın istemediği birçok gelişme ise güya özgürlük adına yaşandı burada.

Ya sabır çekmekten ağızda diş kalmadı ahalinin.

Sayalım mı bir kısmını?

Şehirlerinin, kasabalarının isimleri değiştirildi.

Ahaliye sorulmadı.

Sahilleri TC sermayesine peşkeş çektirildi…

Sorulmadı.

Ovalarının ortalarına yol yapıldı, tarım ellerinden alındı, TC’ye bağımlı hale getirildiler.

Sanayileri vardı sanayileri kurutuldu.

Kendi kendilerine yeterken dışarıdan ithal mallarla yetersizleştirildiler.

TC’ye kıyafet satarken kıyafetlerin hemen hepsi oradan gelir oldu.

Hepsi de keyfi yapıldı bu yanlışların…

Amaçları onları yani bu toprakların sahiplerini haritadan silmekti.

Etkisizleştirmek.

Cami yapımları da bunun bir parçası, Cuma günü açılacak dini bütün kişileri aralarına katacak okulları da.

Kazançları git gide aşağılara çekildi, AB standardında bir yaşam yerine onlara Ortaçağ hayatına doğru bir rota uygun görüldü.

Bu yapılırken yine kimseye sorulmadı.

Yanlış yapıldı, bir an evvel çözüm olsun denildikçe çözümden uzaklaştırılmak için tüm gayretler gösterildi.

Halkın işine yaramayan KKTC’yi kurdular ve Kıbrıslıtürkleri dünyadan tecrit ettiler.

Daha ne?

Şimdi de irademizi belki geri alırız diye at sürücüsünü değiştirdiler…

Sürücü ise ilk iş olarak TOMA’yı ülkeye sokmayarak gönül avuturken sinir bozucu biat mektubunu TC’ye yolladı.

Oysa çözümden önce halkın yapacağı tek doğru vardı…

O da ne sürücüyü değiştirmek ne de yabancılardan yardım beklemekti.

En doğrusu kendi cumhuriyetlerine yönelmek ve orada kendini göstermekti.

Biattan başka bir şey yapamayacaklara inat kendi devletlerine katılmak.

Ki Lefke bunu yapıyordu…

Önünü kestiler.

Şimdi Galatya halkı bu fırsatı deniyor.

Umarım olur.

Ve bize de yol açılır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31