İzinsiz asırlık harnıp ağaçlarını kestiler diye başkan çok kızdı…

Ve zaten daha önce de böyle işler yapmışlardı diyerek kesen işçilerin işine son verdi.

Ardından, “Girne’yi güzelleştirmek için yurtdışından ağaç getirdik, Girne’yi daha yaşanabilir yapmak için çalıştık” dedi yürüdü gitti.

Ağaca sahip çıkması karşısında gözlerim yaşardı.

Çok sevindim böyle bir düşüncenin varlığı karşısında.

O anda yanında olsam sarılırdım başkana.

Fakat.

***

Ne güzel günlerimiz vardı önceden.

Hayallerimiz o günlere dönmek değildi elbet ama o günleri aratmayacak hayatımız olsun isterdik.

Babamla çok güzel günlerimiz olmuştu.

İstinco…

Köyümüz…

Orada çok kaldım.

Bir seferinde badem, zeytin toplamaya diye gitmiş iki gün yatmıştım.

Eşeğe ilk ve son defa o dönem binmiştim.

Köyün girişinde devamlı akan su vardı.

En son gittiğimde köy evleri gitmişti ama o çeşme aynen kalmıştı.

Hatta çeşmeden su akıyor diye bir çoban oraya mandırasını kurdu.

Onlarca koyun, keçi, oğlak…

Kısaca bir sürü hayvanı var…

 İstinco’ya son gittiğimde yine…

Zeytinlerin, bademlerin değil kesmek, bahçe duvarlarındaki taşlar bile yerinden oynatılmamış.

Ki mal Türklerindir…

Kıbrıslırumlar korudular.

Sahip çıktılar oraya.

Gelir kapısıydı yöre halkının, zeytin ve bademler.

Barajı biraz aşağıda yapmışlar ama doku, koku hep aynı.

Tesadüfen bir koku duyarsın, o kokuyu daha önce ilk olarak nerede duyduğunu hatırlamazsın ama götürür bir yerlere.

İşte yıllar sonra gittiğimde İstinco’da duyduğum koku, sahipleri başında olmasa da hala eskisi gibiydi.

Gelelim Girne’ye ve kesilen iki ağaca…

Babamla çok gezmiştik 1974 öncesi bilhassa Baf köylerini.

1974 sonrası da her fırsatta bir yerleri gezerdik.

Omorfo’ya dönmek için yola çıktığımızda Girne’nin hemen çıkışından başlardı yeşillik.

Sağında deniz, solunda dağ, ortalarda bahçeler vardı.

Ayrı bir kokusu vardı oranın da…

Ve haber…

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Faik Dağaşan açıkladı… “Lefkoşa ve Gazimağusa’da inşaat idare eder ama Girne bölgesinde yaprak dahi kıpırdamıyor”…

Bunun açılımı şu olabilir mi?

Annan Planı’nı fırsata çevirip yeşile beton konduranlar ağaç bırakmadılar ki yaprak olsun…

Babamla gittiğimiz İstinco’nun kokusu hala aynı ama Girne’nin kokusu bitmiş.

Başkan ağaç kesenlere kızdı, işlerine son verdi.

Sarılasım geldi…

Ama keşke bu duyarlılığı yıllar önce de Kıbrıslırumların yaptıkları gibi yapsalardı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31