İhtiyaç hasıl olduğunda “gelin dokunulmazlıklarımızı kaldıralım” diye meydan okuma alışkanlığı var seçilmiş siyasetçilerimizin…

   Bu tür meydan okumalarına gereksinim duyanların alnının açık olmadığını iddia edecek değilim ama, şunu hiç çekinmeden iddia edebilirim ki, dokunulmazlıkların kalkmış olması ancak adalet düzeninin tıkırında işlediği ülkelerde bir anlam ifade eder.

   21. yüzyılda hâlâ feodal düzenin egemen olduğu bizimki gibi ülkelerde dokunulmazlık ha kalkmış, ha kalkmamış ne yazar?

   Bizim hep güçlüden yana işleyen sistemimizde, dokunulmazlığı olmayan güçlülere hiç kimsenin dokunamadığının yığınla örneği vardır. Elektrik borcundan tutun vergi borcuna, haksız rekabetten tutun adi suçlara, suistimalden tutun şantaja, tacizden tutun trafik suçuna kadar yasadışılığın batağına saplanmış kaç tane güçlü vardır çevrenizde bir bakınız!.. Hiç kimse onlara “gözünün üstünde kaşın var” diyemiyor.

   Bu tür bariz suçlara ilişkin yığınla ihbar gelir biz gazetecilere. Yazmaktan çekiniriz doğrusu; çünkü bu sistemsizlikte, bu adam kayırmacılıkta, bu yasal boşluklar ortamında, bu feodal anlayış tarzlarında günün sonunda suçlunun, teşhirciliğimizden dolayı kendimiz olmasından çekiniriz.

     *       *       *

   Kaldı ki siyasal yaşamı boyunca yığınla şaibesi olan kimi siyasetçinin siyaseti bırakıp dokunulmazlık zırhından arındıktan sonra hiçbir şekilde hesaba çekilmediğinin de sayısız örnekleri var… Bu gidişle, olmaya da devam edecektir…

   Nice haksızlığa yasal kılıfın oluşturulduğu bir düzende yaşamaktayız. Seçim sandığının bir nevi aklanma aygıtına dönüştürüldüğü tek ülke de biziz. Örneğin hakkındaki şaibeler ve kuşkular paçasından akan kimi politikacı sandıktan çıkmayı başarıp seçim kazandığında “halk beni akladı” diyebiliyor.

   Aklanma fobisinde olan siyasetçinin her seçime girmeyi ve her seçimi kazanmayı iflah olmaz hırsa dönüştürmesi de bir bakıma bu yüzdendir… 

   Oysa yargı organı değildir ki seçim sandığı… Şu becerikliliğe bakınız lütfen: Dar bölge seçim sisteminde popülist yöntemlerle birkaç bin seçmen ayarla, onların oylarıyla sandıktan çıkmayı başar, sonra da “halk beni akladı” ahkâmını kesip gerçek adalete nanik çek!.. Olur mu böyle şey? Bizim ülkemizde bal gibi oluyor işte!..

     *       *       *

   CTP iktidara gelirken, kendinden önceki iktidarın, UBP gelirken de yine kendinden önceki iktidarın suç oluşturan uygulamalarını dosyalayıp adalete tevdi edeceklerini halka yüksek perdeden ilân etmemişler miydi?

   Peki o bağlamda kaç tane dosya hazırlanıp adalete tevdi edildi ve sonuçlandırıldı?..

   Bugünün başbakanlığında alâyı valâyla oluşturulan teftiş kurulu bugüne kadar ne yapabildi? İddiaya göre bazı dosyalar hazırlanıp başsavcılığa havale edilmiş ama, bunların işleme konulduğuna dair hiçbir belirti yok. Neden böyle oldu; çıkıp açıklayan, kamuoyumuzu tatmin eden de yok…

   Bir başka örnek seçilmişlerin sözüm ona mal beyanında bulunmaları. Kamuoyumuz çoğunlukla bu beyanları kuşkuyla ve hatta tebessümle karşılamakta, inandırıcılıktan uzak bulmaktadır. Yapılan mal beyanlarının doğruluğunu denetleyecek bir mekanizma yoktur çünkü. Hal böyle olunca da sayın seçilmişlerin borçları mal varlıklarının çok üstünde oluyor her zaman!..

   Hatta bazıları şahısları için öylesine komik mali göstergeler sunarlar ki, hazretler adeta yardıma muhtaç oldukları izlenimini verirler. Hiç unutmam geçmişte seçilmişlerin mal beyanlarına baktıktan sonra bir yazımda şu yorumu yapmıştım: “Bunlar hayatta başarılı olamamışlar, kendilerini bile kurtaramamışlar; peki halkı nasıl kurtaracaklar?!.” 

   Maalesef işte böylesine çarpık bir düzende yaşamaya mahkûm olmuş durumdayız. Böyle bir düzende siyasal dokunulmazlıkları kaldırmışsın, ya da kaldırmamışsın ne yazar… Bozuk düzenin bizatihi kendisi asla ve kat’a dokunulmaz olduktan sonra!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31