Tetikçi, provokatör, bölücü, anarşist… Birilerinin birilerine söylediği ne kadar itici kelimeler öyle değil mi? Oysa günümüzde uluslararası ilişkilerin doğası gibi vurgulanıyor, öyleymiş gibi algılamamız için türlü manipülasyonlar yapılıyor.

Özellikle ABD bunu hep yapmıştır. 50 bin şehit verdiği Vietnam işgal hareketinde de yapmıştı. Sebepleri hep vardır ve dünya kabul etmese de onun için meşrudur. Hatta yandaşları da hep vardır.

Domino Teorisi, ABD'nin 1950’lerin ortalarından itibaren yaklaşık yirmi yıl boyunca uyguladığı Güneydoğu Asya politikasının dayandığı görüştür. İlk kez bu görüş, Nisan 1964’te Vietnam’la ilgili bir basın toplantısı sırasında dönemin ABD Başkanı Eisenhower tarafından ortaya atıldı.

Vietnam’dan geri çekilme yönündeki baskılar karşısında Başkan; Vietnam operasyonunun başarısızlığa uğraması durumunda ve bu adımdan geriye yönlenmeleri halinde, ABD’nin yanında yer alan bölgedeki diğer ülkelerin domino taşlarının yıkılması gibi teker teker Çin ve Sovyet etkisine girecekleri fikri savunulmuştu.

Kime karşı? ABD’nin belirlediği ve altını çizdiği ‘ötekilere’ karşı.

Bu görüş ayrıca, 1965’te ABD’nin Dominik Cumhuriyeti’ne karşı giriştiği askeri harekâtı açıklarken, Küba lideri Fidel Castro’nun yaratacağı bir domino etkisinden korunmanın amaçlandığı zaman da kullanılmıştır.

Domino Teorisi her ne kadar bir kavram olarak 1960’lı yılların ortasında formüle edilmiş olsa da, domino kuramının mantığı, Roma İmparatorluğu’na kadar uzanır. Domino oyununda olduğu gibi, ilk taşın kaybedilmesinin, diğer taşların ardı ardına kaybedilmesine yol açacak bir kriz oluşturacağı, tarih boyunca pek çok politik ve askeri lider tarafından ifade edilmiştir.

Ancak bilinenin aksine Domino teorisini ilk kullanan Eisenhower değildi. İngiltere’nin Birinci Dünya Savaşı sonrasında Kafkaslarda (Batum) yaşanan gelişmeler ve ortaya çıkan Bolşevik tehlikesi neticesinde askerlerini bu bölgeden çekme konusunda savaş ve dışişleri ofisleri arasında yaşanan anlaşmazlık sırasında Lord Curzon tarafından kullanılmıştır. Lord Curzon “İngiltere garnizonunu Batum’dan çekerse, bu hareket domino etkisi yaratarak Doğu’daki tüm İngiliz sömürgelerinin elden çıkmasına neden olacaktır” diyerek domino teorisi öne sürmüştür.

Derinlemesine düşünürseniz, ABD’nin yıllarca Vietnam’dan çekilmeyi ısrarla reddetmesinde etkili olan ya da Küba’da kullandığı veya Curzon’un kullandığı bu görüş bizlere çok da uzak değil aslında...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31