Gecenin son, sabahın ilk saatlerinde kargalar birden ötmeye başladılar.

Hiçbir şeyi göremiyor insan ışık olmayınca.

Nereden ötüyor bu kuşlar, kaç tane var…

Neyse ki elektrik direklerinden yansıyan ışıklar kargaların topluca yaşadıkları ağacı az da olsa aydınlatıyordu.

Epeyce kalabalıktılar o ağaçta.

Sakin sakin tüm gece vakti birbirlerine saygı göstererek uyuyorlar…

Sonra köpekler başladılar hep birlikte havlamaya.

Tek tek yerleri ortaya çıkmış oldu.

Kaç tane oldukları…

Ve hemen ardından sessizliği yaran o ezan sesi başladı biraz uzaktan…

Ardından başka bir noktadan, derken bir tane daha, sonra bir tane daha ve bir tane daha…

Dakikalarca sürdü ezanların sesi…

Biri bitti diğeri devam etti.

Bu saatte ille camide namaz kılacağım diyen varsa saatini kurar kalkar abdestini alır gider…

Ezan ile namaza kalkmaya niyeti olmayanları uyandırmaya da gerek kalmaz.

Her neyse.

Ve ezanlar nihayet bitti.

Bitince kargalar uykuya geçtiler, köpekler sustular…

Bir melodi duyarsınız, sayarsınız kaç vuruş diye…

Bir tımbırtı duyulur kaç parmak vuruşu olduğunu tahmin edersiniz.

Tahmin ettim…

En az sekiz cami vardı orada…

Daha doğrusu o bölgede…

O yürüyüş yaptığım daracık yerde.

Kim bilir kaç tane daha yapıyorlar…

Gün az ağardı biraz sonra…

Kargalar uçtular.

Hep birlikte havalandılar.

Ağaç boş kaldı.

Havada şekilden şekle girdiler.

Öterlerken güne merhaba derlerdi.

Kargalar nedense tüm kış boyu ağaçlarını terk etmiyorlardı, o saatlerde.

Bu günlerde o hareketleri yapmaya başladılar.

Nedenini bilmiyorum.

Köpeklerse dolanmaya başladılar insanların henüz uyanamadıkları saatte…

Onların davranış biçimlerinde bir farklılık gözlemleyemedim.

Kışta nasılsalar, yazda da öyledirler.

Sadece mıntıkalarına yabancı bir köpek girmişse, kovana kadar dolanırlar etrafta havlayarak.

Birbirlerini kollayarak.

Oradan insan geçmiş, birileri yaklaşmış, bakmazlar bile.

Oysa onlara zarar verecek sadece insan var dünyada.

Diyelim benim gibi yürüyen bir vatandaş.

Tam ezan vaktinden az önce havlamaları duydu.

Tesadüf ya havlayan çok yakınındaysa o gün belediyeye gider.

Üşenmez.

Desen ki hayır işi var git gitmez ama köpekleri şikâyete koşarlar.

Belediye de vatandaşı mutlu etmek için şikâyeti dikkate alır.

O gün daha ellerinde ağlar, uyuşturucu atan silahlarla bölgeye dalar insanoğlu…

Tutuğu köpeği ya öldürür ya götürür.

Bu bir döngüdür

Yıllarca sürer gider farkında olmayız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31