Yerde onlarca koyunun leşi yatıyordu…
Boğazları delinmiş.
Kanları dere olmuş akıyordu.
Ertesi gün gazeteler manşetlerine olayı vahşet olarak taşıdılar.
Ve yetkili yetkisiz herkes bunun cezasız kalmaması gerektiğini haykırdılar…
“Bulun” diyordu bazıları…”Hangi hayvan yapmışsa bulun ve gerekeni yapın”…
Mandıralarında sakin sakin otlarını yeyip kuzucuklarını emzirirken koyunlar birden durup havayı kokladılar.
Havada vahşi bir hayvanın yaklaşma kokusu vardı.
Etraflarında onları koruyan teller olmasa panik yapacaklardı, ki Allah’tan sahipleri önlemini almıştı.
Rahattılar o yüzden.
Derken kokuya ses de eşlik etmeye başladı.
Tehlike yaklaşıyordu(!)
Bağırsak mı diye düşündü aralarından bazıları.
En bilgiç seslendi, “Sahibi uyandırmayalım, kızar”…
Sustular.
Kokuya karışan sesten biraz sonra ortaya görüntü de çıkmaya başladı.
“Eyvah “ dedi orta yaşlardaki koyun ,” bizi parçalayacaklar”.
“Panik yapma “ dedi bilge olan yaşlı, “geldikleri gibi giderler”.
Kuzucuklar ne gelenlerin farkındaydılar, ne de olacakların.
Onlar sadece daha çok süt içme derdindeydiler.
Derken teller sarsıldı…
Açılan delikten içeriye daldı ölüm…
Kan fışkırdı toprağa her bir koyunun boynundan..
Ve katliam başladı.
Kan dere olup aktı.
O saatten sonra bağırmak para etmezdi.
Zaten isteseler de bağıramazlardı.
Sabah…
-Eyvah” dedi ve bağırdı evin hanımı, çığlık çığlığa…
Buna koşan evin erkeği ki mandıranın sahibi, manzara karşısında yıkıldı.
Kim yapmış olabilirdi…
Bu bir vahşetti.
İnsan böyle bir vahşeti yapamazdı.
Bu olsa olsa vahşilerin işiydi.
Ve yetkililere haber verildi, ” Tez bulun bunu, yapana cezasını verin.
Anladınız değil mi?
Önce sırtı yıkanır ki temiz görünsün.
Tüyleri taranır…
Bir güzel karnı doyurulur, suyu verilir.
Boynuzlarına kırmızı kurdele asılır.
Boynuna da nazar değmesin diye nazar boncuğu…
Dualar okunur.
Ayakları bağlanır, gözleri kapatılır…
Ve acı çekmesin diye bıçaklar keskinleştirilir.
Sonra üç dört kişi sırtına binerek, “Ya Allah Bismillah” diyerek kafası kesilir.
Tıpkı köpeklerin bir gece önce ağıldaki hayvanlara yaptıkları gibi boyunlarından kan akıtılır.
Kanlar dere olur akar.
İnsan katledince ona Cennet kapıları açılır…
Köpek katledince vahşet diye manşetlere taşınır.
Oysa ki olay aynı olay.
İkisi de can alır.
İkisi de kendi egosunu tatmin eder.
Fark sadece sahip keserse para alır.
Köpek parçalarsa rant kaybolur.
Bizimle ne mi alakası var?
Koyunlar mandırada..
Köpekler dışarıda…
Sahiplerse içeride…
Sahip ağılı sağlam örerse mal korunmuş olur hem kaçamaz, hem parçalanamaz.
Sahip kapıları gevşetirse mal kaçabildiği gibi malı dışarıdan gelenler de kapabilir…
Bizimle alakası yok yani…
Hiç benzer yanımız yok…
Çünkü biz insanız.
Ve bizim aklımız var..
Üstelik biz mandırada değiliz.
Ve sahibimiz(!) bizi seviyor.
***
Onlarca koyunun leşi yerde yatıyordu…
Ve dün “vahşet” manşet idi…

Günün Karikatürü:

1.20111203132001.jpg

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31