Çok fazla geriye gitmeye gerek yok…

Gidin, biraz daha gidin…

Orada durun.

Tam 40 yıl öncesine…

Göz atın.

Sonra dönün…

Biraz daha dönün…

Bugüne bakın.

Kıyaslayın.

Yollardan başlayalım…

Lefkoşa Baf arası 160 Kilometre…

Yani 100 Mil.

Tek gidiş, tek gelişti.

Baslar, taksiler sayılıydı.

“Hemen gideyim”, dediğin anda araç bulamazdın.

Bekle ki ertesi gün yer olsun.

Özel araba sayısı zaten azdı.

Yollarda ne New Jersey tip bariyer, ne de ışıkları emen kanatlı engeller.

Bildiğin eski asfalt.

Giden giden bitmezdi o yol…

Mecburen ara köylerde dururdun…

Mola vermekti bu.

Dinlenir devam ederdin

Sürücüler giderken de gelirken de karşıdan gelen arabaların lambalarına bakarlardı…

Yanar sönerse polis var…

Aksiyse selam verip devam ederdi.

Sağdan, soldan dağlar, ovalar geçerdi.

Temizdi.

Kirlenen yüzü yoktu Kıbrıs’ın.

Denizler…

Diyelim çok sıcak.

Arabanın içi de fırın.

Terledin.

Serinlemek istedin.

İstediğin yerde durup denize çekinmeden girebilirdin.

Sonra yemek kültürü vardı…

Farkında değildik ama bize özgüydü o kültür.

Sabahları kebap yerdik…

Kebapçılar açıktı o yüzden.

Bacalar tüterdi.

Bir de ciğercilerle humusçular vardı.

Ve kebabın yanında soğan, maydanoz, bol ekşi…

Daşinobittalar, pilavualar.

Biklalı sandviçler.

Maçlarda aralarda dolaşan çörekçiler, fıstıkçılar, basadembocular.

Tatlılardan geçen birisi sordu…

Ben bile hatırlayamadım o tatlıyı.

Sanırım sütlü börekti.

Bir de Arap Tatlısı vardı.

Cumartesi Yeşilçam ve kovboy filmleri…

Pazarları maç keyfi vardı.

Bütün mahalle ve hatta kasaba, sinemada, maçtaydılar.

Maçlar farklıydı.

Rekabet vardı şehirlerde, şehirlerarasında.

Leymosun iki takımlıydı.

TOL ve Doğan…

İkisi kıran kırana maç yaparlardı.

Baf ile Leymosun da öyle.

Ve maç kazanmak başka bir keyifti.

Yazacak çok şey var geçmişe dair.

Hangisinden başlasam, hangisini yazmasam...

Yer dar.

Bugüne bakıyorum.

TC’deki her maçı biliyoruz da bizdeki maçlardan bihaberiz…

Gelişelim diyerek her kasabaya, köye güya duble yol yapıyorlar.

Hem de New Jersey’li…

Fakat dağlarımız delik deşik…

Denizlerimiz pas kir içinde…

Havamız desen, zaten TC sermayelerine feda olsun.

Neden böyleyiz, neden biz kendimize sahip çıkmıyoruz diye çok kafa yordum.

Cevabını hala bulamadım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31