Bugün takvimlere göre yaz aylarının bittiği sonbahar aylarının başladığı gün…

Bir Eylül…

Önümüz kış ama daha çok var…

Ekim, Kasım, hatta Aralık ayının onbeşi var kış diyebilmek için…

Kestanelerin çatırdaması, sobaların yanması, çatılardan akan damlacıkların teni üşütmesi gerekir kışı anlamamız için.

Küresel ısınma diyorlar son dönemdeki erimeye…

Buzullar kopup sürükleniyormuş okyanuslarda…

Hatta Arabistan susuzluğuna çare olsun diye gemilere takıp götürmeyi bile düşünmüş…

İnsan bu…

Her ne varsa kendine yontar…

Bugün bir Eylül…

Bugünün mevsimleri göstermesinden başka bir özelliği daha var…

Bugün dünya barış günü…

İnsan bugünü öyle uygun gördü savaşları gördüğü gibi.

Savaşlardan bıkmış…

Kavgalardan…

Husumetten…

Paylaşımdan…

Savaş var ki insan barış gününe gerek duydu…

İnsan akıllı…

Sabah arkasına araba bağlanmış bir at gördüm…

Şaşırdım.

İlk defa görmüş gibiydim.

Atın kaburgaları sayılıyordu…

Ya açtı hayvan ya hasta.

Ama sahibi onu tepe tepe kullanıyordu.

Kırbaçlıyordu hatta daha hızlı gitsin diye.

Ekmek teknesiydi o…

Ve insan ekmek teknesine kırbaç sallıyordu…

Üzüldüm…

Ben olsaydım…

Döver miydim?

Öyle dalıp gitmişim eskilere…

Bir keresinde ve hayatımda ilk defa eşeğe binmiştim…

İstinco’da…

Ne güzel gidiyordu o hayvan…

Sakinceydi yürüyüşü.

Hiç acele etmiyordu.

Nasılsa ölümü, günlerinin sayılı olduğunu, bir gün toprağa dönüşeceğini bilmiyordu.

Acelesi yoktu o yüzden.

Bir de kazanacağı, yapacağı bir yatırımı, alacağı bir fırsatı yoktu.

Saman buldu mu mutluydu…

Bulmadı mı telaşlı…

Babam çocuk iken İstnco’dan Baf’a hep yayan giderdi…

İlk gidişinde babası “Al kız kardeşini de Baf’a git” demiş…

O ise telaşla sormuş babasına, “Ya yolu bulamazsam”…

Babası kızmış, “Al eşeği de git. Merek etme o sizi götürür” demiş…

Böyle bir anısı vardı babamın…

Akıllıydı eşek.

Ancak aklı bir yere kadardı…

Menfaatini düşünmez anlık yaşar…

İnsan ise başka…

Bugün takvimlere göre yaz aylarının bittiği sonbahar aylarının başladığı gün…

Bir Eylül…

Bugünün bir özelliği daha var…

Dünya barış günü…

Savaş karşıtları barış diye yürürlerken savaş yanlıları yeni savaşlara hangi barış sevdalıları göndereceklerinin hesabını yapmaktalar.

En yakınımızda Suriye var…

Bir tarafta devlet, diğer tarafta teröristler…

Teröristler başka ülkelerin silahları ile kendi ülkelerini bölmeye çalışırlarken ölüyorlar…

Ölenler bilemeyecekler ama ölmeyenler bir gün o silahları gönderenlerin daha gelişmiş silahlarla kendi ülkelerini yönettiğini görecekler.

O zaman anlayacaklar…

Ve bir “Bir Eylül Dünya Barış Günü’nde” barış için yürüyecekler…

İnsan akıllı…

Ve savaşmayı da barış günlerini de o istedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31