20 Şubat 2016 Cumartesi 09:55
'Anlaşma İngiltere'nin özel statüsünü kuvvetlendiriyor

AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, İngiltere'nin AB'deki "özel statüsünü" kuvvetlendiren bir anlaşmaya vardıklarını bildirdi.

AB Liderler Zirvesi sona erdi. Ana gündem maddesini İngiltere'nin AB'de kalmak için yapılmasını talep ettiği reformların oluşturduğu zirve, uzun süren müzakerelerin ardından anlaşmayla sonuçlandı.

Zirve sonunda konuşan AB Konseyi Başkanı Tusk, varılan anlaşmanın hem AB'nin değerlerini sarsmadığını hem de İngiltere'nin kaygılarını karşıladığını söyledi. 28 üyenin onayıyla varılan anlaşmanın İngiltere'nin "özel statüsünü" kuvvetlendirdiğini ve yasal bağlayıcılığı olduğunu aktaran Tusk, en ufak detaya kadar görüştüklerini ve liderlerin pazarlık masasından kalkmadığını vurguladı.

Bir olduklarını göstermek için fedakarlık yapmaya hazır olduklarını gösterdiklerini kaydeden Tusk, "İngiltere'nin AB'ye, AB'nin de İngiltere'ye ihtiyacı olduğuna derinden inanıyorum. Bu bağı kırmak tamamen ortak çıkarlarımıza aykırı olur. Şimdi karar verme sırası İngiliz halkında" diye konuştu.

AB Konseyi Başkanı Tusk, konuşmasını İngiltere Başbakanı David Cameron'ın "Brüksel'i sevmiyorum, İngiltere'yi seviyorum" şeklindeki ifadesine atfen "Brüksel'i seviyorum, İngiltere'yi seviyorum" diye noktaladı.

AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker da konuşmasına, "Brüksel'i Avrupa'nın diğer kısımlarından daha çok seviyorum" diyerek başladı.

Juncker, bugün uzun bir yolculuğun sonuna gelindiğini belirterek, "Bu akşam uzlaştığımız anlaşama adil bir anlaşma. İngiltere için, diğer üye ülkeler için ve AB için adil bir anlaşma. Anlaşma, İngiltere'nin tüm kaygılarına cevap veriyor ve aynı zamanda birliğimizin temel prensiplerine saygılı. Tek pazar ve Avro Bölgesi'nin uyumu için bir emniyet. Anlaşma, birliğimizdeki çatlakları derinleştirmiyor, aksine köprüler inşa ediyor. Herkes iyi niyet gösterdi ve herkes esneklik gösterdi" diye konuştu.

ANLAŞMA

Varılan anlaşmaya göre, "emniyet freni" uygulamasıyla, AB ülkelerinden İngiltere'ye gelen göçmenler sosyal yardım sisteminden faydalanmak için 4 yıl bekleyecek. Uygulama 7 yıl geçerli olacak. İngiltere bu sürenin 7+3+3 olmak üzere 13 yıl olmasını istiyordu.

Diğer AB üyesi ülkelerden yeni geleceklerin alacağı çocuk yardımlarından kesinti yapılacak, göçmenlerin alacağı çocuk yardımları kendi ülkelerindeki seviyede olacak. Hali hazırda çocuk yardımı alanların hakları ise 2020 yılında sona erecek.

AB'nin yetkilerini artıracak yeni düzenlemeler, İngiltere için geçerli olmayacak.

İngiltere gibi Avro Bölgesi dışındaki ülkeler, ayrımcılığa maruz kalmayacak. İlgili kuralların ihlal edildiği kanaatine varılırsa, acil koruma sistemini devreye sokulabilecek.

İngiltere'nin AB'deki geleceği 2017 sonuna kadar referanduma sunulacak. Cameron, anlaşmaya varılması durumunda referandumda AB'de kalınması için kampanya yürüteceğini ifade etmişti.

banner22
Son Güncelleme: 20.02.2016 09:56
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5