Taş, tuğla, çimento, su…

Misri, metro, kalıp…

Çivi, çekiç, gusbo…

Kürek, gungri karıştırma makinesi…

Ve işçi…

Ustabaşı…

Embistat…

Başka ne var?

Plan, izinler vs.

Bunları bir araya getir…

Sonra işbaşı yap.

Siz bilir misiniz duvar yapmanın zorluğunu?

Ben bilirim.

Fikret Usta vardı.

Diğer adı Kör Fikret.

Kör değildi ama gözlerini kısarak baktığından vermişlerdi o lakabı.

Baf’ta lakapsız kimse yoktu babamdan başka.

Nedense babama bir lakap uyduramamışlardı.

Ya ciddi bakışlarından ya da çok çalıştığı için göremediklerinden.

Sabahın erken saatinde inşaata giderdim…

Yaz aylarıydı.

Daha ısı yükselmemiş, gecenin hafif serinliği vardı.

Kum yığın orada duruyordu.

Usta daha gelmemiş, iş başlamamış olurdu.

Genelde de uyku gözümden akıyordu.

Serilirdim kumun üstüne.

On beş dakika…

İlaç gibiydi.

Sonra diğer işçiler gelir…

Faaliyet başlardı.

Çimentoyu kumla karıştırıp, su ilave eder karıştırırdık.

Olurdu gungri…

Ve tuğlalar yerlerine serilmeye başlanırdı.

Bir evin inşaatı önce temel, sonra duvarla başlardı.

Duvar olmazsa mekan olmaz.

Duvar yoksa açıktasın, çıplaksın, açsın.

Duvar ile ilk tanışmamız Fikret Usta ile olmadı elbet.

Ondan öncelere gidiyor karşılaşmamız.

Sene 1965 olmalı…

1964’te birçok Türkçe konuşan Kıbrıslı yerlerinden göç etmiş, Mutallo’ya gelmişlerdi.

Çoğunun evi yoktu.

Kimisi gasaphanede üst üste yattı.

Kimisi kiralık bir ev ayarladı.

Hepsi de mağdurdu.

Ve Baf’ın insanı, olmaz böyle, diyerek işe koyuldu.

 Dışarıya muhtaç olmadan ellerindeki, malzemeyi kullandılar.

Toprak, saman, su, emek…

Bir de tahta kalıp ile kürek.

Gafgallanın altındaki gasaphanenin hemen aşağısındaki tarlada kerpiç yapmaya başladılar.

Amaç göç edenlere korunacak mekanlar için duvar yapmak…

Duvar temeldir.

Duvar olmazsa belki de hayat olmaz.

Bakın kalelere.

Koca saraylara.

Ve Lefkoşa’nın ara bölgesine…

Her yer duvar.

Sanki dünyayı duvarlar sarmış.

Avrupa Parlamentosu, Sosyalistler-Demokratlar Grubu Başkanı Gianni Pittella Kıbrıs’taydı…

Temaslarda bulundu…

AB’ye, BM’ye uygun çözüm ile Kıbrıs’taki duvarlar yıkılabilir, dedi…

Unuttum…

Duvar derken hep binalar geldi aklıma, taş geldi, kum geldi.

Ama kafalardaki duvarlar gelmedi…

Burada yıkılacak duvarlar varsa bilinmeli ki…

Önce yıkılacak duvar Kıbrıs halkının birbirine kötü bakışlarındaki kafa içinde yer alan düşünce duvarı.

Sonraki duvar Lefkoşa’nın utanç duvarı…

Yıkacaksanız öncekini yıkın.

Gerisi kolay.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31