Son günlerde ülkenin en çok konuşulan ismi şüphesiz Ejder Aslanbaba’dır. İskele Belediye Başkanlığına aday oldu. Kazanamadı. Daha sonra Demokrat Partiden İskele Milletvekili seçildi. Alışılmışın dışında bir siyasetçi profili çiziyordu. Meclise yeni giren isimlerdendi. Mercedes’i, borçları, söylemleri, fikirleri hatta saçları çok konuşuldu. Demokrat Partiden ayrıldı. Ulusal Birlik Partisine geçti. Çok tartışıldı. Dedik ya ilk zamanlar farklıydı. O farklıydı belki ama siyaset ayniydi. Siyaset kurumu gerçek anlamda bir “Değirmen” eziyor, un ufak ediyor. Ya tutarlı olup takdir edileceksiniz, yada dönemlik olup unutulacaksınız.

Şimdi konu Başbakanlık bünyesinde kurulan Dış Türkler Başkanlığı. Daha tam anlamıyla kurulmadan danışmanlık hizmeti alınan, hatırı sayılır bir maddi kaynak aktarılan, ödeme yapılan, savcılığa, başsavcılığa konu olan ve Sayın Aslanbaba’nın Ulusal Birlik Partisine geçiş şartı olarak bilinen birim. Öncelikle böyle bir birime ihtiyaç var mı? Ki mutlaka vardır. Sayısal olarak ülke dışında, ülke içinden daha fazla Kıbrıslı Türk yaşıyor. Peki, Dışişleri Bakanlığında, Kıbrıslı Türklerin yoğun olarak yaşadığı üçüncü ülkelerde bulunan KKTC temsilciliklerinde, bu görevi yerine getiren birimler yok mu? Eğer yoksa büyük eksiklik. Yada varsa görevini tam olarak yerine getiriyor mu? Sorgulanmalı. Bana göre öncelikli nokta bu. Yani tek soru ile amaç nedir?

Malezya da iki Türk uyuşturucu suçu ile alakalı olarak idamla yargılanıyor. Yetkili olarak kim ilgilendi? Kimse. Üçüncü ülkelerde yaşayan Kıbrıslı Türklerin en büyük sıkıntısı askerlik. Hani ne oldu ilgili yasa? Bekleniyor. Bu tür konulara eğilmek için birim kurulmasına gerek yok herhalde. İnandırıcı olacaksınız. İnsan odaklı her şeye açığız. Ama önce samimiyet ve şeffaflık. Parti içi dengelerin ve verilen sözlerin tutulması daha mı önemli? Aslında buram buram siyaset ve kişiye özellik kokan bu girişim de, esas konu Sayın Ejder Aslanbaba değildir. Olmamalıdır. Esas konu siyasi sistemimizin çarpıklığıdır. Demokrasilerde isimler değil, sistem önemlidir. Bu gün herhangi bir Avrupa ülkesinde, ülke insanlarının birçoğu bırakın bir Müsteşarın, Bakanın, Başbakanın adını dahi bilmez. Çünkü insanların, işi gücü var. Çünkü insanların cebinde hayatını idame ettirecek maddi gücü var. Çünkü insanlar genel olarak kendi işlerini yaparak hayatlarını kazanıyorlar. Çünkü devlet sadece düzeni ve güvenliği sağlayan denetçidir. Hiçbir siyasi parti devlet otoritesinin üstünde değildir. Hiçbir siyasi parti, kömür, makarna, iş, arsa, kredi, vatandaşlık dağıtarak bir iktidar erki kurmaz. Ve bu ülkelerde halk takım tutar gibi siyaset eğiliminde olmaz. Bir yanlışlık karşısında ilk karşı duruşu sergileyen öncelikle o siyasetin içinde olanlardır.

Söylediğim gibi bugün tartışılması gereken Sayın Ejder Aslanbaba’nın kişiselliği değil, bu sistem ve bu sistemin yarattığı ilişkiler ve çarpıklıktır. Bu düzenden her yönetim, her dönemde payını almıştır. Esas yanlışlık bu noktadadır.

Yazımın başlığına gelince. Benim Sayın Ejder Aslanbaba ile kişisel olarak sadece karşılaşma ve küçük sohbetler anlamında bir tanışıklığım var. Fakat şöyle bir olayı da yeri gelmişken anlatmak isterim.

Yıl 2005, aylardan Kasım. KKTC’de dünyaya gelen ikiz bebeklerin gözleri ile ilgili sıkıntılar, sorunlar vardır. Soruna çare olarak gösterilen adres İngiltere’nin Başkenti Londra. KKTC’den temaslarda bulunuldu. İngiltere’de yaşayan Kıbrıslı Türklerle irtibata geçildi. İngiltere’ye gidiş saati, havalimanı, kaç kişi, kimler hepsi bildirildi. Uçak Stansed havaalanına indi. Anlaşıldığı gibi, limanda iki kişi ikiz bebekleri ve anne ile babayı karşıladı. Sevgili Kemal Soyer ve taksici arkadaşı şimdilerde hayatta olmayan Bulut. Aileyi gecenin geç vakitlerinde bir eve yerleştirdiler. Bir hafta süresince ikiz bebeklerin sağlık kontrollerindeki gidiş geliş organizasyonlarından, ailenin öğle ve akşam yemeklerine kadar tüm ihtiyaçları karşılıksız olarak karşılandı. İngiltere’de yaşayan Kıbrıslı Türklerin vatan ve vatanından gelen insanlara olan sevgi ve saygısı açık şekilde gösterildi. Sanırım bu durum biz Kıbrıslı Türklere ait bir güzelliktir.

Kıbrıs’tan iki bebeği ile İngiltere’ye, Londra’ya giden ailenin yerleştirildiği ev bugün UBP İskele Milletvekili ve tartışmalı Dış Türkler Başkanlığının başında bulunan Sayın Ejder Aslanbaba’nın evidir. Bu durum kendisine iletilince, Kıbrıs’ta olmasına rağmen kardeşi sevgili Mustafa Aslanbaba aracılığı ile yardımcı oldu. Ne aile onu tanıdı, ne de o aileyi. Bu yabancı bir ülkede, sağlık gibi önemli bir konuda, çok önemli bir yardımdır.

Konuya dönecek olursam. Demem o ki, insanların kişilikleri yerine bulundukları konum tartışılsın ve yanlışları eleştirilsin. Kişileri değil, sistemi daha düzenli, daha verimli bir noktaya nasıl getirebiliriz? Meselenin özü bu. Bugün tartıştığımız isimlerin yerini yarın başkaları alacaksa, isimler değişirken sistem ve uygulamalar, yöntemler ayni kalacaksa bu hep başladığımız noktaya yeniden dönmektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31