Biz Rumlar ile evliymişiz...

Hatta bu evliliğin devam edip, etmeyeceğine bizler karar verecekmişiz...

Egemen Bağış öyle diyor...

Hatta Egemen bey “bu iki çiftin ebeveyinleri biz, yani garantör ülkelerdir” diyor...

Hani o Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Kıbrıs diye bir devlet yoktur” dediği Kıbrıs Cumhuriyeti’nin garantörlerinden bahsediyor...

Ve Türkiye’yi de bunların arasında gösteriyor...

Egemen Bağış açıklamayı yaptı yapalı insanların kafasına takılan bir soru var...

İki taraftan hangisi kadın, hangisi erkek!..

En azından Egemen Bağış’tan bu konuya da bir açıklık getirmesini istiyorlar...

Aslında bana göre bu konuda bir sıkıntı yok...

Çünkü adada iki taraf var ve Egemen Bey’in açıklamasına göre bu çiftler evliler...

Yani gayet normal bir ilişki durumu...

Benim asıl merak ettiğim konu, ebeveyinlerin durumu...

Yani İngiltere, Yunanistan ve Türkiye’nin...

Bunların içinde biz Kıbrıslı Türklere en yakın olanı Türkiye...

Hatta içimizde Türkiye’ye “anavatan” ve “annemiz” diyenler var...

Bu durumda Türkiye bizim annemiz, Rumların ise kaynanası oluyor...

Yunanistan ise, Rumların babası, bizlerin ise kaynatası durumunda...

Ben Egemen Bağış’ın yaptığı tespitten bu durumu çıkarttım...

Yalnız İngiltere ortada kalmış durumda...

Tabii bir de annemizin sık sık görüştüğü Amerika...

İster, istemez insanın içine şüphe düşüyor...

Bu İngiltere ve Amerika ne ayak diye...

Neden annemiz sürekli bir şekilde bu ikiliyle temas halinde...

Geçmişte okuduğum bir haber geldi birden aklıma...

Bir adam sekreteri ile oğlunu evlendiriyor...

Bir süre sonra torunları dünyaya geliyor ve çok mutlu oluyor...

Ancak günlerden bir gün sekreteri, yani geliniyle sex yaparken basılıyor...

Çok vahim ve üzücü bir durum...

İlginç bir örnek ama üstünde durulmalı bence...

Sonuçta ebeveyinler arasında çarpık bir ilişki düzeyinin olduğu açık...

Sanırım Egemen Bey, “bizim durum belli, aman ha be çocuklar siz evliliğinize sımsıkı sarılınız” demek istiyor...

Hatta “anlaşamayacaksın ne olur ayrılın, evliyken yanlış yollara sapmayınız” diyor...

Sonuçta kendi düştükleri hatalara biz yavrularının düşmesini istemiyor...

Ama tüm bu söylemlerine rağmen hala korkuyor...

“Katır gibi inatçısınız” diyor...

Benzetme tam Egemen vari olmuş, yani yakışmış bizimkine...

Hani bu yakıştırmayı başkası yapsa, “vay öküze vay” diyecektim...

Ama Egemen Bağış’ı kendi haline bıraktığım için ona bu sözü söylemiyorum...

Sonuçta her insanın sevdiği bir hayvan vardır...

Kimisi eşşeği, kimisi atı, kimisi de katırı sever...

Zevk meselesi, insanların tercihlerine karışmak doğru olmaz...

Zaten böyle bir hareket de bize yakışmaz...

Hem Egemen Bağış’ın öyle öksüz ve ilgisiz gibi uzaktan açıklama yapmasına benim gönlüm razı olmuyor...

Mesela AKP’lilerin bu söylemlerini daha rahat yapmalarına yardımcı olmayı kendine bir görev olarak kabul eden Hasan Erçakıca bu duruma el atabilir...

Ve Egemen Bey’in bizlere daha rahat bir ortamda, saatlerce hakaret etmesini sağlayabilir...

Hatta dilerlerse kapı arkasındaki konuşmalarını kaydedip, bizler ile paylaşabilirler...

En azından Erçakıca’da söyleyeceklerini söyleyip, rahatlayabilir...

Evet, benim Mete Tümerkan’a buradan çağrım olsun...

Bu görev senin, ver mikrofonu Erçakıca’nın eline, gitsin Egemen’in evine...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31