Haber bültenlerini izliyorum. Gazeteleri okuyorum. Hep aynı şey. Bunalıyorum.

Her şey bu kadar mı kötü? Bu dünya bu hali almış? Hiç mi iyi şey yok? Neden bu kadar hasretiz iyi haberlere? Kimse görmek istemiyor mu iyi olanı, iyi yapılanı?

Televizyonlarda yapılan konuşmaları dinliyorum, izliyorum. Seçilmişlerin birbirlerine hitap ediş şekilleri, öfkeli vücut dilleri beni şaşırtıyor ki çocuklara ne yapmaz! Onlar seçilmiş elit bir zümre iseler, seçilmemişler bu şiddet dürtüsünden nasibini nasıl almasın ki?

Ana haber bültenlerine bakıyorum. (İlk 7 haber çok önemlidir ana haberde ve ilk 5 sayfa da gazetede.) Türkiye’de yedisi de dehşet dolu. Bizde yedisi de ya ölüm kaza, adli suç, suçlama saldırı şeklinde. Alta konulan fon müziklerinden kare kare seçilen görüntülere kadar, dehşet kol geziyor izleyenin yüreğinde. Kanı donuyor insanın.

Duyguyu pompala, dehşeti onun üzerine kurgula, aynı sahneleri defalarca göstererek birkaç dakikalık hadiselerin saatlerce sürmüş gibi hissedilmesini sağla! Bir de manşet koy görüntünün tepesine. Oldu bitti işte!

Kaçacak yerimiz kalmadı.

Hayat geçiyor, her yer kirleniyor. Kaçacak sığınacak yer bırakmıyorlar, eski saflıklarda. Günü gün eden her şey dönüp o günü berbat ediyor.

Yoruluyorum. Bunalıyorum. Gözlerimi kapatıyorum.

*

Gözlerimin önüne 7. doğum günüm geliyor.

O sabah uyandığımda başucumda annem ve babamın aldıkları hediye duruyordu. Küçük bir pikap (plak çalar). Heyecanımı anımsıyorum. Kutusundan onu hızla çıkarıp hızla salona babamın plâklarına koşuyorum. İlk bulduğum 45’lik plâğı alıp odama koşarak çıkıyorum.

Cızırtılar içinde plâk dönmeye başlıyor. Harika sesi ile sonradan kim olduğunu öğreneceğim Tanju Okan söylüyor…

Öyle sarhoş olsam ki, bir daha ayılmasam, her şey bir rüya olsa, unutarak uyansam.”

*

30 yıl sonra...

Gözlerimi açtığımda, annemin 30 yıl önce sakladığı bir beyaz sayfa buluyorum kucağımda. Annem bırakmış. Otuz yıl önce, sol elimi sayfaya koyup sağ elimle parmaklarımın şeklini çizmişim. Elime bakıyorum. Küçücük. Şimdikinin üçte biri kadar. Ama daha çok ‘temiz şey’ tutabiliyordum o küçücük ellerimle, bugüne nazaran.

Ben razıydım küçücük kalmasına ellerimin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31