Her zorluk aşılması gereken bir yapıdan oluşur. Bu ister insani, isterse de evrensel boyutta olsun; kuramı aynidir. Zorluk ölçüsü kişinin kabiliyet ve yetisine bağlı olarak değişkenlik gösterir. Hayat bir sınav ise yaşanan her olay bir soru ve bunu yaşayan kişi ise bir öğrenci niteliğindedir. Ya sınavı geçersiniz ya da başarısız olup kalırsınız. Ama unutmamak gerekir ki bu sınavın diğer alışagelmiş sınavlardan en önemli farkı tekrarının olmamasıdır. Bunun da bilincinde olarak bize sunulan en küçük fırsatı bile, sunulmuş en iyi ve yek fırsat olarak kabullenip ona göre davranmamız gerekmektedir.

Yazımın da başlığını oluşturan sorulara deyinecek olursam Kuzey Kıbrıs’ımızdaki genel geçer fikir olan “Engellerden dolayı dünyaya açılamıyoruz” cümlesini nacizane yorumlamak istiyorum. Bu düşünceyle yola çıkacak olursak çoğu üniversite mezunumuzun hiç tahsil hayatına başlamaması, çoğu ticaret şirketimizin dizini kırıp evde oturması, çoğu sporcumuzun ise hayallerinden feragat edip karamsarlığa boğulmasını beklemek gerektirir. Kuzey Kıbrıs tarihine isimlerini saymakla bitiremeyeceğimiz, dünya genelinde adından söz ettirmiş bireyler arasında nice Meliz Redif, Nil Burak, Okan Ersan, Colin Kazım, Mehmet Ali Talat ve Rauf Raif Denktaş’lar gelip geçiyor. 

Engel kelimesi düşüncesi ve yetisi kısıtlı olan birey ve toplumlar için geçerli bir duvardır nitekim kendi kendilerine gerek düşündüğünü ifade etmek açısından gerekse ifade ettiği olguyu savunma yetersizliğinden kaynaklı – tanımını benim geliştirdiğim- bireysel sahipsizlik kavramı içerisinde kaybolurlar. Ama bunun tam tersi olan, yani düşüncesi hür ve yetisi gani kişiler ise yukarıda adını andığım ve daha adını anmadığım birçok kendinden emin ve kendi sınırlarının yanısıra ambargolarla çevrelenmiş ülke sınırlarını da aşarak gerek kendi isimlerinden gerekse ülkeninin varlığından tüm dünyayı haberdar etmiştirler.

Sözlerimin sonuna gelirken ben şahsım adına kendi duvarlarımı ve daha da ileriye giderek ülkemin içerisinde bulunduğu siyasi duvarları yıkmak adına tüm gayretimle çabalıyorum. Bunu ülkemizdeki her bir bireyin kendi yetisi dahilinde farkına varıp kendine bir görev olarak edinmesi ve bunu bireysel, ailesel, toplumsal ve genelde ulusal bir vazife sayıp başarıya ve tanınmışlık kavramını bir daha hiç tartışmayacağımız günlere taşımasını bilmelidir. 

Engel ancak hayattan vazgeçmekle açıklanabilir. Yaşamak istiyorsan Sahiplen!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31