Bu kavram, dünya düşün yaşamına, Rusya’nın bir hediyesidir. İlk defa 18.yy sonları ile 19.yy başlarında, Rusya’da kullanılmıştır. “ Belli ki Batı düşününün etkisi altında okumuş kişilerin kafasının aydınlanmış, düşününün rasyonelleşmiş olduğu inancı altında, okumuşluğu olmayan cahil kişilerden, ayrı bir kategori oldukları doğmuştu.” Bu bilincin etkisiyle, İngilizce ve Fransızca’da bulunan bir sözcük, “intelect”ten uyarlanan bir kelime “intelejensiya”, 1.Alexandır zamanında, Rusça’da bu kişileri tanımlamak için kullanılır oldu ve bu türeme sözcük, geri dönüp batı dillerine de girdi.

Berkes’e göre, entelektüel, gelişmiş toplumlara değil, geri kalmış olanlara has bir toplumsal gruptur. İleri toplumlarda, uzman olur. “Anglo Saksonlar’da entelektüel, gereksiz bir egghead’dir”der. Edward Said de Berkes’i onaylar:

“Uzmanlık kültü söylem dünyasında daha önce hiç, şimdi siyasetle ilgilenen entelektüelin bütün dünyayı gözleyip doğru sonuçlar çıkaracağını düşündüğü Amerika Birleşik Devletleri’nde olduğu kadar, egemenlik kurmamıştı.”

Berkes, entelektüel’in bir nevi “içsürgün” yaşadığını tespit eder! Önemli olan, inançlarınızı çıkarlarınızın önüne koymanız değildir, “declassé” de olabilmeniz gereklidir. Entelektüel’i devrimci yapan da budur. Kendi sınıfından kopup, aslında toplumsal tabakalanma açısından aşağı değil de yukarı doğru bakması, yani kendi sınıfına karşı gelmesi! İnançları yüzünden, kendi çıkarına karşı savaşması! Bu bakımdan her entelektüel, yaşadığı yerle bağımlı olmayarak, bir sürgündür!

Bu konuda belki de en ciddi fikir üretmiş olan yazar, Antonio Gramsci’dir

Gramsci, “intelect” kullanmak anlamında, “herkes entelektüeldir ama toplum içinde herkes entelektüel fonksiyonu görmez” der! Entelektüel tanımını ikiye ayırır:

  1. Kendilerini ayrı ve bağımsız bir sınıf sanan, “fil dişi” kulelerinde oturup, hayatın dışında ahkâm kesen Geleneksel Entelektüeller, ki son tahlilde bunlar egemen sınıfların hizmetindedirler.

  2. Günlük hayatta, her gün yaşamın içinde halk kitleleri ile organik bağlar oluşturmuş bulunan Organik Entelektüeller ki onun adını andığı kontra hegomonyayı oluşturacak olan, bunlardır.

Gramsci’nin organik entelektüelleri, “bugün burada, yarın ötede” yaşamazlar. “İçimizden biri” dedirtecek şekilde ve sürekli olarak halkla birlikte yaşarlar, halk ile kendi aralarındaki ilişkileri güçlendirmek için sürekli çalışırlar, ortak, bölüşülebilir çıkarlar yaratırlar. Amaçları, kişisel ilerleme değil, insanlığın daha iyi yaşamasıdır. Gramsci’nin felsefesi, doğrudan doğruya elitist ve otoriter felsefelerin, reddidir.

Geleneksel entelektüeller’e gelince… Gramsci’ye göre bunlar, kendilerini otonom, bağımsız ve dominant bir sosyal grup olarak görürler. Otonom ve bağımsız da “görünürler”! Ama bu bütünüyle kendilerine verdikleri, sanki de tarihsel bir devamlılığı olan bir sosyal grupmuşlar havasından ibarettir. Bu bir mit ve illüzyondan ibarettir. Esas olarak toplum içinde yöneten sınıfın tutucu bağlaşıkları ve yardımcılarıdırlar.

Liberalizm’in 20.yy’daki en önemli düşünürlerinden biri olan Karl R. Popper, şöyle diyor:

“ Entelektüeller hiçbir şey bilmiyor. Mütevazı olmamaları, küstahlıkları, herhalde dünya üzerinde barışın en büyük engelidir. En büyük umut, ukalâ olmakla beraber, bunu göremeyecek kadar aptal olmamalarıdır.”

“Bilim adamlarının ve entelektüellerin ne kadar az şey bildiğimizi anlamalarını sağlamayı, çok isterdim… Hiçbir şey bilmiyoruz-bu birincisi.

Bu yüzden alçakgönüllü olmalıyız-bu ikincisi.

Bilmediğimiz halde bildiğimizi iddia etmemeliyiz- bu da üçüncüsü.”

Gerçeğin yarısını, dindar bir bağnazlıkla savunarak, entelektüel olamazsınız… Çıkarınız inancınızın önünde ise zaten hiçbir halt olamazsınız… “Entel-dantel” diye alaya alındığınızla kalırsınız…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31