20 Temmuz Zaferimizin yıldönümünde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, KKTC Kıbrıs ziyareti öncesinde ve KKTC’de bulunduğu sırada yaptığı açıklamalar başta Yunanistan Dışişleri Bakanı Lambrinidis,Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas ve BM Temsilcisi Downer’i ,Rum ve Yunan basınını hayli rahatsız etmişe benziyor.

Rum Siyasal Partiler de paylarına düşeni almanın telâşı içinde karşı açıklamalar yaptılar.

Seçimden sonra yeni Hükümetini açıklayan ve Güven oyu alan Erdoğan’ın Kıbrıs ve AB konusunda açıkladığı politik tutumu geniş olarak yayınladık.

Bugün Rum,Yunan ve BM cephesindeki yankılara değinmek istiyorum.

Çünkü bugüne kadar hep savunmada kalan Türkiye ve KKTC Cephesi ilk kez atak bir politika izleneceğini ortaya koydu.

İşte bu tutuma karşı öteki cepheden gelen yanıtlar.

Dimitris Hristofyas Başbakan Erdoğan’ın açıklamalarını “tahrik edici ve kınanması gereken açıklama” olarak niteledi.Hristofyas devamla “Başbakan Erdoğan’ın tahrik edici açıklamalarının, Türkiye’nin çizgisi değil; gayri ihtiyari söylenmiş sözler olmasını umduğunu” ifade etti ve Maraş konusunda söylenen sözleri tahrik edici buldu ve şöyle dedi:

“Birleşmiş Milletler ve uluslararası arenadaki diğer birçokları; Sayın Erdoğan yasadışı bir şekilde işgal altındaki bölgeleri ziyaret ettiğinde, tahrik edici değil olumlu nitelikte açıklamalar yapmasını bekliyordu.

Bu tahrik edici bir açıklamadır ve kimse Sayın Erdoğan’ın bunu nereye vardırmaya çalıştığını öngöremiyor.

Aksi takdirde, eğer bu Türkiye’nin resmi çizgisiyse, bu esaslı olarak bazı şeylerin sahte devletin tanınması çabasına sevk edildiği anlamına geliyor.

Başbakan Erdoğan’ın bugüne kadar takındığı tavrı olumlu bulduğunu söyleyen Hristofyas anımnsanacağı gibi Istanbul’da Boğaz’da Başbakan erdoğanla balık yiyerek sorunu çözmeyi önermişti.

Erdoğan buna yanıtı da KKTC’de verdi,reddetmedi ve dörtlü buluşma önerdi.

Bu Eroğlu ve Yunan Başbakanının da dahil olacağı yemekli bir toplantıdır.

Başbakan Erdoğan’ın açıklamalarını tahrik edici olarak niteleyen ve bunlardan ötürü üzüntü duyduğunu ifade eden AKEL’den yapılan yazılı açıklamada, Erdoğan’ın gayet açık bir şekilde Türkiye’nin; “KKTC’nin tanınması ve taksimin sonsuza dek sürmesi, Kıbrıslı Türklerin sözde izolasyonunun kaldırılması ve mevcut sürecin durgunlaşmasına dair taleplerini yüceltmekte olduğunu” ileri sürdü.

AKEL açıklamasında, Avrupa Birliği’nin, fakat özellikle BM’nin; Türkiye’nin tavrını not etmesi ve uzlaşmaz tavrının ortadan kaldırılması için; çabalarını yoğunlaştırmaları gerektiği görüşünü dile getirdi.

Rum Ana Muhalefet DİSİ partisi de açıklamasında, Erdoğan’ın açıklamalarını “tahrik edici ve kabul edilemez” olarak niteledi ve Erdoğan’ın “Güzelyurt veya işgal altındaki toprakların herhangi bir bölümünün iade edilmeyeceği; kolonizasyonun devamı, tüm Türk askeri birliklerinin adada kalması aynı zamanda iki eşit devlet çözümüne” ilişkin açıklamalarının, müzakereler sürecini dinamitlediğini ve Kıbrıs halkının duygularıyla oynadığını öne sürdü.

DİKO yaptığı açıklamada, Başbakan Erdoğan’ın “yaptığı açıklamalarla birlikte savurduğu tehditlerin; milli anlamda birlik olunması gereğine yön verdiğini” ifade etti.

DİKO, Erdoğan’ın; Barış Harekâtının 37’inci yıl dönümü arifesinde ve Kuzey Kıbrıs’ı ziyaret etmeye hazırlandığı bir sırada; “Ankara’nın tahrik edici ve uzlaşmaz görüşlerini aynı zamanda Türklerin Kıbrıs sorunundaki hedeflerini aşikâr bir şekilde ortaya koyduğunu” savundu.

Rum basınına göre,”BM Temsilcisi Aleksander Downer,Başbakan Erdoğan’ın açıklamalarına sinirlendi”. Erdoğan’ın Kuzey Kıbrıs’a gelişinden hemen önce Kıbrıs sorunuyla ilgili olarak yapmış olduğu açıklamaların BM tarafından da tamamen olumsuz olarak nitelendirildiklerini öne sürdü.

Downer’in “Erdoğan’ın açıklamalarının tamamen verimsiz olduğuyla hem fikir olduğunun göründüğünü ve şayet Kıbrıs Türk tarafının yoğunlaştırılmış müzakerelere Türkiye Başbakanının tarif ettiği çerçeveyle gelmesi halinde, ilerleme yaşanması olasılığı bulunmadığını” söylediği iddia edildi.

Rum basınının yansıttığına göre liderler görüşmesinin sonuna doğru Downer, Hristofyas’a yaklaştı ve kendisine BM’nin bu durumundan hoşnut olmadığını ilan edebileceğini söyledi.

Hristofyas’ın görüşmenin ardından yaptığı açıklamada “BM’nin Sayın Erdoğan’ın açıklamalarından memnun olmadığını hissediyorum” dediği yayınlandı.

Öte yandan Yunanistan Dışişleri Bakanı Stavros Lambrinidis ise kendisine göre Türk “işgalinin” yıldönümü ve Başbakan Erdoğan’ın söylemleriyle ilgili açıklamada bulundu.

Lambrinidis “Kıbrıs sorununun Yunanistan dış politikasının en üst önceliğini teşkil ettiğini ve yasadışı Türk işgalinin(?) sona ermesinin Türk-Yunan meselelerinin tam anlamıyla normalleşmesi için ön koşul teşkil ettiğini” söyledi.

Hristofyas’ın Kıbrıs sorununun çözümü amacıyla gerçekleştirdiği çaba ve girişimleri desteklediğini dile getiren Lambrinidis, Rum halkının, Kıbrıs’ın yeniden birleşmesi için gösterdiği haklı mücadelede Yunanistan’ın daima yanında olacağını bilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.Erdoğan’ın açıklamalarıyla ilgili olarak ise “Bu açıklamaların bir kez daha Kıbrıs sorununun özünün, istila ve devam eden işgal olduğunu gösterdiğini” savundu.

Lambrinidis, “Kıbrıs sorununun karşılıklı kabul edilebilir çözüm için gereken siyasi iradeyi göstermek yerine, Türkiye’nin boş yere; kendi görüşlerini AB’ye dikte ettirmeye çalıştığını” ekledi.

Rum ve Yunan cephesindeki tablo bu.Anlaşılan o ki Başbakan Erdoğan ortamı tetikledi.

Bana göre de iyi yaptı

***

Halen Türkiye’de tedavi görmekte olan Milli Liderimiz R.R.Denktaş,Başbakan Erdoğan’ın açıklamalarını değerlendirdi ve “Geçmişte de farklı görüşler ortaya kondu.

Söylenenle uygulama farklı olunca Avrupalılar olaya yumuşak yaklaştılar.

Bu sefer de Ankara’nın ciddiyetini ölçmeye çaba harcayacaklardır.

Temenni ederim ki söylenen yapılana uygun düşsün”dedi.

Buna yorum eklemeye gerek yok.20 Temmuz yine heyecanla dopdolu geçti.

Şimdi sonuca bakacağız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31