Cumhurbaşkanlığı Temsilcisi Kudret Özersay’ın açıklamaları gündemi ilginç noktalara sürüklüyor.

Sadece Kıbrıs konusu ile ilgili değil, farklı siyasi konulara ilişkin de cesur çıkışları var, Özersay’ın.

Bunlara son örnek de petrol dolum tesisinin Eski Erenköy’e yapılması önerisi.

Öncelikle bu tesisin yapılmasına olan toplumsal tepkinin farkında olduğuna işaret ediyor Özersay ancak sadece tepki vermek yerine alternatif yaratmanın gerektiğini vurguluyor.

Burada sorulması gereken ilk soru, neden alternatif yaratmanın gerekliliğidir.

Bu projenin ekonomik getirisi olacağına ilişkin savlara artık çocuklar bile gülüyor. Projeyi yürütecek firmanın güvenirliği ve sermayesi açısından güven teşkil etmediği de ortada.

“Bu konuda hiçbir tecrübesi olmayan, referans gösterilemeyen, sadece 100 bin dolarlık bir sermayeye sahip şirket, 300 milyon dolarlık yatırıma hazırlanıyor. Bunu benim aklım almıyor” sözleri, eski siyasetçilerden, ÇEKOVA Başkanı Kenan Atakol’a ait.

Petrol dolum tesislerinin özel düzenlemelere rağmen dünyada yarattığı felaketler akıllarda.

Buna rağmen ekonomik getirisi nedeniyle hala faaliyet gösterebiliyor. Ama doğrudan gelir elde edilmeyecek, vergi bile alınmayacak bu yatırımın yaratacağı felaketi görmezden gelme ya da riske girme gibi bir şansı yok, Kuzey Kıbrıs’ın.

Ve ne olursa olsun bu tesisin hiçbir yere yapılmaması için herkesin kendini siper etmesi gerekiyor.

Ancak Özel Temsilci Özersay, belli ki bu tesisin muhakkak yapılması gerekliliği konusunda bir sebepten ikna olmuş ve alternatif yerler arıyor. Ortaya attığı alternatif ise, oldukça ilginç.

Askeri bölge olan Eski Erenköy.

Bu önerinin sebebini açıklarken Özersay, genel yerleşim yerlerinden uzakta ve atıl durumda olmasını gerekçe gösteriyor.

Doğru! Orada Kıbrıslı Türkler yaşamıyor.

Ama on binlerce kişilik yerleşim bölgelerinde yaşayan Kıbrıslı Rumlar var, mesela.

Sanırım Sayın Özersay, amacını aşan şekilde Kıbrıslı Rumları “insandan” saymamış!

Bölge askeri bir bölge. Eski Erenköy yerlileri aslında bırakılsa köylerine geri dönecekler ama bugüne kadar bölgenin sivilleştirilmesi bir tabu olarak değerlendirildi.

Şimdi petrol dolum tesisi için sivilleştirilmesi öneriliyor.

Keşke bu cesareti daha insani bir temelde gösterebilseydi, Sayın Özersay.

Talihsizlik, Sayın Özersay’ın iki toplumu federasyon temelinde bir çözüme ulaştırmak için çalışıyor olması. Söylediklerinin anlamı, yazık ki, görevi ile bağdaşmıyor.

Keşke yeniden can bulması için geçmiş sakinlerini kucaklaması için sivilleştirilmesini önerebilseydi.

Tabii ki bunların ötesinde Kıbrıs Rum tarafının bu öneriye çok da sıcak bakmayacağı tahmin edilebilir. Yeşilırmak Kapısı’nın açılması sürecinde iki tarafın yaptığı anlaşma gereğince, karadan ulaşım ve askeri olmayan ihtiyaçların taşınması için özel bir anlaşma yapılmıştı.

Yine bu anlaşma uyarınca bölgedeki askeri birliğin elektriği de Rum tarafından karşılanıyor.

Birlikteliklerin geliştirilerek çözüme destek olunması gerekirken, bölgenin petrol dolum tesisi için kullanılabileceğini söylemek tam anlamıyla tahrikar bir tavırdır.

Sadece petrol dolum tesisi değil, KKTC toprağı olduğu vurgulanan bölgenin ekonomik kalkınması için çaba harcanması gerekliliği de vurgulanıyor.

Belli ki, Cumhurbaşkanlığı ekibi, diri diri çözümü çoktan mezara koymuş, üstüne helvasını dişlemekle meşgul.

Zira önce Türk yönetimi altında Maraş’ın açılmasından dem vurulurken ve bu iddialar yalanmazken, şimdi de Erenköy’ün kalkınmasından bahsediliyor.

Erenköy kalkındırılmalı… Geliştirilmeli...

Ama bu ayrılıkçılıkla değil, iki toplumun birleşmesi hedefiyle insani temelde yapılmalı!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31